Sınıfta cevabı bildiği hâlde elini kaldırmayan öğrenciler vardır.
Yanlış söylemekten, kelimeyi hatalı telaffuz etmekten, arkadaşlarının gülmesinden çekinirler. Bazen de cevabı içlerinden verir, başkasının söylemesini beklerler.
Öğrencilerime her zaman bol bol hata yapmalarını tavsiye ederim. Çünkü hata yapmadan öğrenmek mümkün değildir.
★★★
Ben de çocukken çekingen bir öğrenciydim.
Cevabı bilsem bile elimi kaldırmadan önce uzun uzun düşünürdüm. “Ya yanlışsa?” diye kendimi sorgularken çoğu zaman başka biri cevap verirdi.
Doğru düşündüğümü duyunca sevinir, söylemeye cesaret edemediğim için de kendime kızardım.
★★★
Hayatta da çoğu zaman o sırada sessizce oturan öğrenci gibi davranıyoruz. Aklımızda bir düşünce, içimizde bir istek var. Ama harekete geçmeden önce sonucun iyi olacağından emin olmak istiyoruz.
Oysa çekinmek veya geri durmak, öğrenmenin önüne engel koymaktır. Denemek, hatalardan ders almak ise insana tecrübe kazandırır.
Hayatın kendisi de böyle değil mi zaten? Tecrübe dediğimiz şey, yaptığımız hatalardan oluşmuyor mu?
★★★
Elbette her isteğimizin düşünmeden yapamayız. Kararlarımızın sonuçlarını, sorumluluklarımızı hesaba katmak zorundayız.
Ancak bütün ihtimalleri hesaplasak bile hayat bize garanti vermez.
Başvurduğumuz işe alınmayabiliriz. Başladığımız kursu sevmeyebiliriz. Kurduğumuz ilişki bitebilir.
Bunlar canımızı sıkabilir, bizi üzebilir. Yine de ne istediğimizi, neyi yapabildiğimizi ve neye katlanamadığımızı biraz daha iyi öğreniriz.
Yeter ki aynı yanlışı sürdürmekte ısrar etmeyelim.
Gerektiğinde kararımızı değiştirelim, başka bir yol deneyelim. Bir zamanlar hata yapmış olmak, o yükü ömür boyunca taşımamız gerektiği anlamına gelmez.
★★★
Genellikle hayallerimize giden yolda yanlış kararlar vermekten korkarız.
Asıl korku, sonradan pişman olmaktır. Oysa insan hayatta en çok geç kaldıklarına, kaçırdığı fırsatlara veya yaşayamadıklarına üzülür.
Beklerken şartların düzelmesini, korkumuzun geçmesini, birinin gelip bizi cesaretlendirmesini umarız. O sırada zaman geçer. Ertelediğimiz şeyler de yavaş yavaş hayatımızdan çıkar gider.
★★★
İnsan geriye baktığında söylediği bir söze de verdiği bir karara da pişman olabilir. Ama hiç denemediği bir şeyin nasıl sonuçlanacağını öğrenme fırsatı da olmayabilir.
Aklımda güzel bir söz kalmış: “Hayatta en büyük pişmanlığım, hata yapmaktan korktuğum için denemediğim şeylerdir.”
Gerçekten de öyle, yapılan hatalardan ziyade asıl pişmanlık, cesaret edemediklerimizdir.
Oysa attığımız her adım hayatımızın değişik kapılarını açıp bu kısa yolculuğa renk katar. Kim sıkıcı bir filmi sonuna kadar seyretmek ister ki?
Sonunda beklediğimiz olmasa da sonu hüsran da olsa bir şeyleri yaşamış olmak önemlidir.
Yani aslında hayatımıza anlam katan, başkalarının yaşadıklarını seyretmek yerine hatalarımızla, sevaplarımızla kendi hikâyemizde başrolü oynamamızdır.