Yine arabam çekildi! 2750 TL çekme ve otopark parası ödedim.

İşe gitmek için metroya binecektim. Metro otoparkı da İSPARK da doluydu. İşe yetişmem gerekiyordu. Arabamı metroya yakın, trafiği aksatmayan, hiçbir giriş çıkışı kapatmayan, kimseye engel olmayan bir yere bıraktım.

Daha önce de defalarca aynı yere park etmiştim. Her gün önünden geçiyorum. Orası hep arabalarla dolu. Araçların çekildiğini de görmüyorum.

Ama bu kez benim arabam çekildi. Üstelik sonrasında aynı yer yine araçlarla doluydu.

Şimdi ben ne anlamalıyım? Oraya park etmek yasaksa neden her gün araçlar duruyor? Bir gün uygulanan, ertesi gün uygulanmayan bir kuralın mantığını vatandaş nasıl anlayacak?

Allah’tan artık SMS gönderiyorlar da insan “Arabam acaba çalındı mı?” diye endişelenmiyor. Eskiden arabam çekildiğinde mesaj gelmezdi. Bıraktığınız yere dönüp arabanızı göremeyince önce bir paniğe kapılırdınız. Şimdi en azından çekildiğini öğreniyoruz. Bu iyi bir uygulama. Hakkını teslim edelim.

★★★

İstanbul’da insanlara toplu taşıma kullanmaları söyleniyor. Güzel. Ben de arabamı bırakıp metroya binmek istiyorum.

Peki arabamı nereye bırakacağım?

Metroya ulaşmak için arabaya ihtiyaç duyan insanlar var. Otoparklar dolunca ne yapacaklar? İşe geç mi kalacaklar? Yoksa metrodan vazgeçip arabayla mı devam edecekler?

Toplu taşımaya yönlendirmek, yalnızca “Metroya binin” demekle olmuyor. İnsanların araçlarını nereye bırakacağını da düşünmek gerekiyor.

Otopark ihtiyacını karşılamayıp bütün sorumluluğu sürücüye yüklemek kolay. Çekici geliyor, arabayı götürüyor. Sonra vatandaş işini gücünü bırakıp aracının peşine düşüyor. Zaman kaybediyor, para ödüyor, sinirleri bozuluyor.

Otopark sorunu ise olduğu yerde duruyor.

★★★

Bir de gerçekten müdahale bekleyen yerler var.

Boğaz’da, özellikle Baltalimanı ile Bebek arasında, park edilen araçlar yüzünden yürümek bile zorlaşıyor. Yayalar arabaların arasından geçmeye çalışıyor.

Etiler’de bir okulun otopark kapısına da araç bırakıyorlar. İçerideki çıkamıyor, dışarıdaki giremiyor. Defalarca şikâyet edildi. Bir kez olsun o araçların çekildiğini görmedim. Sahiplerini bulmak, arabalarını kaldırmalarını istemek, onlarla tartışmak okul görevlilerine kaldı.

★★★

Elbette herkes istediği yere park etsin demiyorum. Kaldırımlar, giriş çıkışlar, yaya geçitleri açık kalmalı. Trafiği aksatan, insanların geçişini engelleyen araçlara müdahale edilmeli.

Ama denetimin de bir tutarlılığı olmalı.

Aynı yerde her gün araç gören insan, oraya park edilebildiğini düşünüyor. Başka yerlerde şikâyetlere rağmen hiçbir şey yapılmadığını görünce de uygulamanın adaletini sorguluyor.

Ben toplu taşımayı tercih ettim. Ne de güzel tasarruf ettim! Trafikten bir araç eksiltmeye çalışırken hesabı böyle kapattık.

İnsanlardan doğru olanı yapmaları bekleniyor ama maalesef bunun için gereken koşullar sağlanmıyor. Vatandaş da başına geleceklerin biraz da şansa bağlı olduğunu düşünüyor.

Sadece ceza kesmenin çözüm olmadığı ortada. Kurallara uymak için uygun koşullar, uygulamaya güvenmek için de eşit muamele lazım.

Bunlar olmayınca geriye biraz öfke, biraz masraf ve aynı sorunlar kalıyor.