FON faciası, dolandırılan yarım milyon küçük yatırımcı, “Bu sefil hayata mecbur değiliz” diyen emeklilerin isyanı, kafasına bir kurşun sıkarak intihar eden emekli polis memuru derken, hukuk adına çok önemli bir dava unutuldu gibi...
Malûm, Silivri Cezaevi’nde yatan Ekrem İmamoğlu’nun çeşitli davalardan 2 bin 450 yıla kadar hapsi isteniyor.
Bu davalardan biri bitti ve İmamoğlu, Tuzla’nın eski Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya hakaretten 2 yıl 1 ay hapse ve siyaset yasağına mahkûm edildi. İmamoğlu, Tuzla’daki bir toplantıda ekonomiyi eleştirmek için “Cebimizdeki paraları aldınız, yüzde 50’sini çaldınız” demişti. Bu sözler Şadi Yazıcı’ya söylenmiş gibi yargılandı. İlk mahkeme beraat kararı verdi.
Üst mahkeme kararı bozdu, hâkim değiştirildi, yeniden yargılandı. İkinci mahkeme de beraat kararı verdi. Karar yine bozuldu, hâkim tekrar değiştirildi.
Nihayet başka bir hâkimle 3’üncü defa yargılamada 2 yıl 1 ay hapse ve siyaset yasağına mahkûm edildi...
Muhalefet “Mahkûm edilinceye kadar yargılama olur mu? Bu nasıl adalet? İnsan haklarına aykırı” diyor.
Davanın daha İstinaf ve Yargıtay safhaları var.