İktidar bir çok büyük şehirde, ilde ve ilçede belediye başkanlarını devşirdi. 

Devşiremediklerinin içeri atılmasını sağladı. 

Amaçlarına, hep gizli faaliyetlerle ulaştılar. 

Hiçbirinde Üsküdar’daki kadar “meydan savaşı” vermediler. 

Fakat Üsküdar’da balığı resmen kavağa çıkardılar! Olmazı oldurdular...

***

Sinem Dedetaş tutuklanıp içeri atılınca... 

Belediye Meclisi’nde başkan seçimi yaptılar... 

Seçimi itirazlara rağmen CHP’li aday kazandı... 

Sonra mahkemeye gidip seçimi iptal ettirdiler. 

CHP’li üç üyeyi gözaltına aldırıp, dört üyeyi transfer ettiler. 

Ve ne büyük tesadüftür ki mahkeme, yeni seçim tarihini bugün olarak belirledi. 

Bu seçim önümüzdeki Pazartesi günü yapılsaydı belki gözaltına alınan üç meclis üyesi serbest kalacak ve oy kullanacaktı. 

Seçimi de yine CHP adayı kazanacaktı. 

Ama şimdi AKP-MHP ittifakı bir kişi öne geçti.

***

Bunun adı demokrasi falan değil...

Palavraksi... Yalanraksi... Dolanraksi...

Her şey diyebilirsiniz... Ama hala demokrasi diyorsanız ya AKP’lisiniz ya da Türkiye’de yaşamıyorsunuz. 

Peki; biz bu “palavraksi” için ne bedel ödüyoruz? 

Bedeli ölçülemeyen eziyetleri, iftiraları, tutuklamaları, kumpasları bir kenara bırakıyorum.

***

YSK, 2024’teki Mahalli İdareler Genel Seçimi için tam 2 milyar 459 milyon 577 bin 188 lira harcadı.

Bu rakamın içinde seçim görevlilerine yapılan ödemeler, seçim malzemeleri, ilçe seçim kurullarının giderleri ve diğer seçim harcamaları bulunuyor. 

Peki; şimdi iktidar ne yapıyor? 

Halkın oylarını yok sayıyor... 

Böylece seçimler için harcanan para, havaya savrulmuş oluyor. 

İyi de biz neden her 5 yılda bir kez yerel, bir kez de genel yöneticilerimizi seçmek için bu kadar para harcıyoruz! 

Yanıt acı ama gerçek: Kandırılmak için... Birilerinin “cebri” yönetimini meşrulaştırmak için... 

Gerisi büyük bir yalan!

Yeni anayasa olmaz!

Adalet Bakanı çıkmış diyor ki, “Yeni bir anayasa yapacağız...”

Oysa ilkokul çocukları bile biliyor: 

Bu ülkede yasal yollardan her şeyi yaparsınız ama yeni anayasa yapamazsınız! 

Sadece şimdiye kadar yaptığınız gibi anayasanın bazı maddelerini değiştirirsiniz. 

Ama ilk dört maddeyi ortadan kaldıramazsınız! 

Öyle olunca da yaptığınız anayasa “yeni” olmaz... 

Yenisi yapmak için “eskisini” buruşturup atmak gerekir. 

Bu da çok ciddi bir suçtur... 

***

Adalet Bakanı’nı bir kez daha açıklamaya davet ediyorum. 

Yeni anayasa derken dili mi sürçtü? 

Yoksa şimdikini yok etmeyi mi kastetti?

Şaka gibi ceza!

Komedyen Deniz Göktaş’ın 11 yıl iki aya kadar hapsi istendi... 

Ne yaptı Deniz? 

Halkın parasını cebellezi edip Almanya’ya mı kaçırdı? 

Hayır... 

Şaka yaptı. İnsanları güldürdü. Kendisi başta olmak üzere herkesin mizahını yaptı.

***

Bir ülkede düşünmek, konuşmak suç haline geldiyse... 

O ülkede kutsanan “beyin” değil, “kaba kuvvet” olur. 

İşte, o zaman, vay o ülkenin haline!


GÜNÜN SORUSU?

Ankara Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Melih Gökçek, dün “şüpheli” olarak savcı karşısına çıktı. Kendisi hakkında “Ankara’yı parsel parsel sattı” diyen Meclis eski Başkanı Bülent Arınç da çağrılması halinde koşa koşa gidip tanıklık yapacağını söyledi. 

Sorum ortaya: 

Melih Gökçek tutuklansa ve “itirafçı” olsa, bu en çok kimi rahatsız eder?