Hayatta bazı soruların cevabı çok kolaymış gibi gelir. İyi nedir, kötü nedir, doğru olan hangisidir, yanlış olan nedir...

Son zamanlarda benim de kafamı böyle bazı sorular kurcalıyor.

★★★

Bir yakınımı ya da arkadaşlarımdan birini üzen, onu kıran bir kişiye karşı ben de tavır almalı mıyım?

İlk bakışta biraz saçma ve çocukça geliyor, değil mi?

Arkadaşının küstüğüne senin de küsmen, onunla kurduğun ittifakın ve arkadaşına duyduğun sadakatin bir gereği midir? Yoksa ilkellik mi?

Bu onu koruyup kollamak mıdır, yoksa başkasının kavgasını üstlenmek mi?

Konu her ne olursa olsun elbette ailemin ve dostlarımın yanında durmak isterim. Ama yanında durmak, onların kızdığı herkese benim de aynı şekilde kızmam gerektiği anlamına mı geliyor?

Bir arkadaşım başka bir arkadaşımla tartıştı diye taraf tutmak bana anlamsız geliyor. Ama sevdiğim birine büyük bir haksızlık yapılmışsa hiçbir şey olmamış gibi davranmak da içime sinmiyor.

Çünkü bazen tarafsız kalmak, farkında olmadan haksızlık yapanın yanında durmak gibi de görünebiliyor.

Bilmiyorum, karar veremedim.

★★★

Peki affetmek...

Bize affetmenin önemli bir erdem olduğunu öğrettiler. Ben de bugüne kadar hep affedici bir insan oldum. Çok kazıklar yedim ama çoğunu affettim.

Peki ne kazandın derseniz... Doğrusu bugüne kadar pek bir faydasını görmedim. Sadece affettiklerimin içi rahatlamış oldu herhalde.

Üstelik insan sürekli affedince karşısındaki de bundan ders çıkarmıyor. Tam tersine, daha da küstahlaşabiliyor.

Bence yapılan iyilikler ne kadar karşılığını hak ediyorsa yapılan yanlışlar da o kadar bedeli hak ediyor.

★★★

Mesela doğru bildiğini söylemek her zaman doğru mudur? Bu seni dürüst mü kılar, yoksa acımasız ve patavatsız biri mi yapar?

Her düşündüğümüzü söylemek dürüstlük müdür zaten?

Peki karşındakini kırmamak için söylenmeyen sözler seni ikiyüzlü mü yapar?

Şimdiye kadar hayatımda tanıdığım birine “Seni hiç sevmiyorum”, “Sen şöylesin, böylesin” demedim. Ya da “Kızım, o adam sana bakmaz” diyemedim.

Öyle düşünsem bile...

Demeli miydim acaba?

Dürüstlük, aklımızdan geçen her şeyi söylemek midir? Bir bakıma evet, ama her zaman değil. Doğruyu söylemek kadar, o doğrunun gerekli olup olmadığını ve nasıl söyleneceğini bilmek çok daha önemlidir.

★★★

Doğru ile yanlışın arasında kocaman bir gri alan var ve insanı en çok yoran da orası. Galiba hayatın en zor tarafı da bu.

Bu hafta da böyle... Kafamda çılgın sorular...