SLAVİA skandalı, derbi yenilgisi, Göztepe mağlubiyeti, teknik ekip değişikliği, tribünlerdeki istifa tezahüratları ve takım ile taraftar arasındaki bağların kopma noktasına gelmesi... Fenerbahçe, psikolojik anlamda öyle bir yerdeydi ki; ilk ağır darbede tamiri mümkün olmayan yıkımlar yaşanabilirdi. Büyük takımlar, böyle dönemlerde büyük refleksler verirler. Fenerbahçe de dün onu yaptı. Fenerbahçe’nin bu galibiyete çok ama çok ihtiyacı vardı.
✶✶✶
RAKIP, İngiliz devi Liverpool. Dirk Kuyt, “Bir planım var” demişti maç öncesi. Ve o plan tıkır tıkır işledi. Orta sahayı üçleyen Kuyt, öncelikle Liverpool’u durdurmayı düşünmüştü. İlk dakikalarda sadece rakibi karşılamaya odaklanan sarı-lacivertliler, golü yiyince kendine geldi. Artık sahada kaybedecek hiçbir şeyi olmayan 11 Fenerbahçe futbolcusu vardı. Greenwood’un frikik golü hem takıma hem de tribünlere inanç getirdi: Bu maçı alacağız...
✶✶✶
İNGİLİZ ekibiyle başa baş mücadele etti Fenerbahçe. Sahanın hiçbir noktasında geri adım atmadı. Taktik disiplinden bir an olsun sapmadı. İraola’nın 66. dakikada yaptığı değişiklikler 3 dakika sonra meyvesini verdi. Geriye düşse de yine pes etmedi sarı-lacivertliler. Bu kez gecenin adamı Archie Brown sahnedeydi. Beraberlik golünden 6 dakika sonra Brown’ın ortasında Muriqi’in ağlara giden kafa vuruşu, yağmurlu bir İstanbul akşamında Fenerbahçe üzerindeki karabulutların dağıldığının habercisiydi belki de...