Mustafa Sarıgül hakkındaki yolsuzluk iddiaları, 20 yılı aşkın bir süredir konuşulur, durur.

Nedense iktidardakilerin aklına bugüne kadar bir kere bile, “Yahu şu iddiaların aslı astarı nedir, bir bakalım” demek gelmedi.

Kimse Levent’e, Mecidiyeköy’e, Şişli’ye dikilen gökdelenler için ne kadar rüşvet verildiğini...

Sarıgül’ün ve çocuklarının birdenbire Türkiye’nin en zengin isimleri arasında nasıl girdiğini sorgulamadı.

★★★

Ne zaman ki AKP’lilerin başrolde olduğu “fon skandalı” patlak verdi; işte o zaman iktidarın aklına Mustafa Sarıgül’ü “bulaşık süngeri” olarak kullanma fikri geldi.

Çocukları ve eski eşi Aylin Kotil, kara para akladıkları gerekçesiyle tutuklandı.

Fon skandalını örtbas etmeye çalışan yandaş gazetelerde ise hep Mustafa Bey var.

Korumasına ne yapmış, belediye çalışanlarını nasıl taciz etmiş; koca koca gazeteciler sanki o taciz anında oradaymış gibi en ince detayı bile anlatıyor.

★★★

Peki; Mustafa Bey ne yaptı bu suçlamalardan sonra?

YENİ Parti’den istifa etti.

Peki; ya milletvekilliği?

Onu bir türlü bırakamıyor!

Madem o bırakamıyor; Meclis Genel Kurulu hemen bu hafta dokunulmazlığını kaldırmalı ve yargılanmasını sağlamalı.

YENİ Parti başta olmak üzere bütün partiler de dokunulmazlığın kaldırılmasına “Evet” oyu vermeli.

★★★

Ama; bir şartla...

Önce AKP Genel Başkan’ının önünde olduğu söylenen 70 kişilik “fon sahtekarları” listesi açıklanmalı!

Eğer böyle bir liste yoksa çıkıp, “Ne saçmalıyorsunuz? Böyle bir liste yok” denilmeli...

Hem bunu yapmayacaksınız, hem de bulaşık süngeri olarak Sarıgül’ü kullanacaksanız.

Yemezler efendim...

Endamı yetermiş!

Kıraç’ı ilk kez 1999 kışında Düzce’deki deprem bölgesinde dinledim.

Hüznün hakim olduğu küçücük çadırımızda geceleri dinlenmeye çalışırken, muhabir kardeşim İbrahim Acar’ın teybinden yükselen isyan dolu sese hayran oldum.

Ama o, bir süre sonra iktidarla yakınlaşmayı tercih etti.

Abdullah Gül’ün kızı Kübra’nın 2007’deki düğünü için sipariş üzerine beste yaptı.

Sonraki yıllarda bu izi silmek için çok uğraştı ama... Olmadı!

Şimdi de Saray’da sahneye çıkmış...

En muhteşem bestesi olan “Endamın Yeter”i, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gözlerinin içine bakarak söylemiş...

★★★

Önümüzdeki seçimlerde Meclis’e girerse, eski Atatürkçü Teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin yanında oturmalı...

Yakışır!

Aliyev’in kararı...

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, dönem başkanı olduğu halde Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nin Ankara’daki toplantısına katılmadı.

Bunun nedeni belli:

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın, Azerbaycan’daki öğrencilerin okullara başörtüyle girmemeleri konusundaki karara gösterdiği tepki.

Azeriler bunu içişlerine müdahale olarak gördü.

Gerçi Erdoğan, Oktay Saral’ı görevden aldı ama anlaşılan Aliyev bunu yeterli bulmadı.

★★★

Peki gerçek neden bu mu?

Hiç sanmıyorum...

Laiklik yanlılarının desteklediği Aliyev, Erdoğan’ın Türkiye’de güç kaybettiğini gördü ve ilişkileri bekleme moduna aldı.

Önümüzdeki seçimlere kadar da bu soğukluğun giderileceğini sanmıyorum.

GÜNÜN SORUSU

En az 10 milyon yaşında olduğu belirlenen bir Peri Bacası bile AKP’nin iktidarında çöktü, üç kişi öldü... Sorum ortaya:

Yıkılacak başka ne kaldı?