Okan Buruk, Lille maçı öncesinde Galatasaray’ın en büyük sorununun savunma olduğunu söylemişti. Sahada da bunu gördük. Yunus’un 2. dakikadaki golüyle öne geçen Aslan, Sallai’nin inanılmaz hatasıyla rakibini maça ortak etti. Üstelik pozisyon bile vermeden! Yenilen golün ardından bocalayan sarı-kırmızılılarda Sallai ve Sara’nın kötü oyununa Osimhen’in bencilliği ve etkisizliği eklenince devreye 2-2 ile gidildi. 

***

İkinci yarıda ise bambaşka bir Galatasaray vardı. Torreira’nın kafasında Bentaleb’den sekip topun ağlara gitmesiyle gelen öz güven, maçın yıldızı Batrakov’un resitaliyle birleşti. Lille’e adeta top göstermeyen Aslan, farkı artırabilirdi. Deplasmanda nasıl oynanması gerekiyorsa öyle oynadı. Sporting karşısındaki iyi futbolun karşılığını alamayan Galatasaray, bu kez üç puanı bırakmadı. 

***

Bu galibiyetin değeri yalnızca Şampiyonlar Ligi’ndeki ilk zafer olması değil. Eleştirilerin arttığı dönemde takımın böyle bir öz güven tazelemeye ihtiyacı vardı. Üstelik derbi öncesi moral kazanıldı. 

***

Lille deplasmanı, üç puanın garanti görülmediği bir sınavdı. Buradan gelen zafer, ilk 24 hesabında önemli avantaj sağladı. İçeride Stuttgart, Aston Villa ve Feyenoord maçları var. İlk iki maçtan dört puan çıkarıp Feyenoord’u da yenmek neden mümkün olmasın? Galatasaray, Avrupa’da yeni bir sayfa açabilir.