Muhalefet hep konuşuyordu ama... Önümüzdeki seçim tarihi, nihayet iktidar mensupları tarafından da konuşulmaya başlandı.
Son olarak Cumhurbaşkanlığı Hukuk Kurulu Başkanı Mehmet Uçum, seçimlerin 16 Nisan 2028’de yapılacağını söyledi.
Sonra bir bilgi daha verdi:
“Recep Tayyip Erdoğan son kez aday olacaktır...”
★★★
Mehmet Bey’in verdiği tarihi tartışacak değilim...
O 16 Nisan 2028 diyorsa, öyledir. Vardır bir bildiği...
Demek ki Saray’da bu tarih belirlendi.
Benim merakım başka:
Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylığı konusunda nasıl bu kadar kesin konuşabiliyor?
Deneyimli bir hukukçu olan Mehmet Bey benden iyi bilir ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan, anayasada belirtilen iki kez seçilme hakkını kullandı...
Üçüncü kez seçilebilmesi için iki şart var:
★★★
Birincisi, Meclis’in beşte üç çoğunlukla erken seçim kararı alması...
Bu mümkün mü?
Bir şartla:
Bunun için mevcut tabloda hem “Butlan CHP’si”nin, yani Kemal Kılıçdaroğlu ve saz heyetinin...
Hem de DEM’in, AKP ve MHP’ye destek vermesi gerekir...
★★★
İkinci şart ise anayasa değişikliği...
Elbette bu da mümkün...
Ama yine bu ikilinin desteği gerekiyor.
Bu iki seçenek dışında Erdoğan’ın yeniden adaylığını mümkün kılacak bir formül yok...
★★★
Peki, Cumhurbaşkanlığı’nın koca Başdanışmanı, ne biliyor da bu kadar kesin konuşuyor?
Demek ki iktidar DEM’i “yeni açılım süreci”yle, “Öcalan’a ev”le, “Statü”yle falan ikna etti...
Butlan CHP’sine gelince... Onlar zaten cepte!
Alt tarafı Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçimlerindeki formül, aynen sahneye konur:
Yani parti Recep Tayyip Erdoğan’a karşıymış gibi yapmaya devam eder ama...
Yeterli sayıda vekil, yapılacak oylamada Erdoğan’ın önünü açar!
★★★
Şimdi anladınız mı Anayasa’nın açık hükmüne karşın Mehmet Uçum’un adaylık konusunda bu kadar kesin konuşmasının nedenini?
Ne oldu, içiniz mi karardı?
Ne yalan söyleyeyim... Benim de!
‘Şüphesizler...’
MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, koğuş arkadaşları Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım ile...
Silivri eski Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ve Cezaevi eski Savcısı Necip Doğan hakkında gözaltı kararı alındı.
Madem savcılar şüpheli...
Peki...
O kritik göreve onları atayan dönemin Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeleri ile yine dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin çok mu “şüphesiz?”
Neden onlar soruşturulmuyor?
Kaymakam tekmesi...
Erzurum’da Palandöken Kaymakamı Yunus Kızılgüneş, makam arabasına binerken yanına gelen bir sokak köpeğini tekmelemiş...
Yetmemiş... Köpek korkup havlayınca da Kaymakam’ın koruması silah çekmiş...
Araya girenler köpeği öldürülmekten kurtarmış...
Hayvan hakları falan... Uzun uzun ahkam kesecek değilim!
Bu sevgisizlik ve nefret, adını bile bir “hayvan”dan alan Kaymakam Yunus Bey’e yakışmadı!
GÜNÜN SORUSU?
Şimdi de LGBTİ+ örgütleri ve aktivistleri hedefte... Aralarında gazeteci İrfan Değirmenci ve Şirin Payzın’ın da bulunduğu çok sayıda kişinin sosyal medya hesabına erişim engeli konuldu. Sorum bu yasağı koyanlara:
Diyelim ki yazmalarını, konuşmalarını engellediniz? Düşünmelerini engellemek için de bir önlem almayı düşünüyor musunuz?