Türkiye, operasyonlar ülkesi oldu.
Yolsuzluk operasyonu, fuhuş operasyonu, müstehcenlik operasyonu, hakaret operasyonu, toplumu ikiye bölme operasyonu, düğün takısı operasyonu, internet ünlüsü operasyonu, bahis operasyonu, şike operasyonu, uyuşturucu operasyonu...
Şimdi de domates, biber, patlıcan operasyonu.
★★★
Dün sabah bir kalktık ki polis, bu kez sebze meyve hallerinde faaliyet gösteren 41 büyük kabzımala ve dağıtıcıya baskın yapmış!
Yirmi iki ilde 109 işyerine gitmiş...
Bu firmaların 41 yöneticisini de gözaltına almış...
Operasyon emrini veren İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı...
Açıklamayı yapan da koskoca Adalet Bakanı!
Neymiş; bu arkadaşların suçu?
Üreticiden 10 liraya aldıkları sebze ve meyveyi 20 liraya alınmış gibi göstererek manavlara, pazarcılara 40 liraya satmak...
★★★
İyi de pek sayın Adalet Bakanı:
Size ne bundan?
Eğer ortada bir vergi kaçağı varsa; bu, savcıları değil maliye ekiplerini ilgilendirir...
Suçlama ne?
“Fahiş fiyat...”
Peki; bunun suçlusu, dün gözaltına aldığınız adamlar mı?
İlle de bir suçlu arıyorsanız, ben size baş suçluyu söyleyeyim:
Adam Smith...
Kendisi, “Kapitalizmin Babası” olarak nam yapmış bir İskoçyalı...
İhbar ediyorum; ama yakalayamazsınız...
Çünkü 1790’da Hakk’ın rahmetine kavuştu...
Bugün bütün dünya onun önerdiği düzenle, birbirini düzüyor!
★★★
Hani; sizin hükümetiniz de serbest piyasa yanlısı ya...
Bu düzenin en vahşisine bile göz yumuyor!
Hatırlatayım da başınız bela girmesin:
Dün sizin öncülüğünüzde yapılan bu operasyonu daha önceki yıllarda belediye zabıtaları yapar, sebze ve meyvelere alış ve satış fiyatlarının yazılıp yazılmadığını kontrol ederdi.
Ama serbest rekabetin olanaklarını kullanıp halkı kazıklıyorlar diye kimseyi tutup içeri atmazlardı.
Çünkü bu körolasıca düzende, fiyat piyasada belirlenir...
Devlet müdahale edemez!
Ha siz, ille de gündemde kalmak için kollarına kelepçe takacağınız bir suçlu arıyorsanız, o da Adam Smith’tir...
Çünkü bu bozuk düzenin fikir babası bizzat odur.
★★★
Peki ne yapmalı?
Bu “fiyat serbest piyasada belirlenir” saçmalığından vazgeçerek, tüm fiyatlara bir üst sınır konulur.
Bunun üzerinde satış yapana da yüklü bir para cezası kesilir.
Tabii; bunu yapamazsınız...
O yüzden maksat, dostlar alışverişte görsün!
Köpek muamelesi!
Dünkü yazımın başlığı “Emek Hırsızlığı”ydı.
Bugün başka bir “patron zulmü”nden söz edeceğim:
Olayımızın kahramanı, muhalefetin “Beşli Çete” olarak adlandırdığı Kalyon Grubu’na bağlı şirketlerden Kalyon PV...
“İnsanlık tarihi”ne geçecek yeni bir çılgınlığa imza atmış bu şirketin yöneticileri...
Bazı işçilere köpeklere takılan takip çiplerinden takmışlar!
Amaçlarının da acil durum ve afet gibi durumlarda yer tespitini kolaylaştırmak olduğunu söylemişler.
Onlar ne derse desin, çalışanlar isyan ediyor:
“Bu çiple bizim attığımız her adımı izleyecekler. Kimle, nerede, ne zaman görüştüğümüzü belirleyecekler. Bu, insanlık ayıbıdır. İşçileri makineleştirmek ve köleleştirmek için atılmış bir adımdır!”
★★★
İnsaf be kardeşim!
Üç kuruş maaş veriyorsunuz diye, insanları köpek yerine koyma hakkını size kim veriyor?
GÜNÜN SORUSU
İBB’nin AKP’li Meclis Üyesi Özden Bilgiş, CHP’li Tuğçe Çalık’a, “Kocan nerede?” diye sorunca ortalık karışmış. Sorum Özden Hanım’a:
“Neden soruyorsunuz, ne yapacaksınız el alemin kocasını?”