Cumhurbaşkanı Erdoğan, memleketi Rize’nin Güneysu ilçesinde konuşmuş:
“Önümüzde yaklaşan seçimleri başarıyla atlatacağımıza olan inancımı yeniliyorum.”
İşte; bu cümle Türkiye’yi yöneten zihniyetin özetidir!
Bu zihniyete göre seçim artık kazanılacak bir yarış değil; atlatılması gereken bir badireye dönüşmüştür!
Hastalık gibi...
Kriz gibi...
Deprem gibi...
Sel gibi...
Yeter ki atlatalım!
Sonra?
Beş yıl daha... Kör topal!
Aman koltuk gitmesin!
★★★
Özgür Özel de Kars’tan yanıt vermiş:
“Hastalık atlatılır, zorluklar atlatılır, krizler atlatılır. Milletin umudu olan seçimler atlatılmaz.”
Haklı!
Çünkü demokraside seçim dert değil, sorun değil, düğün-bayramdır!
Atlatılmaz.
Yapılır.
Milletin egemenliğini kullandığı gündür...
Kazanan yönetir, kaybeden muhalefet eder.
Hepsi bu!
★★★
Erdoğan’ın derdi, dediği gibi seçimleri atlatmak...
Vatandaşın derdi ise haciz memurlarını, ev sahibini, bayramda harçlık bekleyen torunları atlatmak...
Erdoğan seçimi atlatıp iktidarını sürdürmek istiyor...
Vatandaş, bu iktidarı atlatıp rahat bir nefes almanın özlemiyle hayata tutunuyor.
★★★
Seçimden korkulmaz.
Seçimden kaçılmaz.
Seçim, milletin karşısına çıkıp hesap vermektir.
Ve sandık kurulduğunda... Ak koyun, kara koyun ortaya çıkar!
Millet, mührü istediğine verir!
Ve işte o zaman kimin kimi atlattığı ortaya çıkar!
Yeter ki sandığın yerini “dönen dolap”lar almasın!
Karanlık adamlar devreye girip, pis işler çevirmesin!
Çapkın milletvekili!
AKP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Manisa’da valiliği ziyaret etmiş... O sırada fotoğrafını çekmek isteyen bir kadın gazeteci, “Objektife bakar mısınız” diye ricada bulunmuş... Tam 64 yaşındaki milletvekilinin yanıtı, “Güzel bir hanımsınız, size bakmamak mümkün değil” olmuş...
O anlar da kameraya yansımış...
★★★
Bunca yıldır gazeteciyim, böyle rezalet görmedim.
Neymiş, gazeteci çok güzelmiş de ona bakmamak mümkün değilmiş...
Çirkin olsa ne yapacaktın?
Arkanı mı dönecektin?
Gazeteci-siyasetçi ilişkisinin evrensel kurallarının neresinde var böyle bir diyalog? Hiçbir gazeteci, hiçbir siyasetçiye...
Hiçbir siyasetçi de hiçbir gazeteciye böylesine sarkıntılık yapabilir mi?
★★★
Diyeceksiniz ki, “Çok abartmıyor musun?”
Abartmıyorum!
İçimden geçenlerin yarısını bile yazamıyorum...
Yoksa bende de bu “zampara”ya söyleyecek çok söz var ama...
Hesap sorma işini eşine bırakıyorum!
Ceza alıncaya kadar!
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dün 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Yetmezmiş gibi bir de siyaset yapma yasağı verildi.
Neymiş; eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya yıllar önce hakaret etmiş...
Mahkemeler de iki kez İmamoğlu’nun beraatine karar vermiş.
Şimdi istinaftan dönen kararlar üzerine üçüncü kez yargılama yapılmış ve hapsine hüküm verilmiş...
Bu ne demek?
“Muhalifsen, ceza alana kadar yargılanırsın!”
Gel de bu yargıya güven!
GÜNÜN SORUSU
Muhalefet partilerinden seçilen belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri “sürü” halinde iktidar partisine geçmeye devam ediyor... Sorum kendilerine:
Önünüze taze ot mu kondu, yoksa kurban edilmekten mi kurtuldunuz?
Hangi nedenle sizi seçenlere ihanet ettiniz?