Nerede bir muhalif gazeteci, siyasetçi, hukukçu, hatta komedyen ağzını açıp iki satır iktidarı eleştirse, savcılar hemen davayı açıyor:

“Halkı kin ve düşmanlığa tahrik... Halkın bir kesimini alenen aşağılama!”

Ama... İktidara yakın kesimler, yakın olmayanlara her şeyi söyleyebiliyor... Çünkü onların ayrıcalığı var!

★★★

Kamuoyunda “Cübbeli Ahmet” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, şimdi de Üsküdar Belediye Başkanvekilliği seçimini yorumlamış...

X’ten Osmanlıca bir mesaj paylaşarak (Türkçeye çevrilmiş haliyle) aynen şunları söylemiş.

“Üsküdar’ın AK Parti’ye geri dönmesi biz millî Müslümanları feraha ve iç huzura kavuşturdu. Allah Teâlâ, İstanbul’umuzun da (geri) verilmesiyle bu sevincimizi ve mutluluğumuzu tamamlasın. İstanbul’un kaybedilmesine sebep olanlara da hak ettikleri karşılığı (cezayı) versin. Amin!”

★★★

“Milli Müslümanlar” kim?

Bu tanımlama bile başlı başına, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik... Halkın bir kesimini alenen aşağılama!” anlamına gelmez mi?

Üsküdar’ın AKP’ye dönmesinden mutlu olmayanlar “milli” mi değil, “Müslüman” mı?

Müslümanlık hak yememeyi, adil olmayı, çalmamayı, başkasının hakkını gasp etmemeyi şart koşar...

Ahmet Mahmut Ünlü, gerçek bir din alimi olsaydı, bir belediye AKP’ye geçti diye sevinç çığlıkları atacağına, bu konularda duyarlı davranmayanları uyarırdı.

★★★

Ben de çok safım...

Dini ticarete alet eden birinden neler bekliyorum!

İmamın yumruğu...

İstanbul Küçükçekmece’deki Hz. Ebubekir Camii’nin imamı ile müezzini tekme tokat birbirine girmiş...

Gerekçe, camiye yapılan yardımlar!

Müezzin Ferdi Bıyıkoğlu, imamın cuma namazlarından sonra cemaatten toplanan paraları usulüne uygun kaydetmediğini iddia etmiş ve şikayette bulunmuş...

Bunun üzerine imam İsmail A., müezzine saldırmış ve “Bizim düzenimizi bozamazsın” diyerek yumruk atmış...

Bu olay da kameralar tarafından kaydedilmiş...

Peki; sonra ne olmuş?

İmamın karısı, müezzinin karısına gidip, “O...pu... Eşin ateşini söndürememiş, otobana çık” diye hakaret ve sözlü tacizlerde bulunmuş...

★★★

“İmam”ın dilimizdeki karşılığı, “önder, lider, rehber...”

Eğer cemaate bu adamlar rehberlik ediyorsa...

Ve önceki başkan gibi dünya turuna çıkan yeni Diyanet İşleri Başkanı da bu tür olayları umursamıyorsa...

Vay dindarların haline...

Vay dinimizin haline!

Her aya bir satır!

İzmir’in eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer kooperatif yolsuzluğuna karıştığı gerekçesiyle 4 Temmuz 2025’te tutuklanmıştı.

Aradan 15 aydan fazla bir süre geçti. Savcılık iddianamesi nihayet yazıldı.

Soyer’in 6 yıla kadar hapsi istendi.

Peki; iddianamede kendisine ayrılan bölüm kaç sayfa? Bırakın sayfayı, mayfayı...

Sadece 11 satır...

Yani Soyer’in cezaevinde geçirdiği her ay başına bir satır bile düşmüyor!

★★★

Ey yüce Türk adaleti...

Ne olur dönüp biraz da kendini yargıla...

Her gün bir yerde patlıyorsun... Sen böyle olduğun sürece biz ne zaman gerçek bir hukuk devletine ve demokrasiye kavuşacağız?

GÜNÜN SORUSU

Suriye’de hükümet Türkçe’yi seçmeli ders olmaktan çıkarıp yerine Fransızca’yı koydu. Sorum Arapça’yı ülkemizde ilkokul ikinci sınıftan itibaren seçmeli ders haline getiren siyasilere:

Sevgili dostunuz Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara size yine kazık attı... Farkında mısınız?