Apple, iPhone 18 Pro, iPhone 18 Pro Max ve şirketin ilk katlanabilir telefonu iPhone Duo’yu tanıtmış...

En ucuz iPhone’un Türkiye’deki satış fiyatı 137 bin 999 liraya yükselmiş...

iPhone Duo’nun en üst versiyonunun fiyatı ise 335 bin 999 lira olmuş...

Yani bir asgari ücretli hiç yemese, içmese, giyinmese, bir yılda kazandığı paranın tamamını biriktirse, bu telefonu ancak alabiliyormuş...

★★★

Peki cep telefonları, neden bu kadar pahalı?

Aslında en yüksek donanımlı (2 TB) iPhone Duo modelinin vergisiz cihaz fiyatı 165 bin lira...

Bu fiyata bin 650 liralık Kültür Bakanlığı payını...

19 bin 999 liralık TRT bandrol ücretini...

93 bin 333 liralık Özel Tüketim Vergisi’ni...

Ve 56 bin liralık KDV’yi eklediğinizde devletin bir telefondan kazandığı para 170 bin 983 lirayı buluyor...

Peki; bir cep telefonundan bu kadar yüksek oranda vergi alan başka bir devlet var mı?

Yok?

Aynı cep telefonunu Türkiye’den daha pahalıya satan ülke var mı?

O da yok!

★★★

Bu “aşırı vergilendirme” sadece cep telefonu için değil, otomobil, elektronik cihazlar, alkollü içkiler ve tütün ürünlerinde de geçerli.

Buna rağmen bütçe dikiş tutmuyor, ekonomi krizden çıkamıyorsa...

Bu paraları lüpletenlerden hesap sormanın zamanı gelmiş de geçiyor demektir!

Çünkü bunun adı...

Soygundur!

Tanksavarlı mafya!

İstanbul polisi, Sarallar Silahlı Suç Örgütü’ne yönelik olarak Beykoz’da bir “yeşil alan”a baskın düzenlemiş...

Operasyonda ağaçların, çiçeklerin arasına gizlenmiş halde...

Bir roketatar...

Anti-tank mühimmatı...

Ve çok sayıda otomatik silah ele geçirilmiş...

★★★

Akıl alır gibi değil.

Sen bir belediye başkanının cep telefonunun sinyalinin, hangi iş
adamıyla ya da gazeteciyle nerede, ne zaman çakıştığının peşine düşeceksin...

Asker, polis, bekçi, özel güvenlik görevlisi olarak 1 milyon 067 bin kişiye maaş ödeyeceksin...

On binlerce MİT elemanı çalıştıracaksın...

Ama... Bir mafya örgütünün 17 milyonluk şehre sadece orduların kullanabileceği bu savaş silahlarını sokmasını önleyemeyeceksin!

Bu haber gösteriyor ki hayatımız gerçekten bir pamuk ipliğine bağlı...

Hani rahmetli Reha Muhtar sık sık soruyordu ya... Ben de sorayım?

Nerede bu devlet?

Meğer Türkmüş!

Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısına göz diken...

Osmanlı tipi bir devlet öneren...

Her konuşmasının satır arasında Atatürk’e hakaret eden ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, “aslında Türk olduğunu” söylemiş...

Ülkesinin bağımsızlık gününde şöyle konuşmuş:

“Büyükannem ve büyükbabam 1900 yılında Lübnan’dan ABD’ye gelmiş. Yanlarında, uyruk hanesinde ‘Türk’ yazan bir pasaport taşıyorlarmış...”

★★★

Türk müsün, değil misin bilmem ama ABD’nin Sömürge Valisi olduğunu ve güzel ülkemizi bölmekle görevlendirildiğini adımız gibi biliyoruz...

O yüzden bırak bu “şirinlik” gösterilerini de ülkemizi terk et:... Kısacası:

Barrack, go home!

GÜNÜN SORUSU

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın iddiasına göre... Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, esnafa Türkçe tabelalarını kaldırıp yerine Kürtçe tabela asmaları halinde vergi indirimi sağlamayı vaat etmiş... İddia doğruysa, sorum Belediye Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük’e:

Bu yetkiyi hangi kanunun hangi maddesinden aldınız?