Vana, borular içerisinde hareket eden akışkan maddeyi durdurmak, yönünü değiştirmek veya serbest bırakmak için kullanılan mekanizma ya da aygıttır.
Ayrıca vana, basınç düzeyini değiştiren ya da tehlikeli durumlar karşısında basıncı kesen bir etkiye de sahip olabilir.
★★★
Boruların içerisinden geçen maddenin katı, sıvı veya gaz olmasına bağlı olarak, farklı standartlarda üretilen vanalar vardır. Çok düşük sıcaklıklarda ve yüksek basınç altında kullanılabilecek şekilde üretilebilir.
Kullanım alanına göre vanaların şekilleri, boyutları, basınca karşı dirençleri birbirinden farklıdır.
★★★
Vanalar, çeşit çeşittir.
Kamalı vanalar: Genellikle suyun akışını açmak, kapamak ve kısmak için kullanılan, dökme demirden üretilen ekonomik bir vanadır.
Plug vanalar: Kimyasal dayanıklılık gerektiren alanlarda tercih edilir.
Küresel vanalar: Çok farklı basınç ve sıcaklıklar altında kullanılmaya elverişlidir.
İğneli vanalar: Akışı kontrol altına alabilen kısıcı özelliğe sahiptir.
Kelebek vanalar: Yüksek debili akışkan maddeler için uygundur.
Diyaframlı vanalar: Mutlak sızdırmazlık istenen borularda, diyaframlı vanalar tercih edilmektedir.
★★★
Bir de “sandıklı vanalar” vardır!
Sadece demokrasilerde kullanılır...
Yargı bağımsızlığının, hukukun üstünlüğünün yok olduğu...
Yasama, yürütme, yargı arasındaki kuvvetler ayrılığı ilkesinin yerle bir edildiği...
Muhaliflerin kodese tıkıldığı...
Siyasi partilerin “kapatılmakla tehdit edildiği...”
Özgürlüklerin kısıtlandığı...
“Mutlak butlan”ın falan günlük konuşmalara malzeme olduğu...
Ekonominin iflas ettiği, işsizliğin patladığı, yoksulluğun çatladığı anlarda devreye girer bu vana!
Demokrasilerle yönetilen rejimlerin sağlıklı işlemesini sağlar.
★★★
Eğer bir ülkede “sandıklı vana” yoksa...
Ya da kalitesizse...
O ülkede eninde sonunda toplumsal patlamalar olur.
O yüzden en acımasız diktatörler bile toplumun gazını almak için bu vanaları kullanır.
Kullanmayanlar ya da kullanmakta geçinenler...
Yok olur!
Yani... En az demokrasinin kendisi kadar önemlidir “sandıklı vana!”
Rasim gözaltında...
Bir zamanlar, o günlerdeki karısı Nagehan Alçı’yla birlikte Fethullah Gülen’in askeri olan, 15 Temmuz’da U dönüşü yapıp AKP’den yana tavır alarak paçasını kurtaran, ağzı bozuk, çirkin Rasim dün gözaltına alınmış...
Gazetecimsi Rasim Ozan Kütahyalı sözünü ettiğim kişi!
Kütahyalılar boşuna dertlenmesin, sadece soyadı Kütahyalı...
Peki; neden gözaltına alınmış bu arkadaş?
Yasa dışı bahis sitelerinde bahis oynatmaktan!
Kendisi MASAK uzmanları tarafından “kasa hesap” olmakla, yani oynayanların paralarını alıp, kazananlara para dağıtmakla suçlanıyor!
Oysa daha bir gün önce, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mesajını X’ten paylaşıp, “Yasadışı bahis çetelerinin tamamı bitecek” diyen de kendisi!
★★★
İnsanlar ikiye ayrılır:
İnsanlığa ve evrene faydalı olanlar...
Bir de faydasızlar!
Bu kirlilik üretim merkezi, elbette ikinci gruptakiler arasında...
Gazeteci geçiniyor ama hep güçlülerden yana...
Şimdiye kadar bir kez olsun emekten, haktan, hukuktan yana kalem oynattığı görülmemiş...
Tek işlevi ona buna küfretmek, deli dolu bağırarak sindirmek!
★★★
Kumpas davalarında haksız tutuklanan komutanlara, gazetecilere, hukukçulara, aydınlara hakaretler yağdırdı.
Boşnak vatandaşlarımızı aşağılayarak inanılmaz bir skandala imza attı.
Japonca bir şarkıyı Türkçe bir küfüre dönüştürerek Beyaz TV ekranlarından bağıra bağıra okudu. Karısını dövdü, boşanırken mal kaçırdı.
Gezi Parkı’nın yıkılmasını istedi.
Son olarak da yalan bir “CHP yarın kapatılıyor” paylaşımıyla borsada trilyonlarca haksız kazanca neden oldu.
Yani... Spekülatörün, manipülatörün, provokatörün önde gideni...
★★★
Düşene vurmam; benim yaptığım sadece durum tespiti!
Ama içimden ne geçiyor biliyor musunuz?
Şu anda sizin içinizden geçenler!
Sen, herkesi kör...
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, enflasyon hedefini yüzde 16’dan yüzde 24’e yükselttiklerini açıkladı.
Enflasyon daha yılın ilk 4 ayında yüzde 15’e dayandı. Yeni hedefe göre geriye kalan 8 ayda, aylık enflasyonun yüzde 1’i geçmemesi gerekiyor.
Bu hesaba göre emekli, işçi, memur yine ayvayı yiyecek...
Tabii; ucuzlarsa!
Yoksa avucunu yalamakla kalacak!
Fatih Bey’in açıklamasını defalarca okuyorum, aklıma sadece Ziya Paşa’nın sözleri geliyor:
“Sen herkesi kör, alemi sersem mi sanırsın?”
GÜNÜN SÖZÜ
CHP’li Umut Akdoğan, AKP Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy’un eşinin, mahkeme harcı ödememek için muhtarlıktan “fakirlik belgesi” aldığını iddia etti. Sorum size:
Hüseyin Bey AKP’li değil de CHP’li olsaydı, anasından emdiği sütü burnundan çıkarmak zorunda kalmaz mıydı?