Diyelim ki birine kızdınız ve “Soytarı” dediniz...
Suç mu?
Suç... Ben demiyorum; Yargıtay diyor!
Yargıtay kararlarına göre bu ifade Türk Ceza Kanunu’nun 125’inci maddesinin kapsamına giriyor.
Yani karşı tarafın onur, şeref ve saygınlığını zedeleyici, aşağılayıcı bir nitelik taşıyor...
Bu ifade alenen (başkalarının duyabileceği) bir ortamda söylendiğinde ceza artıyor.
Yani birisi size “Soytarı” ya da “Soytarılık yapma” derse, savcıya gidip suç duyurusunda bulunuyorsunuz.
Sonra o kişi hakkında dava açılıyor.
Buraya kadar sorun var mı?
Yok!
Peki; yargılama sırasında hakimin; sanığa, davacıya ya da tanığa “Soytarı” ya da “Soytarılık yapma” deme hakkı var mı?
Elbette yok!
Çünkü o da suç ve yeni bir yargılama konusu.
Bu söz hakimi bile, birden bire sanık yapar.
★★★
Olayı biliyorsunuz:
İBB davasının dünkü duruşmasında mahkeme başkanı ile İmamoğlu arasında “mahkemenin bitirileceği gün” konusunda tartışma çıktı.
Hakim Bey daha önceden açıkladığının aksine en son sözü Ekrem İmamoğlu’na vermeyeceğini, yargılamayı da bir hafta önce bitireceğini açıkladı.
Bu karar salonda tepkiyle karşılandı.
Duruşmayı izleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş da tepki gösterenlerin arasındaydı.
Bunun üzerine Mahkeme Başkanı bağırmaya başladı:
“Jandarma arkadaşlar ne bekliyorsunuz? Milletvekili ya da izleyici hiç farketmez. Dışarı çıkartın. Milletvekili diye burada her türlü soytarılığı yapamazsınız!”
★★★
Suat Bey “milletvekili diye her türlü soytarılığı yapamaz da...”
Sayın Hakim, siz de hakimsiniz diye Yargıtay’a göre açık suç olan bir ifadeyi kullanamaz, (milletvekili olması fark etmez) herhangi bir kişiye “şarlatan” diyemezsiniz!
Bu 12 Eylül yargılamaları da dahil, bugüne kadar bir mahkeme başkanının yaptığı en büyük gaftır!
Başkasına suç olan, size de suçtur.
Dün o kürsüde açıkça suç işlediniz...
Sadece bir milletvekiline hakaret etmekle kalmadınız, “ihsas-ı rey”de bulundunuz. Yani yargılama sonucundaki kararınızı şimdiden “açık” ettiniz.
Mahkemeye olan güveni sarstınız.
Adalet duygusunu yaraladınız.
★★★
Hukuk devletlerinde vatandaşlar mahkemede hak arar...
Bizzat hakimler tarafından hakarete uğramazlar, aşağılanmazlar!
Şimdi biz kürsüden hakaret eden bir hakimin dağıtacağı adalete nasıl güveneceğiz?
GÜNÜN SORUSU:
Soru, yargılandığı üç ayrı dava için de aynı gün, yani 6 Temmuz’da savunma yapması istenen Ekrem İmamoğlu’ndan:
İBB Davası’nın mahkeme başkanı 9 Temmuz’da yargılamayı bitireceğini söylüyor... Neden 9 Temmuz? Bu kararın sebebi ne?
İyi ki gözaltında!
Komedyen Deniz Göktaş, “Ölü Deniz” adlı oyunu nedeniyle iktidarın ve ülkedeki tüm gericilerin hedefinde...
Hakkında iki nedenle soruşturma açıldı:
Cumhurbaşkanı’na hakaret...
Ve dini değerleri aşağılamak...
Deniz Göktaş gerçekten bu suçları işlemiş mi?
Hayır...
Ne hakaret var, ne aşağılama!
Ama bırakın gösterinin tamamını seyretmeyi, ilgili bölümleri bile izlemeyen bir sürü gazeteci ya da siyasetçi bozuntusu birbirlerinden ilham alarak resmen çocuğun ipini çekti.
Onu, gözleri dönmüş insanlardan oluşan bir güruhun önüne attı.
★★★
Sonuçta Deniz Göktaş, tatil için gittiği yurtdışı gezisinden İstanbul’a döndü.
Kaçmayı bir an bile aklına getirmedi.
Ve... Havalimanı polisi tarafından gözaltına alındı.
Şaşıracaksınız ama bence iyi ki de alındı.
Çünkü aksi takdirde başına istenmeyen şeyler gelebilirdi.
Şimdi en azından koruma altında...
Ortalık biraz sakinleşince ve gerçekler ortaya çıkınca, kazasız belasız yeniden aramıza katılır!
★★★
Halimize bakar mısınız?
Masum bir insanın özgürlüğünün elinden alınmasına bile sevinir olduk.
En demokrat parti!
İddia ediyorum ki MHP, Türkiye’nin de dünyanın da en demokrat (!) partisi!
Bu partideki demokrasinin bir eşi benzeri daha yok!
Öyle ki milletvekilleri, kendi genel başkanlarının yaptığı teklifleri bile reddediyor!
Hatırlarsınız; Devlet Bey, “İBB yargılaması TRT’den yayınlamalıdır” demişti; MHP grubu bu konudaki yasa teklifini reddetmişti.
Yani kendi genel başkanlarının önerisini geri çevirmişlerdi.
Devlet Bahçeli şimdi de, “15 Temmuz’dan sonra kapatılan askeri hastaneler yeniden açılmalıdır” diye bağırıp duruyor; konu yasa teklifi olarak Meclis Genel Kurulu’na geliyor...
Sonuç:
Kendi partisi MHP’nin ve DEM’in (o da artık kendi partisi sayılır) milletvekilleri çekimser kalıyor...
İttifak ortağı AKP’liler ise “Hayır” oyu veriyor.
★★★
Şaka bir yana bu nasıl bir tezgah, anlayabilen bize de anlatsın!
Genel Başkan, kendi vekilleri tarafından resmen refüze ediliyor.
Ama sanki hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam ediyorlar.
Ayrıca ittifak da çatlamıyor...
Tüm bunlar ya bir “danışıklı dövüş...”
Ya da...
Her şey numara!