Öpüşmek, hemen herkesin yaptığı ama çok az kişinin üzerine düşündüğü bir davranıştır. Hayatımız boyunca binlerce kez öper ya da öpülürüz.
O kadar alışkanlık hâline gelmiştir ki çoğu zaman bunun nedenini hiç düşünmeyiz.
★★★
İşin ilginç tarafı, öpüşmek sandığımız kadar evrensel bir davranış değil.
Dünyadaki birçok toplumda romantik öpücük doğal karşılanırken bazı toplumlarda hiç görülmez.
Antropologların, yani insan topluluklarını inceleyen bilim insanlarının yaptığı araştırmalar, bazı avcı-toplayıcı toplumlarda sevgiyi göstermek için öpüşmenin kullanılmadığını ortaya koyuyor.
★★★
Öpüşmenin ne zaman başladığını kesin olarak bilmiyoruz.
Ancak tarihçiler, romantik öpücüğe ilişkin en eski yazılı kayıtların yaklaşık dört bin yıl önce Mezopotamya’da görüldüğünü düşünüyor. Eski Hint metinlerinde ve Antik Yunan ile Roma’da da öpüşmeden söz ediliyor.
★★★
Bilim insanları öpüşmenin neden ortaya çıktığı konusunda farklı görüşlere sahip.
Bir görüşe göre bunun kökeni annelerin çiğnedikleri yiyeceği ağızdan ağıza bebeklerine vermesine dayanıyor.
Bugün kulağa garip gelse de bu yöntem geçmişte birçok toplumda görülüyordu. Bebek zamanla bu yakın teması güven ve sevgiyle ilişkilendirmiş olabilir.
Başka bir görüş ise öpüşmenin eş seçimine yardımcı olduğunu iddia ediyor.
İnsanlar birbirlerine bu kadar yaklaştıklarında farkında olmadan nefeslerini, ten kokularını ve yüz ifadelerini algılıyor.
Beyin de bu bilgileri değerlendirerek karşıdaki kişiyle ne kadar uyumlu olabileceğine dair ipuçları topluyor.
★★★
Öpüşmenin vücudumuz üzerinde de dikkat çekici etkileri var.
Sevilen biriyle öpüşürken beyinde mutluluk ve bağ kurma duygusuyla ilişkili bazı kimyasal maddelerin salgılanması artıyor. Aynı zamanda stres hormonlarının düzeyi düşebiliyor.
Bu nedenle birçok insan öpüştükten sonra kendini daha sakin, daha mutlu ve karşısındaki kişiye daha yakın hissediyor.
★★★
Öpüşmenin biçimleri de oldukça çeşitli.
Yanaktan öpmek dostluğu ve samimiyeti ifade edebilir. Alından öpmek şefkat, koruma ve güven duygusunu simgeler. El öpmek saygıyı anlatır. Dudaktan öpmek ise çoğu toplumda romantik yakınlığın göstergesi olarak kabul edilir.
Bazı kültürlerde insanlar burunlarını birbirine dokundurarak selamlaşır.
Yeni Zelanda’nın yerli halkı Maorilerde alın ve burunların hafifçe temas ettiği geleneksel selamlaşma, karşılıklı yaşam nefesini paylaşmanın simgesi olarak görülür.
Türkiye’de yanaktan öpmek çoğu zaman selamlaşmanın ve yakınlığın işaretidir. El öpmek ise büyüklere saygının simgesidir.
Bazı Avrupa ülkelerinde insanlar birbirlerini iki yanaktan öperken, bazılarında tek yanak yeterlidir.
Fransa’nın bazı bölgelerinde ise üç hatta dört kez yanaktan öpülür. Hollanda’nın bazı bölgelerinde üç öpücük uzun yıllardır gelenek olarak sürüyor.
★★★
Aslında öpüşmek yalnızca dudakların birbirine değmesi değildir.
İnsanların birbirlerine “Sana güveniyorum”, “Seni önemsiyorum”, “Yanındayım” demelerinin sessiz bir anlatım biçimidir.
Elbette sevgi sadece öpüşerek gösterilmez. Kimi sevgisini sarılarak, kimi bir bakışla, kimi de yanındakinin omuzuna hafifçe dokunarak ifade eder.
Aslında önemli olan öpüşmenin biçimi değil, taşıdığı anlamdır.
Yarın 6 Temmuz Dünya Öpücük Günü. Sevdiklerinize içten bir öpücük vermeyi unutmayın.