Geçenlerde bir karikatür gördüm, çok hoşuma gitti. İki kişi bir masada oturmuş sohbet ediyor. Adam kadına şöyle diyor:

“Yeter artık, hep ben kendimden bahsettim. Biraz da sen benden bahset.”

★★★

Hepimiz zaman zaman konuşurken kendi hayatımızdan örnekler veririz.

Bu son derece doğal. Çünkü insanlar yalnızca bilgi aktararak değil, yaşadıkları deneyimleri paylaşarak da iletişim kurar.

Bir konuyu anlatırken başımızdan geçen bir olayı örnek vermek, karşımızdakinin bizi daha iyi anlamasını sağlar. Aynı zamanda sohbeti daha samimi ve daha kişisel hâle getirir.

★★★

Mutlu olduğumuz anıları, yaşadığımız zorlukları, öğrendiğimiz dersleri ya da ilginç deneyimlerimizi paylaşmak, insanlar arasında bağ kurmanın en gündelik halidir.

Ancak bazı insanlar vardır ki sohbetin konusu ne olursa olsun bir şekilde sözü kendilerine getirirler.

Siz bir seyahatinizden bahsedersiniz, onlar gittikleri daha güzel bir yeri anlatır.

Bir başarı hikâyesi paylaşırsınız, kendi başarılarını anlatmaya başlarlar.

Bir sorun yaşadığınızı söylersiniz, onların yaşadığı daha büyük sıkıntıları dinlersiniz. Hastalığınızı anlatırsınız, onlar mutlaka daha ağırını geçirmiştir.

Konuşma ilerledikçe ortada tek bir kişi kalır. O da sürekli kendisinden bahseden kişidir.

★★★

Sanki her sohbet görünmez bir yarışa dönüşür. Kimin daha çok gezdiği, daha çok başardığı, daha çok acı çektiği ya da daha fazla şey bildiği sürekli karşılaştırılır.

Üstelik sorun yalnızca kendilerinden bahsetmeleri değildir. Asıl sorun, karşılarındaki insanı gerçekten dinlememeleridir.

Siz konuşurken sizi anlamaya çalışmazlar. Söylediklerinizin onlarda uyandırdığı tek şey, birazdan anlatacakları kendi hikâyeleridir. Siz cümlenizi kurarken onlar verecekleri cevabı hazırlamaktadır.

Bu yüzden böyle insanlarla konuşmak çoğu zaman yorucu ve sıkıcıdır. Çünkü sohbet karşılıklı bir paylaşım olmaktan çıkar, tek kişilik bir gösteriye dönüşür.

★★★

Böyle kişilerle geçirilen zamanın sonunda insan çoğu zaman tuhaf bir boşluk hisseder. Dakikalar geçmiştir ama aslında hiçbir şey paylaşılmamıştır.

Çünkü her seferinde bir süre sonra kendinizi sadece dinlerken ve kafa sallarken bulursunuz.

★★★

Bu nedenle böyle insanlarla yakın ilişkiler kurarken dikkatli olmak gerekir.

Çünkü gerçek ilişkiler karşılıklı paylaşım üzerine kurulur.

Sürekli alan ama vermeyen, sürekli anlatan ama dinlemeyen, sürekli kendisine odaklanan insanlar zamanla enerjinizi tüketirler.

Kendinden başkasına gerçek anlamda ilgi göstermeyen ve her sohbeti kendisine çeviren kişilerle araya sağlıklı bir mesafe koymak çoğu zaman en doğru seçimdir.

İşte bu yüzden hayatımızdaki en değerli insanlar en çok konuşanlar değil, gerektiğinde susup bizi gerçekten dinleyenlerdir.