Dün Meclis Başkanlığı’na bir tezkere önergesi verildi.
Türk askeri, Suudi Arabistan’a gidecek...
Gerekirse Suudiler’in can ve mal güvenliğini sağlamak için ölecek...
Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan 74 gün önce, Suudi Arabistan ve Pakistan’la “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” diye bir “şey”e imza koydu.
Peki; nereden çıktı bu anlaşma?
Çünkü Suudiler’in başı, Yemen’deki hükümete karşı terör eylemlerinde bulunan Husiler’le belaya girdi ya...
Husiler, Yemen Hükümeti’ne askeri destek verdiği için Suudiler’e saldırıyor ya...
Bu saldırılarda şimdiye kadar 17 Suudi öldü ya....
İşte; buradan çıktı!
★★★
İyi de bize ne bunlardan?
Bu Arap arkadaşlar bugüne kadar hangi zor günümüzde yanımızda oldu ki şimdi biz onlar için çocuklarımızı ölmeye gönderiyoruz?
Bunun üç yanıtı var:
Bir: Suudiler’in hamisi ABD öyle istiyor.
İki: AKP iktidarı, her başı sıkıştığında Suudiler’den ekonomik destek aldı. Yine isteyebilir.
Üç: Reis, Araplar’ı seviyor.
★★★
Peki; bizim Suudiler’den uzak durmamızı gerektiren bir durum var mı?
Var... Bir çırpıda beş madde yazabilirim:
Bir: Bu ülke, muhalif Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’yı, İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda vahşice öldürdü. Diplomatik dokunulmazlık zırhını kullanarak bu cinayeti örtbas etti. Türkiye’nin egemenlik haklarını ve uluslararası hukuku ihlal etti. Türkiye Cumhuriyeti devletine meydan okudu.
★★★
İki: Suudi yönetimi 2020 yılında Türk ürünlerine boykot kampanyası başlattı. Mallarımızı taşıyan TIR’lar gümrüklerde haftalarca bekletildi.
★★★
Üç: Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 2018 yılında Mısır medyasında yer alan beyanatlarında Türkiye’yi İran ve radikal örgütlerle aynı kefeye koyarak “Şeytan Üçgeni”nin bir ayağı olarak nitelendirdi.
★★★
Dört: Suudi Arabistan’ın devlet güdümlü medyası hala her fırsatta Osmanlı ve Türk düşmanlığı yapıyor. Osmanlı İmparatorluğu “işgalci ve zalim” olarak tasvir ediliyor.
★★★
Beş: Suudi kralları, Türkiye’yi ziyaretlerinde Anıtkabir’i ziyaret etmeyerek Atatürk’ü yok saydı, manevi değerlerimizi aşağıladı.
★★★
Bize bunca düşmanlığı yapan bir ülke için bizim çocuklarımızın ölüme gönderilmesini aklım almıyor.
İktidar ille de böyle bir şey yapacaksa, mutlaka referanduma gitmeli ve bu kritik kararı halkın almasını sağlamalı.
Suçlusun Murat!
Gazeteci kardeşim Murat Ağırel “yazmadığı” bir haber nedeniyle tutuklandı.
Hayatta bir kez bile görmediği, konuşmadığı insanlarla bir olup örgüt kurmakla suçlandı.
Asıl suçları elbette bunlar değil Murat’ın...
Murat suçlu:
Çünkü Kızılay’ın depremde çadır sattığını...
Melih Gökçek’in Ankara’yı nasıl “Parsel Parsel” sattığını...
Yasa dışı bahis skandalını ortaya çıkardı.
Ülkemizi “üs” haline getiren uyuşturucu baronlarının izini sürdü.
Dilan-Engin Polat ve güzellik merkezleri skandalını ilk o duyurdu.
Son olarak fon skandalında kimsenin ulaşamadığı detaylara ulaştı.
★★★
Yani... Her biri kendi alanlarında birer “kral” olan baronların tezgahlarına çomak soktu.
Bundan büyük suç olur mu?
GÜNÜN SORUSU
Adı fon skandalına karışan bürokratlar görevden uzaklaştırılıyor ama hiçbiri hakkında adli işlem yapılmıyor...
Soru basit:
Yapacakları açıklamalardan mı korkuluyor?