İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı.

“Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk’e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata’larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz.”

Peki neden kalktı o karneler?

Tekin buna da cevap veriyor, “Okuma yazmayı yeni öğrettiğimiz bir çocuğu notla değerlendirmek artık çok demode bir yaklaşım. Biz de Türkiye Yüzyılında Maarif modeli ile beraber öğretmen arkadaşlarımızın çok kapsamlı bir şekilde yani sadece bir notla değil de kapsamlı bir biçimde öğrenciyi değerlendirdikleri, veliye rehberlik yaptıkları ve tatil dönemlerini daha faydalı geçirecekleri şekilde bir izleme tanımlama süreci başlattık.”

Açıklamaları okuyunca Atatürk’ü sevmek nasıl olur diye düşündüm.

Atatürk’ü seven biri cemaat ve tarikatlara STK der mi?

Atatürk’ü seven biri ÇEDES projesi kapsamında çocuklara temsili olarak kurban kestirir mi, ölmemiş anneleri ölmüş gibi yapıp, başında ağıt yaktırır mı?

Atatürk’ü seven biri dünyayı yakalamak için daha çok bilimselliğe başvurmaz mı?

Bu arada Bakan’ın sözlerinde anlamadığım kısımlar bununla sınırlı değil elbette.

“Asrın hırsızlığı var İstanbul’da. Bunu saklamak için ‘Yusuf Tekin karnelerden Atatürk’ü kaldırdı’ yalanına sarılıyorlar. Onlara sesleniyorum. Bu hırsızlık, bu tür yalanların arkasında saklanacak kadar küçük bir hırsızlık değil” diyor Sayın Bakan.

Allah aşkına karnedeki Atatürk’ü nasıl İmamoğlu’na bağladınız yine?

Beni yine şaşırtmayı başardınız.

Yan baktı diye bir evlat daha kaybettik

İstanbul Güngören’de ‘yan bakma’ nedeniyle çıkan kavgada 15 yaşındaki E.Ç. 16 yaşındaki Atlas Çağlayan’ı bıçaklayarak öldürdü.

16 yaşındaki Atlas Çağlayan, arkadaşlarıyla ilçedeki bir kafeye gitmişti.

İddiaya göre, Çağlayan ile arkadaşları, kafede oturdukları sırada yan masada bulunan başka bir grupla yan bakma tartışması yaşadı.

Kafenin içinde başlayan tartışma, kısa sürede büyüyerek sokağa taşındı. Bu sırada 15 yaşındaki bir çocuk, Atlas Çağlayan’ı göğsünden bıçakladı.

İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri bıçaklanan çocuğu hastaneye kaldırıldı.

16 yaşındaki Atlas, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Anne Gülhan Çağlayan “Çocuğuma bunu yapanlar 15 yaşında ama 15 yaşındaki çocuk değil 15 yaşındaki caniler” dedi. 

Yüreğimizi dağlayan Matia Ahmet Minguzzi’yi bir kez daha aynı acıyla hatırladık.

Tarihi Salı Pazarı’nda 24 Ocak’ta İtalyan şef Andrea Minguzzi ile çellist Yasemin Akıncılar’ın oğlu Mattia Ahmet Minguzzi beş yerinden bıçaklanmıştı.

Gencecik bir çocuğun ölümüne sebep olan tartışma da ‘yan baktın’ diye başlamıştı.

Bu acılar nasıl dinecek, bu anneler nasıl yaşayacak, insanlar evlatlarını nasıl koruyacak?

Küçücük çocukların elinde neden ve nasıl silah var?

Bu sorunu çözmek isteyen var mı?