Birçok insan gibi ben de psikolojiye meraklıyım. Daha lise yıllarında romanlardan çok psikoloji kitapları okurdum. O zamanlar psikolog olmayı çok istemiştim ama olmadı.
Ama benim yerime kızım psikolog oldu.
Üniversitede okurken benim de psikolojiye ilgim olduğundan dersleri ve psikolojik vakalar hakkında uzun uzun konuşurduk. Yani uzman değilim ama psikoloji konusunda genel kültür düzeyinde bir şeyler biliyorum.
★★★
Son zamanlarda sosyal medyada sık sık psikolojik tahliller yapan, manipülasyon teknikleri öğreten hesaplar çıkıyor karşıma.
Doğal olarak bunlar sadece bana değil, herkese çıkıyor diye düşünüyorum.
Öyle de oluyor sanırım. Çünkü birkaç video izleyen, birkaç paylaşım okuyan insanlar birbirlerine teşhis koyuyor.
Biri ilgisiz davrandığında “narsist”, sevgili kavga çıkardığında “toksik”, biri kendi fikrini savunduğunda ise karşısındakinin gerçekleri çarpıttığını ve onu kendi aklından şüphe ettirmeye çalıştığını söyleyerek “gaslighting yapıyor” deniliyor.
Oysa bu videoları çekenler kim, neyin nesi belli değil. Etrafıma bakıyorum; herkes psikoloji biliyor, herkes psikolog olmuş gibi.
Sanki herkesin cebinde görünmez bir psikoloji diploması var.
★★★
Birçok kavram günlük dilde o kadar sık kullanılmaya başlandı ki çoğu gerçek anlamını kaybetti.
Her zorluk
travma, her hayal kırıklığı psikolojik şiddet, her bencil davranış kişilik bozukluğu olarak görülüyor. Biraz üzülen ya da sıkılan insanlar da hemen kendilerine depresyon teşhisi koyuyor.
Oysa her iç sıkıntısı depresyon olmadığı gibi her kırgınlık da travma değildir. Her tavsiye manipülasyon, her kötü sevgili de narsist değildir.
Bazen insanlar sadece insan gibi davranır; kusurlarıyla, hatalarıyla ve çelişkileriyle.
Elbette gerçekten narsistik kişilik bozukluğu olan insanlar da vardır, manipülasyon da vardır, psikolojik şiddet de vardır.
Ancak her kötü davranışın klinik bir açıklaması olmak zorunda değil. Olsa da bu teşhisi koyak kişiler bizler değiliz! Uzmanlar bu teşhisleri koyabilmek için yıllarca eğitim alıyor.
Belki de sosyal medyanın bize öğrettiği en yanlış şey, her davranışın bir teşhisle açıklanabileceği fikri oldu. Oysa insan, birkaç etikete sığmayacak kadar karmaşık bir varlık.
★★★
Psikolojinin temel amacı insanın nasıl düşündüğünü, hissettiğini ve davrandığını anlamaktır. İnsanların neden belirli kararlar aldığını, neden bazı alışkanlıkları sürdürdüğünü ve hangi koşullarda değişebildiğini araştırır.
Psikologların görevi ise insanları mutlu etmekten çok, onların kendilerini daha iyi tanımalarına, düşünce ve davranış kalıplarını fark etmelerine, yaşadıkları sorunlarla başa çıkmalarına ve daha sağlıklı kararlar almalarına yardımcı olmaktır.
Kısacası psikolojinin merkezinde insanı anlamak, psikologların merkezinde ise bu bilgiyi insanların yaşamlarını daha sağlıklı ve işlevsel hâle getirmek için kullanmak vardır. Amaç insanları etiketlemek değildir.
★★★
Elbette ki insanları anlamaya çalışmak emek ister. Bir davranışın nedenini araştırmak, koşullarını değerlendirmek ve farklı ihtimalleri düşünmek zaman alır.
Çünkü her insan farklıdır. Herkes aynı etkiye aynı tepkiyi vermez.
Oysa bir etiket yapıştırmak çok kolaydır. Birkaç saniyede karar verilir, dosya kapanır.
İnsanlar artık birbirlerini dinlemek yerine analiz etmeye çalışıyor. Anlamak yerine kategorilere ayırıyor.
Tartışmaların sonunda çözüm aramak yerine karşı tarafa bir psikoloji terimi yapıştırıp haklı çıkmaya çalışıyor.
Aslında sorun psikoloji öğrenmek değil. Sorun, birkaç kavram öğrendikten sonra kendimizi uzman sanmak.
Esas öğrenmemiz gereken şey ise, birbirimize teşhis koymaktan önce birbirimizi anlamaya çalışmak. Çünkü her insan ayrı bir hikâyedir.