Gençlerin bugün sıkça kullandığı “ghosting” denilen kavram, son yılların en yaygın davranışlarından biri hâline geldi.

Türkçeye çevrildiğinde “hayalet gibi ortadan kaybolmak” anlamına geliyor. Yani bir insanın ilişki içinde olduğu kişiye hiçbir açıklama yapmadan, hiçbir konuşma yapmadan bir anda iletişimi tamamen kesmesi.

Normalde insanlar bir ilişkiyi bitirirken tartışır, kavga eder, açıklama yapar, hesap sorar, hesap verir, konuşur ve sonunda çıkış yolu bulunamazsa vedalaşır.

Oysa bugün birçok insan için vedalaşmak bile fazla emek gerektiren bir yük olarak görülüyor. Hatta bazıları için tam anlamıyla angarya.

Bu yüzden insanlar ilişkilerini bitirmek istediklerinde hiçbir şey söylemeden ortadan kaybolmayı seçiyor.

Mesajlara cevap vermiyor, telefonu açmıyor, bir anda yok oluyorlar. Sanki o ilişki, arkadaşlık ya da bağ hiç yaşanmamış gibi davranıyorlar.

★★★

Üstelik bu durum sadece aşk ilişkilerinde görülmüyor. Arkadaşlıklarda, iş hayatında, hatta aile içinde bile yaşanıyor.

İnsanlar artık yüzleşmek yerine sessiz kalıp ortadan kaybolmayı tercih ediyor. Çünkü birine artık onu istemediğini söylemek duygusal cesaret gerektiriyor.

Karşı tarafın üzüldüğünü görmek, suçluluk hissetmek, açıklama yapmak ya da hesap vermek birçok insan için ağır geliyor.

Bu yüzden problemi çözmek yerine tamamen ortadan kaybolmayı seçiyorlar.

★★★

Oysa bu yapılan şey sadece iletişimi bitirmek değil, karşı tarafı belirsizliğin içinde bırakmaktır. Çoğu zaman net bir “Artık devam etmek istemiyorum” cümlesi bile sessizlikten daha az yaralayıcıdır. Çünkü insanı en çok belirsizlik yorar.

Sebep belirtilmeyince ve hiçbir açıklama yapılmayınca insan sürekli kendini sorgulamaya başlıyor. “Yanlış ne yaptım?”, “Acaba bir şeye mi kırıldı?” diye suçu kendi üzerine alıyor.

Zihin illa bir cevap aradığı için aynı olayı tekrar tekrar düşünüyor. Bu da insanda haftalarca, bazen aylarca süren bir değersizlik hissi bırakabiliyor.

★★★

Daha kötüsü, dijital çağ bunu normalleştirdi.

Artık insanlar bir tuşa basarak birbirlerinin hayatından çıkabiliyor. Engellemek, sessize almak, görmezden gelmek birkaç saniye sürüyor.

Teknoloji iletişimi kolaylaştırmakla birlikte duygusal sorumluluğu azalttı.

Çünkü karşındaki insanın ağladığını görmüyorsun. Sesinin titrediğini duymuyorsun. Sadece uygulamada birkaç değişiklik yapıyorsun ve vicdanını susturuyorsun.

★★★

Bugün ghosting, yani hayalet gibi ortadan kaybolmak, iş hayatının bile parçası hâline geldi. Mülakata giriyorsunuz. Her şey harika geçiyor. “Sizi mutlaka arayacağız” deniyor. Sonra tam bir sessizlik. Ne olumlu ne olumsuz hiçbir dönüş yapılmıyor.

Ya da insanlar yıllarca birlikte çalıştıkları iş yerinden, beraber emek verdikleri insanlara tek bir mesaj bile atmadan ayrılabiliyor.

Çünkü modern çalışma düzeni insan ilişkilerini giderek geçici projelere dönüştürdü. İşimiz bittiğinde birbirimizin hayatından sessizce çıkmayı normal görmeye başladık.

Oysa bir insanı hayatına alıp onun zamanını, duygularını ve güvenini kullanıp sonra hiçbir açıklama yapmadan yok olmak, karşındaki insanı bir eşya gibi görmekten farksızdır.

★★★

Bir ilişkiyi bitirmek zor olabilir. İnsan karşı tarafı kırmaktan korkabilir. Ama dürüstçe söylenmiş birkaç cümle, sessizce kaybolmaktan çok daha insancıldır.

Çünkü bir ilişkiyi başlatırken gösterilen özen kadar, bitirirken gösterilen dürüstlük insanın gerçek karakterini gösterir.