Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın bugün yanına bir ilçe belediye başkanını da alarak AKP’ye geçmesi bekleniyor.
Utanmadan sıkılmadan sahneye çıkıp; düne kadar hakaretler yağdırdığı partinin rozetini göğsüne takacak...
Yerden yere vurduğu Erdoğan’la ellerini buluşturup havaya kaldıracak!
Sonra da mikrofonun başına geçip övgüler düzecek!
Bu yazıyı uzatmaya gerek yok...
Ben CHP yöneticisi değilim ki; küçük insanlara hak ettiklerinden fazla değer vereyim!
‘Anayasal suç!’
Önce dünya sanayi devi Bosch’un Anneler Günü reklamı hakkında RTÜK tarafından soruşturma başlatıldı.
Gerekçe, reklamdaki bir köpek sahibinin, köpeğiyle ilişkisini “annelik” olarak ima etmesiydi.
RTÜK bunun Anayasa’nın 41’inci maddesini ihlal etmek anlamına geldiğini belirterek şu açıklamayı yaptı:
“Anayasamıza göre aile yapısının temel unsurları bellidir: Anne, baba ve çocuk. Ailenin kurucu unsurları dışındaki her türlü konumlandırma, hayatın olağan akışına aykırı bir anlatıdır.”
★★★
Sonra da 10 Mayıs Anneler Günü’nde TRT 1 Hafta Sonu Ana Haber Bülteni’ni sunan Işıl Açıkkar görevden alındı.
Çünkü Açıkkar programda,“Allah henüz beni insan evlatla rızıklandırmadı ama sessiz kullarına hizmet etmekle, onlara annelik yapmakla şereflendirdi. Ben de bir patili annesiyim” dedi.
Vay efendim sen misin diyen?
★★★
Kimsenin milli değerlere, aile yapısına dil uzattığı yok...
Sadece sevdiği bir yaratığı böyle sahipleniyor.
İster “Oğlum, kızım” diye sever, isterse “amca oğlu” ya da “kanka” diye...
Size ne?
Neden o çürümüş burnunuzu her şeye sokuyorsunuz?
Niye her yerden çıkıyorsunuz?
İnsanın kendisini kedi ya da köpek annesi, babası olarak tanımlaması madem anayasal bir suç; aha bu suçu ben de işliyorum...
Benim de dört patili, kuyruklu ve uzun kulaklı bir oğlum var! Adı da Alya... Üstelik bir çoğunuzdan daha akıllı!
Ne yapacaksınız yani, KORKUSUZ yönetimine baskı yapıp beni de mi işten attıracaksınız?
Sıkıysa AKP’ye açın!
CHP’den sonra Saadet Partisi kurultayının iptali için de dava açıldı.
Neymiş; bazı il kongreleri zamanında yapılmamış...
Bir iki gün gecikme olmuş...
Bu yüzden 24 Kasım 2024 tarihinde yapılan 9. Büyük Kongre iptal edilmeliymiş!
İlk derece mahkemesi olan Ankara 37. Asliye Hukuk Mahkemesi dün,“Böyle iptal gerekçesi olmaz. Konu YSK’nın yetki ve sorumluluk alanıdır” diyerek davayı reddetti.
Ama bunun bir de “tahkim” aşaması var...
Hatırlarsınız; CHP davası da ilk mahkemede reddedilmiş ama konu “istinaf”a götürülmüştü. Bugün yarın o mahkemeden CHP Kurultayı’nın iptal edildiği kararının çıkacağı iddia ediliyor.
★★★
Durum ortada:
Milyonlarca üyesi bulunan koskoca partilerin kaderi pamuk ipliğine bağlı... Eğer il, ilçe kongrelerindeki eksiklikler yüzünden genel kurulun mutlak butlanı yönünde bir kez bile karar çıkarsa, bu ülkede parti marti kalmaz...
Herkes birbiri hakkında dava açar!
Biri dışında...
O da iktidar partisi! Kimse çıkıp da AKP’nin Büyük Kongresi’nin iptalini isteyemez...
Hiçbir bir mahkeme de bu davayı kabul edemez!
Şimdi sorarım size:
Böyle bir rejme “tek parti rejimi” denmez de ne denir?
İt-kopuk takımı!
Emin Pazarcı, “ülkücü” bir gazeteci... Hayatı sağcı gazetelerde geçti. Dolayısıyla da son on yıldır iktidar destekçisi... Şu anda da yandaş Akşam Gazetesi’nin Ankara Temsilcisi ve yazarı...
Avukat kızı Begüm Ece Pazarcı, Galatasaray’ın son maçına “çakarlı” bir araçla gitmiş... Bunu da sosyal medya hesabından paylaşmış.
Bu paylaşım X’te tepkilere neden olmuş...
Emin Pazarcı hemen kızına sahip çıkmış, eleştirenlere tepki göstermiş:
“Ulan it kopuk takımı... Çakarlı araç mı arıyorsunuz? Kızımda değil, bende var.”
★★★
Sonra ne mi olmuş?
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, Begüm Ece Pazarcı’ya 173 bin 392 lira idari para cezası kesmiş...
Ayrıca aracın sürücüsünün ehliyetine el koymuş ve aracı bir aylığına trafikten men etmiş...
Şimdi... Emin Pazarcı’ya soruyorum:
Kızın suçlu olmasa, çakarlı aracı kullandığı kesinleşmese, bu cezalar niye kesilsin?
Suçlu belli olduğuna göre... Bu durumda “it-kopuk” kim oluyor?
GÜNÜN SORUSU
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek de oğlu gibi savcılığa etkin pişmanlık başvurusunda bulunmuş... Böcek bu kapsamda tam 8 saat 25 dakika süren yeni bir ifade vermiş... Soru belli...
Neler söylediğini; yayınlanması yasak olduğu halde bugün-yarın yandaş medyanın manşetlerinde görürsek çok mu şaşırırız?