Pek çoğumuz için yatak odasının kapısını kilitlemek, cinselliğin mahremiyetini sağlamaya yeterli gibi görünür. Oysa gerçek mahremiyet bundan çok daha fazlasıdır.

Yaşadığımız sorunu nasıl aşabiliriz?
SORU:
Bir yıldır evliyim, 32 yaşındayım, eşimle bir türlü anlaşamadığımız bir konu var. Eşim dışarıda ne varsa yatak odamıza taşıyor, sanki kameralar önünde evcilik oynuyor gibiyiz. Cinsellikten başka her şey var, bunu nasıl aşarız? H.R./Kütahya
CEVAP:
Mahremiyet; iki insanın baş başayken dış dünyanın tüm rollerinden, yargılarından ve beklentilerinden sıyrılıp sadece birbirlerine güvenebilmesidir. Kapı kilitli olsa bile kişinin zihni dışarıdaki sorunlarla, sosyal medyanın kusursuz beden algısıyla ya da performans kaygısıyla meşgul ise, orada gerçek bir mahremiyetten söz edemeyiz. Bu sınırları yeniden inşa etmek ve korumak için ilk çözüm, yatak odasını dış dünyadan tamamen arındırmaktır. Teknolojik cihazları ve günlük sorunları yatak odasının dışında bırakarak, cinselliği bir performans sınavı gibi görmeyi bırakıp anın tadını çıkarmaya odaklanmak gerekir. En önemlisi de, partnerle fantezileri, korkuları ve arzuları, yargılanma endişesi taşımadan, açıkça konuşabilecek bir güven iklimi yaratmaktır.