Maça gidenler bilir; tribündekiler birbirlerini coşturmak için sevmedikleri takımın adını söyleyerek taraftarlarını zıplamaya davet ederler:
“Zıpla, zıpla, zıplamayan Fenerli...”
“Zıpla, zıpla, zıplamayan Cimbomlu...”
Bu tezahürat CHP mitinglerinde, “Zıplamayan Tayyipçi”ye dönüştü.
Gençler başlıyor bağırmaya, “Zıpla, zıpla, zıplamayan Tayyipçi...”
İnanmayacaksınız ama o meydana bastonla gelen yaşlılar, sakatlar bile, yanlış anlaşılma korkusuyla hoplamaya zıplamaya başlıyor!
★★★
Kendisine Lvbel C5 kod adını (!) veren bir rapçi çocuk varmış...
Yaşları 13 ile 29 arasında değişen Z kuşağı arasında o kadar meşhurmuş ki konserleri dolup taşıyormuş...
Bu şarkıcı izleyenleri coşturmak için sık sık bağırıyormuş:
“Zıplamayaaaaan kalmaaasııın!”
Geçenlerde yine bir konser vermiş ve yine aynı cümleye kurmuş:
“Zıplamayaaaaan kalmaaasııın!”
Z kuşağının asi gençleri fırsatı kaçırır mı?
Bu çağrıya zıplayarak ve “Zıpla, zıpla, zıplamayan Tayyipçi” diyerek katılmışlar...
Lvbel C5 de bu anlarda “Zıplamayan kalmasın” diyerek kitleyi daha da hareketlendirmiş...
★★★
Görüntülerin internette kısa sürede hızla yayılmasının ardından, ilk tepki AKP Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş’ten gelmiş... İbiş, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden konser videosunu alıntılayarak oldukça çirkin ifadeler kullanmış:
“Siz havlamanıza devam edin. Biz, sizi daha çok zıplatacağız.”
★★★
Çok ayıp!
Buna siyasi tahammülsüzlük ve terbiyesizlik denir!
Neredeyse doğdukları günden bu yana aynı kişi tarafından yönetilen gençlerin şiddet içermeyen bu protestosu neden “havlama” olsun?
AKP’nin 16 Haziran 2013’teki mitinginde, “Erdoğan’ın g.tünün kılıyım” diyen teyzeyi alkışlayanlar, elbette bu çocukların zıplamasını hoşgörüyle karşılayamaz!
Bırakın gençleri istedikleri gibi zıplasınlar, eğlensinler...
Eğer bunu bile çok görüp hakaret etmeye devam ederseniz; yaşlısıyla, genciyle milyonlarca insanı zıplatırsanız...
İşte; asıl “zıplamayı” da... O zaman görürsünüz...
Canım öğretmenim!
Öğretmen cinayetleri birbirini izliyor... İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki bir okulda görev yapan öğretmen Fatma Nur Çelik’in bir öğrenci tarafından öldürülmesinin üzerinden daha bir buçuk ay bile geçmedi.
Son olarak da Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki bir lisede aralarında öğretmen ve öğrencilerin de bulunduğu 16 kişi, eski bir öğrencinin açtığı ateşle yaralandı. Aynı çılgınlık dün de Kahramanmaraş’taki bir okulda yaşandı ve ilk gelen bilgiye göre dokuz kişi öldü.
★★★
Bu saldırılar üzerine öğretmenler dün birçok okulda iş bıraktı.
Ankara’daki öğretmenler ise Milli Eğitim Bakanlığı’nın önüne kadar yürüyerek, okullarda hiçbir güvenlik önlemi aldırmayan Milli Eğitim Bakanı’nı istifaya davet etti...
Canım öğretmenim...
Ne kadar temiz, ne kadar güzelsin!
Allah aşkına, şu tek adam sisteminde istifa eden bir tek AKP’li siyasetçi gördünüz mü ki Milli Eğitim Bakanı’nın istifa etmesini umuyorsunuz?
Onlar istifa etmezler... “Görevden affedilirler...”
Çare mi?
O kadar belli ki... Hepimiz o günün gelmesini bekliyoruz!
Ben senin bildiğin...
DEM Parti, önceki gün asgari ücretlilere yönelik araştırma bir önergesi vermiş... DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu kürsüye çıkıp önergeyi savunmaya ve iktidarı eleştirmeye başlamış.
AKP Kars Milletvekili Adem Çalkın da oturduğu yerden bağırarak “Hadsizlik yapma, terbiyesiz” diye bağırmış...
Kezban Hanım bu sözlere yanıt vermiş:
“Sensin terbiyesiz. Sen kimsin bana ‘Terbiyesiz’ diyorsun? Ne bağırıyorsun oradan be? Bağıramazsın bir kadına bu şekilde sen. Ben senin bildiğin kadınlara da benzemem...”
★★★
Üsluba bakın; tam mahalle ağzı... Bir tek birbirlerine, “Oraya gelirsem ağzını caaaartt diye yırtarım” demedikleri kalmış...
Biri AKP’li, diğeri DEM’li...
Bunlar mı ele ele verip “milli birliği ve kardeşliği sağlayacak?”
Daha birbirlerinin konuşmasına tahammül edemiyorlar, her fırsatta tekme tokat birbirlerine giriyorlar...
Bir de kalkmışlar terörü bitireceklerini söyleyip “barış güvercinliğine” soyunuyorlar!
Kimse boş yere umutlanmasın; bunlar bir araya gelip “cacık” bile yapamaz...
GÜNÜN SORUSU
Eski Başsavcı, yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Gülistan Doku” soruşturmasıyla ilgili olarak bir açıklama yaptı. “Başsavcımız bana geldi, delilleri topladığını söyledi” dedi. Sorum kendisine:
Ülke genelindeki yüzlerce başsavcının hepsi, yürüttükleri on binlerce soruşturma hakkında size bilgi mi veriyor? Sizin Adalet Bakanı olarak soruşturmalar hakkında bilgi almanız, yargı bağımsızlığına gölge düşürmez mi?