Özgür Özel kendisine, “Yeni parti kurmayın. CHP içinde mücadeleye devam edin” diyen Butlan Kemal’e dünkü grup toplantısında tarihi bir rest çekti:

İki milyon üyeyle bir seçim yapalım. Eğer onlardan yüzde 90’ın altında oy alırsam, siyasete bırakacağım.”

Kemal Bey, bu resti görür mü?

Kesinlikle göremez...

Çünkü artık sevilmediğini, istenmediğini bizim kadar o da çok iyi biliyor.

Peki; neden CHP’yi bölmekte, karıştırmakta, zayıflatmakta ısrar ediyor?

Çünkü görevi bu...

CHP’yi iktidar yaptırmamak!

★★★

Kim, ne kadar farkında bilmem ama Halkçı Kemal gitti, TESEV’ci Kemal geri geldi.

Nedir bu TESEV?

Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı...

Finansörü ve fikir babası, bütün ülkelerde “renkli devrimler”i destekleyen ünlü spekülatör George Soros...

Halk hareketlerini destekler gibi görünür ama asıl amacı ABD’nin çıkarlarına hizmet etmektir.

Kemal Bey işte bu kuruluşun kurucu üyesi...

Bu üyeliği hiçbir zaman inkar etmedi; her gündeme geldiğinde “Bir sivil toplum kuruluşunda görev yapmanın sakıncası ne?” diye sordu.

Soros’u gizledi...

Onun gerçek amaçlarını bir kez bile ağzına almadı.

Ayrıca Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği gibi kuruluşlara üye olmaktansa “liberalizmi destekleme” maskesi altında emperyalizme hizmet eden bu kuruluşta görev almayı kabul etti.

★★★

İşte; Kemal Bey, CHP Genel Başkanlığı’nı kaybettiği günden beri yeniden Sorosçu Kemal!

Yeni ABD’nin hizmetinde!

Peki; ABD, Özgür Özel’in ve arkadaşlarının yönettiği bir Türkiye’yi ister mi?

Hayır...

★★★

İşte; bu yüzden Kemal Bey, Özgür Özel’in önerisini asla kabul etmez!

Onu oyalayabildiği kadar oyalar...

Sonra da tarihin en derin mezarlığına gömülür!

Sonsuza kadar da “Hain” olarak anılır.

Bunu, kibar ve centilmen Özgür Özel bile önleyemez!

Sen de arınsana!

Tutuklanan belediye başkanlarını peşinen suçlu ilan eden, “Arınsınlar da gelsinler” diyen Butlan Kemal Bey, genel başkanlığı kaybettikten sonra Ankara’da bir ofis tutmuştu.

İşte; o ofisin kira, araç ve koruma giderlerini işadamı Nafer Capar’ın karşıladığı iddia ediliyor.

Kemal Bey isim vermemiş ama bu masrafların kendisine yakın bir işadamı tarafından karşılandığını doğrulamış..

Nafer Capar ismini ise, CHP’ye yakınlığıyla bilinen meslektaşım Şaban Sevinç yazdı.

Kim bu arkadaş?

Kemal Bey’in Genel Başkanlığı döneminde CHP’nin açtığı tüm organizasyon, miting düzenleme, iletişim işleri ihalelerini kazanan kişi...

Sadece 2023 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde yapılan mitinglerin sahne düzenlemeleri için 13.6 milyon dolar almış...

Kılıçdaroğlu’nun kaybettiği Kurultay’ın salon organizasyonu için de 1.8 milyon dolarlık fatura kesmiş...

Toplayın bu ihalelerinin hepsini, bugünkü kurla 723 milyon liraya denk geliyor.

★★★

Kemal Bey’e soruyorum:

Nafer Bey’in tüm masraflarınızı ödemesini neden ve ne karşılığında kabul ettiniz?

Kısacası herkesten önce sizin “aklanmanız” gerekmiyor mu?

‘Evde yokuz!’

Butlan Kemal Bey ilk önce cezaevindeki Selahattin Demirtaş tarafından reddedildi..

Sonra komedyen Deniz Göktaş gözaltındayken Gürsel Tekin’in kolunda Çağlayan Adliyesi’ne gitti. Deniz haber gönderdi:

“Görüşmek istemiyorum.”

Buna rağmen yanına ulaştı, “Bir isteğin var mı?” diye sordu.

Deniz’in yanıtı, “CHP’yi salın” oldu.

Şimdi de... Şair Ahmet Telli’nin ailesi, taziye ziyaretinde bulunmak isteyen Kemal Bey’i reddetti.

★★★

Çok merak ediyorum... Çaldığı her kapıdan “Evde yokuz” sesi yükseldikçe, birazcık olsun utanmıyor mu?

Ahmet’in sevinci!

Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, AHBAP’a yönelik soruşturmadan çok mutlu olmuş...

Sevinç içinde kaleme aldığı yazısında Haluk Levent’e güvenenleri kast ederek, “İktidara olan nefretiniz, bir kumarbaz tarafından dolandırılacak kadar yüksek olmasın” diye ahkam kesmiş!

Eyvallah...

Biz kötülük nedir bilmeyen, hayatı boyunca kimseye kazık atmamış, satılmak nedir öğrenmemiş insanlarız...

Bu yüzden “vatan-millet” diyen, elini taşın altına koyan kim varsa inanırız...

Sonra yanıldığımız ortaya çıkar mı; çıkar...

Kandırıldığımızı görür müyüz; görürüz...

Ama bu bizim değil, kandıranların ayıbıdır...

★★★

Peki; sen Ahmet Hakan...

Ben de sana, “İktidara olan ve tamamen maddi nedenlere dayanan hayranlığın, kendini seve seve kullandıracak kadar yüksek olmasın” desem... Yanıtın ne olur?

Biz, en kötü ihtimalle “kandırılırız” ama asla kandırmayız Ahmet Hakan...

Sen ise kandırırsın...

Şimdi söyle... Hangimiz daha onurluyuz?

GÜNÜN SORUSU

Sorum AHBAP’ın paralarıyla bahis oynadığı Haluk Levent’e:

Sana inanan ve güvenen herkesi mahvettiğinin farkında mısın?