YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, kamuoyunda tartışılan fon krizine ilişkin açıklamalarda bulundu. Emre, aralarında bakan, eski bakan, milletvekili ve bakan yardımcılarının da bulunduğu bazı isimlerin fonlardan hisse alarak yüksek miktarda para çektiğini öne sürerken, yetkili kurumlara iddiaları araştırma ve kamuoyunu bilgilendirme çağrısı yaptı.
21 Eylül'de yaptığı açıklamayı hatırlatan Emre, 21 Eylül'de yaptığı açıklamayı hatırlatan Emre, "Gelen bilgiler doğrultusunda operasyonun içerisinde, merkezinde AKP'nin bulunduğu, bakan, eski bakan, milletvekili, bakan yardımcılarının fonlardan hisse alarak, yüklü miktarda para çekerek ayrıldığını belirterek, yetkili kurumları bunları açıklamaya davet ettik. Ellerinde her türlü bilgi olmasına rağmen, biz paylaşana kadar asla ve asla birlikte görev yaptıkları kimseye dokunmadılar. Ne zaman ki biz Fatma Betül Kaya Sayan ve eşiyle ilgili durumu delilleriyle birlikte ortaya koyduk, sonrasında görevden af gibi açıklamaları gördük" ifadelerini kullandı.
"BUYURUN İSİMLERİ SİZ AÇIKLAYIN"
İktidarın soruşturmayla ilgili kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini savunan Emre, ellerindeki bilgilerin yetkililerin sahip olduğu bilgilerden daha sınırlı olduğunu söyledi.
Emre, iktidara yönelik çağrısında şu ifadeleri kullandı:
“Bizim elimizde olan bilgilerden daha fazlası sizde var. Kimin neler yaptığını gayet iyi biliyorsunuz, buyurun açıklayın. Madem ki şeffaflıktan yanasınız, biz bu açıklamayı yapmamışız da siz tespit etmiş gibi açıklamalar yaptınız, o zaman kapatmayın. İçinizde bulunan insanların adları bu soruşturmalarda geçmektedir. Ama bize bırakmayın, siz açıklayın. Önümüzdeki günlerde ulaştığımız isimlerle ilgili delilleri topladığımızda açıklamayı yaparız. Ama buyurun siz yapın.”
HAYRETTİN KOÇ HAKKINDA İDDİA
Bazı kişilerin doğrudan kendi adlarına, bazılarının ise aracılar kullanarak işlem yaptığını belirten Emre, daha önce milletvekili soru önergelerinde ve CHP'li Deniz Yavuzyılmaz'ın açıklamalarında adı geçen Hayrettin Koç'u da gündeme getirdi.
Emre, Koç hakkında “yüklü miktarda işlemler yapıldığı” yönünde bir iddia bulunduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Özellikle bir isim son dönemde, gerek bir milletvekilinin soru önergesinde, gerek milletvekilimiz Deniz Yavuzyılmaz'ın daha önceki açıklamasında belirtilen Hayrettin Koç. Bu ismin adına yüklü miktarda işlemler yapıldığı iddiası var. Bu iddiaların doğruluğu yanlışlığını araştırmak basittir. Bu ismin çantacılık yapıp yapmadığı belli olur.”
KAYA HAKKINDAKİ İDDİALARA "ETKİN PİŞMANLIK" YANITI
Emre, Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya hakkında gündeme getirilen fon işlemleriyle ilgili iddialara da değindi. Kaya'nın parayı iade ettiğine yönelik iddiaları hatırlatan Emre, SPK mevzuatındaki etkin pişmanlık hükümlerine işaret etti:
“Eğer sizin hakkınızda böyle bir suç duyurusu yapıldığı zaman, bunu kabul ediyorsanız, SPK kanunu açıktır. Etkin pişmanlıktan yararlanması için elde ettiği ya da sebep olduğu menfaatin iki katını Hazine'ye yatırır der. Bizim ifade ettiğimiz şekilde bu yapıldıysa burada kanun açık. Fatma Betül hanımla ilgili aynı işlemi yapmak zorundasınız. AYM önünde Ali Şekeroğlu'nun geçinemediği için canına kıydığı ortadayken, böyle bir ortamda karşılaştığımız yolsuzluklarla ilgili herkesin üzerine gidilmesi lazım. Biz çaba gösteriyoruz ama demokratik bir hukuk devletinde bu iş siyasi partilere düşmez, hukuka düşer.”
BDDK VE BORSA İSTANBUL YÖNETİCİLERİ İÇİN İNCELEME ÇAĞRISI
Fon krizinde yalnızca belirli kişi ve şirketlerin değil, ilgili kamu kurumlarındaki yöneticilerin de incelenmesi gerektiğini savunan Emre, BDDK ve Borsa İstanbul yönetimlerinin araştırılmasını istedi.
Emre, “Büyük vurgun küçük yatırımcıların üzerine yıkılmışken, SPK'da işbirliği içinde olan ve gözetim yükümlülüğünü gerçekleştirmeyen, BDDK ve Borsa İstanbul'un yönetimlerinde yer alanların incelenmesi gerekiyor” dedi.
"4 MİLYAR LİRADAN FAZLA TRANSFER YAPILDIĞI ANLAŞILMAKTADIR"
Yurt dışına para çıkarıldığı yönündeki iddiaları da gündeme getiren Emre, Pusula yöneticilerinin hesaplarından İsviçre'deki bankalara 4 milyar liranın üzerinde transfer yapıldığını öne sürdü.
Emre, paranın izinin sürülmesi ve gerekli durumlarda varlıkların dondurulması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Bir diğer nokta yurt dışına kaçırılan paralar. Pusula yöneticilerinin hesaplarından İsviçre'deki bankalara 4 milyar liranın üzerinde transfer gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Yetkililerin elini çabuk tutması lazım. Hızlı tespit ve dondurma işlemi... Ceza kanunun çok açıktır. Yabancı ülkelerden banka kayıtları, şirket bilgileri istenebiliyor. Dünya Bankası ve BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi ile bir anlaşma var. Paranın çıkarıldığı ülkede paraya el konulması mümkün. Hemen hızlı harekete geçip paranın izini bulup varlıklara el konuması ve bu paranın Türkiye'ye gelmesi lazım.”
"AÇIKLAYAMIYORSANIZ, BİZ TESPİTLERİMİZİ PAYLAŞACAĞIZ"
Bazı isimlerin birbirlerini ihbar ettiğini de iddia eden Emre, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“İkincisi birbirlerini yiyorlar. Birbirlerini ihbar ediyorlar. Bizim tarafımızdan bir isim dile getirildiğinde o birçok açıdan kontrol edilmiş ve işlem yapılmadığı için açıklanmak durumunda kalınmıştır. Burada yapılması gereken ayrım yapılmadan, şeffafça isimlerin açıklanması... Bakanlık, bakan yardımcılığı, milletvekilliği yapmış isimler var. Bunları açıklayın. Açıklayamıyoruz diyorsanız, fon dolandırıcılığı karşısında biz kendi tespitlerimizi yapıp paylaşacağız.
"YÜZDE 100 EMİN OLDUKTAN SONRA AÇIKLAYACAĞIZ"
İsimler var, yüzde 100 emin olduktan, birkaç yerden teyit aldıktan sonra açıklayacağız. Ama burada bir algı oluşturulmaya çalışıyor. Biz söylemeden gündeme gelmeyecekti. O nedenle diyorum, bizim söylememizi beklemeyin. Bizim önümüzde gelen bilgilerin yetkililerin önüne olmaması gibi bir şey olabilir mi? Korunan, üzerine gidilmeyen isimler var. İktidar bunu yapsın, açıklasın. Fatma Betül hanımla ilgili bir açıklama yapmamış olsaydık, hakikaten iktidar yetkililerinin hiçbir haberi olmamış mı olacaktı? Hayır. Demek ki o ana kadar korunuyordu. Bizim tespitimiz, ortada bir örgütlü suç olduğu. Kamu yetkisine sahip olanların vatandaşları dolandırdığı bir sorunla karşı karşıyayız.
"500 BİNE YAKIN İNSAN MAĞDUR OLDU"
500 bine yakın insan mağdur olmuş. Bu insanlara ödemelerin başlaması lazım. Buradaki soygun dönüp de kamunun üzerine yıkılamaz. Millet dolandırılmış bunu millet ödeyemez. Bunun dolandırıcılığa sebep olanların mal varlığıyla karşılanması lazım. Dünyadaki örneklerini inceledik. Bu yapılabilir.”