Gürkan Hacır
8 Mart 2021

Türkiye, Mısır Takıntısından Kurtuluyor!


Mısır, bir ihale açtı.

Doğu Akdeniz’de hidrokarbon arama ihalesi.

Ve bu ihaleyi de Türkiye’nin Akdeniz’de ilan ettiği sınırlara göre yaptı.

Yani bizim Mavi Vatan sınırlarını Akdeniz’de tanıyan ikinci ülke Mısır oldu.

İyi mi?

★★★

Milli Savunma Bakanı Hulusi Paşa “Bu çok önemli bir gelişme… Bunun devam etmesini bekliyoruz. Mısır ile bizim tarihsel, kültürel birçok ortak değerimiz var. Bunların aktive olmasıyla önümüzdeki günlerde farklı gelişmeler olabilir diye değerlendiriyoruz” dedi.

Hulusi Akar

★★★

Daha önce de Mevlüt Çavuşoğlu, Mısır’la İstihbaratçılar düzeyinde görüşmelerin başladığını söylemişti.

★★★

Hele şükür…

Biz niye Mısır’la düşman olalım?

Yeterince düşmanımız yok mu?

★★★

Diplomasinin en temel kuralıdır.

Devletlerin dostlukları olmaz, çıkarları olur…

Merak eden 2. Dünya Savaşı yıllarımızı okur.

Öğlen İngiliz Büyükelçisi’yle toplantı yapıp akşam Almanya Elçisi Von Papen’le yemek yiyen bizim devlet adamlarımızdı.

İsmet Paşa ve Şükrü Saracoğlu her gün yeni bir oyun kuruyorlardı. Böylelikle 2. Dünya Savaşı belasından bizi uzak tutmayı başardılar.

★★★

Peki biz Mısır’la neden bu hale geldik.

★★★

Her şey bir takıntıyla başladı.

İhvan-ı müslim yani Müslüman Kardeşler Mısır’da iktidara geldiğinde ortalık güllük gülistanlıktı.

Hatta o kadar öyle ki; Abdülfettah Sisi’yi, bizim Reis Dolmabahçe’de kabul etmişti.

Ne zaman ki Sisi, Müslüman Kardeşler’i darbeyle indirdi.

Bizim de aramızda bozuldu.

Ama öyle böyle değil!

Selamı sabahı kestik.

Büyükelçimizi çektik.

BM toplantısında Sisi’nin konuştuğunu görünce salona girmedik.

Yemek masasında Sisi oturunca yemekten vazgeçtik.

Olduk mu sana kanlı düşman.

★★★

Peki ama neden?

Çünkü Sisi demokratik yolla seçilen birini darbeyle indirmiş.

Çünkü Sisi darbeciymiş.

E sarmaş dolaş kucakladığımız, yere göğe koyamadığımız Sudan’lı El Beşir neciydi?

Kanarya Sevenler Derneği’nin seçimle gelmiş genel başkanı mı?

İsrail’e Elçi Atamasında Küçük Pürüz!

Malum… Mısır’dan başka Büyükelçilik düzeyinde temsil edilmediğimiz bir diğer ülke de İsrail.

İsrail’le de ilişkimiz maslahatgüzar düzeyinde… Ama şimdi Büyükelçi gönderme hazırlığı var. Gidecek büyükelçimizin adı: Ufuk Ulutaş…

Seta’daki çalışmalarıyla bilinen Ulutaş’ın önceden yazdığı İsrail karşıtı yazılar dolayısıyla İsrail’den onay alamadığı konuşuluyor, fısıltı gazetesinde…

3 Kitap Birden

Aynı anda birden fazla kitap okumayı severim.

Ondan ona… Ondan ona…

Zihni berraklığımı böylelikle korurum.

Bu hafta da elimdeki üç (yeni) kitabı sizinle paylaşmak istedim.

Kelime Ata – Kızıldan Yeşile

 Yerel tarih kitapları oldum bittim dikkatimi çekmiştir. Kelime Ata’nın yeni kitabı Kızıldan Yeşile de böyle bir yerel tarih kitabı. Sivas’ın politik tarihine mercek tutarken Alevi tarihine bakıyor.

Sivas’ın belediye başkanının 1980’e kadar hep CHP’den seçildiğini ama darbeden sonra Belediye’yi merkez sağ ve giderek de siyasal İslamcılar’ın nasıl ele kazandığını örneklerle anlatıyor.

Kelime Hanım’ı ‘Aleviliğin siyasi tarihi’ çalışmalarından tanıyorum. Alevi canların ilk siyasi parti girişimi Türkiye Birlik Partisi’ni de ilk o kaleme almıştı. Harika bir kitaptı. Unutmam.

Özlem Özdemir – Afet

Gazeteci arkadaşımız Özlem Özdemir tarihimizdeki önemli kadınların hayatına mercek tutmaya devam ediyor. Bu kez Ata’mızın manevi kızı Afet İnan’ı kaleme almış. Hep tartışılan hep suçlanan ama hayatı eni konu bilinmeyen Afet Hanım’ı çok akıcı bir dille yazmış. Tek solukta okudum.

Meraklısına not: Afet Hanım’ın o çok tartışılan doktora tezinin ayrıntıları da kitapta var.

Yunus Emre – Herkes İçin Demokrasi

Yunus Emre CHP milletvekili… CHP’nin eli kalem tutan vekillerinden… Önceki kitaplarını da ilgiyle okumuştum. Özellikle ‘CHP –  Sosyal Demokrasi Ve Sol’ kitabı bence halen tektir. Tavsiye ederim.

‘Herkes için Demokrasi’ kitabını da beğendim. Özellikle şu çok tartışılan soruya cevap arıyor Yunus Emre…

Sahi… Nedir şu ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem?’ dedikleri…

Yazarlar

Türkiye, Mısır Takıntısından Kurtuluyor!
Gürkan Hacır