İki yıla yakın süredir siyasetin transfer piyasasına ilişkin kulis yazıları yazıyor, somutlaştıkça hatırlatmaya devam ediyorum. Şu ana dek 7 milletvekili ve 15 belediye başkanını bölgesiyle, kalanını ise ideolojik mahallesiyle tarif ederek önden duyurmuştum. Hepsi doğrulandı.
Son transferlerin de işaretini aylar önce vermiş, iktidar partisine geçişlerin bitmediğini eklemiştim.
17 Eylül 2025’te şöyle yazmıştım:
“Geçmişte ‘Ege Bölgesi’ne dikkat’ diyenlerden duyup yazdığım ve Çerçioğlu örneğini yaşadığımız gibi... Aynı kaynaklar şimdilerde ‘Akdeniz Bölgesi hareketli, bakmak lazım’ derler. Hatta bir kulis daha vereyim; yeni transferlerden sonra odak CHP’den biraz uzaklaşacak.”
Akdeniz kulisi aylar sonra doğrulandı, CHP’den istifa eden Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır AK Parti’ye geçiyor.
Hem de odağın sonra CHP’den DEVA’ya kayması tescillendi... DEVA’nın Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu da iktidar partisine yolculuğunu açıkladı.
Karatutlu CHP Kahramanmaraş listesinde ikinci sırada yer almış ve seçilmişti bir DEVA’lı olarak...
Onun arkasında 3.sırada yer bularak seçilemeyen CHP’li Mehmet Bağlar’a ulaştım, ne düşündüğünü sordum...
“Sonuçta ittifak yapılmış, parti içerisine gelmişlerdi. Daha önce AK Parti’den ayrılıp parti kurmuş kişiler zaten” yorumuyla başladı sözlerine... Ancak tepkili değildi. Şöyle devam etti:
“Sürecin akışıyla ilgili doğal buluyorum... O zamanın şartları için öyle yapılmıştı, sonuçlarıyla da seçim sonucunda yüzleştik zaten. Şimdi gitmesi de normal... Şimdi kalkıp o zaman öyle olsaydı, böyle olsaydı demek doğru değil.”
Hatırlarsınız...
Daha önce de seçimde Ankara 1. bölge 6. sıradan milletvekili adayı olacakken yeri Gelecek Partili Nedim Yamalı’ya verilen CHP’li Deniz Çakır ile konuşmuş ve Yamalı’nın sonradan AK Parti’ye katılmasına dair “Büyük üzüntü duydum. O dönem için verdiğimiz mücadelenin ve yaptığımız itirazların haklılığını görüyorum. 2023 Mayıs sonrası tartışılan duygusal kopuşun gerekçesinden biri bu tercihlerdi” yorumunu almıştım...
Çakır tepkiliydi, Bağlar ise benzer tepkiden uzak bir profil sergiledi özetle...
Bu arada yine okurlar sormadan yazalım...
AK Parti’ye katılımlar da sürecek, transferler de...Yine bitmedi.
Buna dair hatırlatmayı da yeni yılın ilk yazısında yapmıştım aslında:
“Yeni dönemde amaçlanan biraz da stratejik olarak şöyle: “Bu AK Parti’nin son dönemi değil” vurgusunu görünür kılmak için, iktidarın çekim merkezi olarak kaldığını betimleyecek yeni transfer hedefleri. Seçime kadar anketleri, yeni transferleri ve ittifak girişimlerini konuşmaya devam edeceğimiz çok net. Siyaset dışı figür ve aktörler de bu stratejide yer bulabilir, yakın gelecekte bu da sürpriz olmaz.”
KÖŞENİN GÖZÜ

Transferlerden bu kadar söz etmişken...
Biraz ilk transferleri hatırlayalım. Mesele Erkan Mumcu.
31 Ağustos 2002.
İlk kez iktidara gelinen Kasım seçimlerine geri sayımın hızlandığı günler...
AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan ile Erkan Mumcu, partinin Okmeydanı’ndaki yeni il binasının açılışını birlikte yapmışlardı. Erkan Mumcu’yla birlikte ANAP’tan istifa eden diğer iki isim, Muğla Milletvekili Hasan Özyer ve Malatya Milletvekili Miraç Akdoğan’ın yanısıra, dönemin Türk-Amerikan Dernekleri Federasyonu Başkanı Egemen Bağış da AK Parti’ye katılmıştı.
Sonra geri dönüşler ve istifalar da olmadı değil...
KÖŞENİN SÖZÜ
“Öfke yarına ertelenebilecek tek şeydir.” - Çek atasözü.