Günlerdir alıntılarla ve hatırlatmalarla dolu bir yazı dizisini sürdürüyorum. Siyasetin, transferlerin, kulislerin, sınırın, sınır ötesinin ve sürecin geçmişini, bugününü ve yarınını yazmaktı
amacım. 

Aldığım kulisler, gördüğüm analizler ve yaptığım arşiv çalışmalarından ortaya çıkan manzara bugünü ilmek ilmek ördü.

Peki daha sonrası?

Yine hatırlatarak başlayalım. 

2 Ocak 2025 tarihli ve “Siyasette yeniden değerleme yılı” başlıklı yazıda şu iddia listesini paylaşmıştım:

“2025 bir eşik daha atlatacak. Siyasetin de bir hedeflenen enflasyonu bir de yeniden değerleme oranı var. Hedeflenen siyasi enflasyon belli oldu: 

1- Yerel seçim sonuçlarının unutulmaya yüz tutması. 

2- Suriye’deki gelişmelerin iç siyasette tuttuğu alan. 

3- İmralı çağrısından belki de “yeni
anayasa/yine
adaylık” masasına uzanan patika.”

İlk sıradaki için büyük tepki almış ve yerel seçim sonuçlarının unutulmasının mümkün olmayacağı söylenmişti. Bugünkü gündem ne hatırlatmaya müsaade ediyor ne de yerel seçimin kazananları dışarıda. Bu yazı yazıldıktan iki ay sonra Ekrem İmamoğlu’nun da tutuklanması ile
CHP’nin yerel seçim
zaferi öyle ya da böyle artık yargı gündeminin arkasına itildi.

İkinci sıra... Şu anda sahada ve masada kazanan dış politika vurgusuyla neler olup bittiğini görüyoruz.
İçeriye yansımalarını da ölçüp biçmeye başladı anketler. Beklendiği gibi siyasete etkisi oldu, dahası da olacak. Sürecin çerçevesi bile en görünür haliyle son bir haftada tamamen Suriye’de yaşananlar ekseninde çizildi.

Kaldı üçüncü sıra... İmralı çağrısından “yeni anayasa” masasına uzanan patika için geri sayım sürüyor. Öncesinde sürecin netleşmesi,
DEM Parti’nin yol tercihinin anlaşılması ve kabine değişikliğine dair iddiaların somutlaşması gerekiyor.

Çok daha fazlasını konuşacağız. 

2 Ocak 2025 tarihli yazıda belirttiğim gibi; 2025 siyasette yeniden değerleme oranlarının belirleneceği yıldı, belirlendi, uygulandı.

Siyaset artık yeni çizgilerle saflarını tuttu, Cumhur İttifakı’nda 
AK Parti-MHP liderlerinin son görüşmesinde zaten bilinen yol haritasında ayrıntılar konuşuldu. 

Şimdi dış politikada Türkiye’nin lehine gelişmeleri takiben iç adımlar göreceğiz. O adımlar da 2027’de gidileceği düşünülen sandığın aslında
2026’da nasıl hazırlandığını ortaya koyacak.

Birileri hep izler, birileri sürekli adım atar, etkisini izleyenler yaşar.

KÖŞENİN GÖZÜ

Yeni dönemde Erdoğan-Bahçeli zirvelerinin sıklaşması ihtimal dahilinde. Bunların kimileri basından habersiz ve/veya telefon ile gerçekleşebilir. 

İlk ev ziyaretini hatırlatalım...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın yeni binasında incelemede bulunduktan sonra MHP lideri Bahçeli’yi 31 Temmuz 2019’da evinde ziyaret etmişti. Bu Erdoğan’ın bir siyasi parti temsilcisinin evine ilk kez ziyarete gitmesi olarak tarihe geçmişti.

Verilen fotoğraf da kimi analizlere konu olmuştu.

Fotoğrafta en dikkat çekici ayrıntı, Bahçeli’nin terasında çekildiği öğrenilen fotoğrafın iki uluyan bozkurt heykeli
arasında ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından da resmi sitede paylaşılmış olmasıydı.

Yeni dönemde verilen fotoğraflar ve yapılan kısa açıklamalarda gönderme yapılan kimi simgelere daha çok odaklanacağız.

KÖŞENİN SÖZÜ

“Yolu biliyorsan bile bir daha sor.” - Kore atasözü.