Ahmet TAKAN
5 Eylül 2020

TPAO ile BOTAŞ yabancılara mı gidiyor?..


AKP iktidarlarının özelleştirme konusunda kabarık bir sabıka dosyası var!.. İktidarın sicilinde “özelleştirme” demek yabancılara karşılıksız kıyak, yandaşlara peşkeş demek…

Karadeniz’de doğal gaz “müjde”sinden sonra sıra Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve Boru Hatlarıyla Taşımacılık A.Ş.’ye (BOTAŞ) geldi herhalde. Gidişat onu gösteriyor!..

CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Baş Danışmanı Erdoğan Toprak, uyarıyor. Toprak, “Karadeniz’de keşfedildiği açıklanan 320 milyar metreküplük doğal gaz rezervinin ekonomik değere dönüştürülmesi, gazın çıkartılarak, üretilerek boru hatları ya da sıvılaştırma yoluyla kullanıma sunulması oldukça ciddi bir süreyi ve yüklü miktarda bir finansmanı gerektirmektedir. Mevcut koşullarda yurt dışından sermaye çekemeyen mevcut yabancı sermayenin de çıkışta olduğu Türkiye’nin en az 5-9 milyar dolar arasında tahmin edilen yatırım tutarını kısa sürede karşılaması ya da yurt dışından uygun koşullu döviz finansmanı sağlaması oldukça güç görünmektedir” diyor. Erdoğan Toprak’ın tespitlerine kulak vermek lazım;

“-İktidar ve ekonomi yönetimi bugünkü piyasa fiyatlarından parasal tutarının 45-65 milyar dolar olduğunu ifade ettikleri bu gazın 2023’e kadar nasıl ve hangi yatırımla kullanıma sunulacağı sorularını karşılıksız bırakmaktadır.

-Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın katıldığı bir televizyon programında söyledikleri iktidarın önündeki finansman modelinin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve Boru Hatlarıyla Taşımacılık A.Ş.’nin (BOTAŞ) özelleştirilmesi olacağını işaret etmektedir.

-Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş sonrasında Türkiye Varlık Fonu’na (TVF) devredilmiş durumdaki TPAO ve BOTAŞ’ın özelleştirme yoluyla hisselerinin satılacağı, buradan elde edilmesi öngörülen gelirle de Karadeniz’deki gazın çıkarılması için gerekli finansmanın sağlanmasının  beklendiği anlaşılmaktadır.

-Ancak başta Türk Telekom, Seydişehir Alüminyum, elektrik üretim ve dağıtımı, doğal gaz dağıtımı ve benzeri özelleştirmeler dikkate alındığında iktidarın 18 yılda yaklaşık 70 milyar doları bulan kamu varlığını satarak gerçekleştirdiği özelleştirmelerin akıbeti malumdur.

Dolayısıyla iktidarın TPAO ve BOTAŞ’ı halka arz yoluyla yerli ve yabancılara satarak özelleştirme planı bir süre sonra bu hisseleri toplayacak bir takım yerli ve yabancı kuruluşların bu kuruluşların hakim hissedarı konumuna gelmesine tamamı devlete ait bu iki milli enerji kuruluşunun el değiştirmesine yol açacaktır.

-Kaldı ki Cumhurbaşkanı ve Albayrak yönetimindeki TVF’ye devredilmiş bu iki kurum üzerinde anlaşıldığı kadarıyla iktidar kendi keyfi tasarrufunu hayata geçirmek istemektedir. Özelleştirme aynı zamanda sadece halka arz değil blok hisse satışını da içermektedir.

-TT’nin blok satış yoluyla çoğunluk hissesinin Hariri Ailesi’ne devredilmesi gibi muhtemelen TPAO ve BOTAŞ özelleştirmesinde de;

Cumhurbaşkanının yakın dostu Katar Devlet Petrol Gaz Şirketi’ne (QP)

Ya da diğer kardeşim dediği İlham Aliyev’in Azerbaycan Devlet Gaz Şirketi SOCAR’a,

Belki de dostum dediği Putin’in Rusya Doğal Gaz Şirketi Gazprom’a bir kısım altın hissenin, imtiyazlı hissenin blok satışı da söz konusu olabilecektir!

TPAO petrol alanında, BOTAŞ doğal gaz alanında tekel konumunda iken ülkemizin bu en köklü ve eski enerji şirketlerinin içeride ve dışarıda yerli ve yabancı alıcılara hisse arzı yoluyla özelleştirilmesi, Türkiye’nin enerji güvenliğinin risk altına girmesidir!

Erdoğan Toprak, çok tehlikeli  bir riske daha dikkat çekiyor, “BOTAŞ ve TPAO’nun özelleştirilmesi bu kuruluşların tekel imtiyazlarının, ruhsat ve lisanslarının ve sahip oldukları varlıklarının da el değiştirmesi demektir ve çok vahim sonuçlar doğurabilir” diyor. Toprak’ın değerlendirmeleri şöyle devam ediyor;

“- Bakan Albayrak, halka arzda TPAO’nun elindeki petrol ve gaz arama ruhsatlarının, ruhsat sahalarının da önemli değeri olduğunu ifade etmektedir ve bu iki kurumu dünya enerji ligine çıkartmaktan söz etmektedir. O halde böyle bir özelleştirmede TPAO’nun arama-sondaj ruhsat sahaları mal varlığına ve değerinin belirlenmesine dahil edilecekse satın alınan arama ve sondaj gemileri de mal varlığı envanterinde yer alacaktır. Türkiye’de doğalgaz ithal ve dağıtım lisansına, boru hattı taşımacılığı tekeline sahip BOTAŞ’ın bu ayrıcalıklı imtiyazları da halka arz ve özelleştirme esnasında değer tespitine dahil edilecek demektir!

-İktidara yakın müteahhitlere, şirketlere verilen elektrik ve doğalgaz dağıtım lisansları sonrasında özelleşen sistemin ortaya çıkarttığı tablo, en küçük bir ödeme gecikmesinde milyonlarca abonenin elektrik ve doğal gazının kesilmesi, gecikme bedeli, ceza faizi, açma kapama bedeliyle faturaların kabartılmasıdır. Kırsal kesimde yüz binlerce üretici elektrik-doğal gaz faturasını ödeyemediği için sulama yapamamakta, icrayla boğuşmakta, tarlada ürünü yok olmaktadır. Devletin üreticiye yaptığı destekler daha Ziraat Bankası’na yatar yatmaz bloke edilmekte önce özel enerji ve doğal gaz şirketinin alacağı kesilmektedir. TPAO ve BOTAŞ özelleştiğinde ise böyle bir tablo artık bireyler, haneler, köylüler için değil topyekûn Türkiye için söz konusu olacaktır.

Hisse satışı ya da blok hisse yöntemiyle yabancı ellere geçecek enerji kontrolü en hayati ve kritik süreçlerde Türkiye’nin elektriğinin, petrolünün, doğal gazının kesilmekle tehdit edilmesine zemin hazırlayacaktır.”

-Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

TPAO ile BOTAŞ yabancılara mı gidiyor?..
Ahmet TAKAN