Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş bir okula gitmiş ve çocuklarla birlikte, “Kabe’de hacılar Hû der Allah” ilahisini söylemiş...

Sonra da bu görüntüleri sosyal medyada paylaşmış.

Bu hanım, AKP’li tüm bakanlar ve milletvekilleri gibi her fırsatta yerli ve “milli”likten söz ediyor...

Peki; kendisi ne kadar “yerli ve milli?”

Gelin birlikte bakalım:

★★★

7 Kasım 1982’de Belçika’nın Schaerbeek kentinde doğmuş...

Emirdağ asıllı göçmen bir ailenin, üçüncü nesilden torunu. Belçika vatandaşı. Universite libre de Bruxelles’de insan kaynakları mühendisliği okudu.

Sonra siyasete atıldı.
Brüksel Meclisi’nde iki dönem milletvekilliği yaptı.

Başörtülü.

Peki; Belçika’da hangi partinin üyesiydi?
“Hristiyan demokrat çizgisiyle bilinen” CDH’nin...

Ermeni soykırımı iddialarına tepki gösterdiği için partisinden ihraç edildi.

Bu tavrıyla AKP’nin gözüne girdi. Belçika’daki milletvekilliğinin sona ermesinden sadece dört ay sonra da Türkiye’nin Cezayir Büyükelçiliği’ne atandı.

3 Haziran 2023 tarihinden bu yana da Erdoğan’ın kabinesinde bakanlık yapıyor.

Hükümetin sık sık dile getirdiği “yerli ve milli eğitim” sözlerini yürekten destekliyor ama kendi çocuklarını Ankara’daki Charles de Gaulle Fransız Lisesi’nde okutuyor.

★★★

Gelelim çelişkilere...

BirBelçika vatandaşı ama Türkiye’de bakan... Diyelim ki Türkiye ile Belçika arasında savaş çıksa... Acaba ne yapacak, hangi ülkeyi seçecek?

İki: Başörtüsü takan inançlı bir Müslüman ama Hristiyanlığı öne çıkaran bir partinin iki dönem seçilmiş milletvekili... Bir din savaşı çıksa kendisine oy veren Hristiyanların mı yoksa Müslümanların mı yanında olacak?

Üç: Bir Belçika vatandaşı olarak Türk aile yapısı hakkında birinci dereceden sorumlu. Kendisi patates kızartmasıyla midye yiyor; mantı, kebap ve çiğ köfte yiyen insanlara yaşam tarzı modelleri sunuyor.

Dört: Bizim okullarımıza gidip çocuklarla beraber  “Kabe’de hacılar”ı söylüyor ama kendi çocukları Fransız okulunda, Fransız kültürüyle ve terbiyesiyle yetişiyor.

★★★

İyi bir insandır, çalışkandır, falandır, filandır, feşmekandır; eyvallah!

Da...

Ahmet Kaya’nın şarkısındaki gibi:

“Nereden baksan tutarsız”dır!

Belçika’ya gidince kilise...

Türkiye’ye gelince Kabe’de hacılar...

Halkın çocuğuna ilahi, kendi çocuğuna Gilbert Becaud’dan şansonlar!

Bu riya... Bu sahtelik...Bu çelişkiler...

Aklımızı, beynimizi oyar da oyar!

Bir savaş daha...

Dün yine iki Müslüman ülke arasında savaş çıktı.

Pakistan’la Afganistan, sınır anlaşmazlıkları ve “Afganistan’ın insan haklarına aykırı uygulamaları” yüzünden birbirine girdi...

Daha ilk gün, 133 Taliban mensubunun ve 55 Pakistanlı askerin öldürüldüğü iddia edildi.

★★★

Taliban’ı Pakistan’a karşı kışkırtan ve silah sağlayan ülke hangisi?

Hindistan... Nüfusunun yüzde 80’i Hindu.

Ya çatışan taraflara silah ve mühimmat satan ülkeler?

ABD ve Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkeleri...

Kaybeden kim olacak?

Her durumda Müslüman bir ülke...

Kazanan?

Her durumda Müslüman olmayanlar! En azından para kazanacaklar!

Ne diyeyim?

Müslüman’ın Müslüman’ı öldürdüğü ramazan ayında...

Savaşan “kardeşler” için biraz akıl, biraz sağduyu, biraz insaf...

Düştüğümüz durum!

Yaklaşık 11 aydır tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ailesine yönelik “baskılar” tüm ağırlığıyla sürüyor.

Ekrem Bey’in ve ailesinin mal varlıklarına, şirketlerine el konuldu, bir kısmı tutuklandı, evlerine baskın yapıldı. Dün de İBB Davası’nda sanık olarak yargılanan Mehmet Selim İmamoğlu’nun Alman Fizik Derneği tarafından bilimsel bir sunum yapmak üzere davet edildiği toplantıya katılmasına izin verilmedi.

Çok merak ediyorum; Ekrem İmamoğlu’na hücresinde ekmek ve su veriyorlar mı?

Vermiyorlarsa, şaşırır mıyız?

★★★

Hukukun temel kurallarına göre, suç kişiseldir...

Ama görünen o ki bu temel ilke, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı için geçerli değil...

Bu güzel ülkenin düşürüldüğü bu durum içimi nasıl acıtıyor, anlatamam!  

GÜNÜN SORUSU

Dün Deniz Gezmiş’in doğum günüydü... İdamla yargılanırken yaptığı savunmada, “Benden değil, Mustafa Kemal Atatürk’ün size bırakmış olduğu mirası yok etmek isteyenlerden korkun” demişti... Sorum size:

Haksız mıymış?