Korkusuz

Şimşek'ten faiz kararı sonrası ilk açıklama

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Merkez Bankası'nın politika faizini 650 baz puan artırarak yüzde 15'e çıkarmasının ardından "Paramızın istikrarlı ve güvenli olması, dolarizasyon belasından kurtulmak için en etkili çözümdür" açıklamasını yaptı.

Şimşek'ten faiz kararı sonrası ilk açıklama
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Merkez Bankası'nın politika faizini 650 baz puan artırarak yüzde 15'e çıkarmasının ardından "Paramızın istikrarlı ve güvenli olması, dolarizasyon belasından kurtulmak için en etkili çözümdür" açıklamasını yaptı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan başkanlığındaki ilk toplantısında politika faizini 650 baz puan artırarak yüzde 15'e çıkardı. PPK sonrası yapılan açıklamada; yakın döneme ilişkin göstergelerin enflasyonun ana eğiliminde yükselişe işaret ettiği belirtilerek, fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın kontrol altına alınması için parasal sıkılaştırma sürecinin başlamasına karar verildiği belirtildi. Açıklamada, bu çerçevede parasal sıkılaştırmanın gerektiği zamanda ve gerektiği ölçüde kademeli olarak güçlendirileceği bildirildi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de Twitter hesabından Merkez Bankası'nın faiz kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"Ekonomi felsefemizin temeli; teşebbüs hürriyeti, piyasa ekonomisi, dışa açık serbest kambiyo rejimi, dalgalı kur sistemi ve enflasyon hedeflemesi modeli ilkeleri tarafından belirlenen çerçeveye dayanmaktadır. Bugün Merkez Bankası’nın aldığı kararı bu çerçevede değerlendirmek gerek" diyen Bakan Şimşek’in açıklamaları şöyle:

"EKONOMİK POLİTİKAMIZ İSTİKRAR, GÜVEN VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KAVRAMLARI EKSENİNDE ŞEKİLLENECEK: Türkiye Yüzyılı’nın temel felsefesi üç kavramla somutlaşmıştır: İstikrar, Güven, Sürdürülebilirlik… Önümüzdeki dönemde izleyeceğimiz ekonomi politikamız da bu kavramlar ekseninde şekillenecek, 85 milyon vatandaşımızın ve gelecek nesillerimizin huzur ve güven içinde daha müreffeh yaşamasını sağlamayı, bireylerin ve bir bütün olarak toplumun mutluluğa ulaşmasına imkan tanıyacak ekonomik çevreyi inşa etmeyi temel vizyon edinecektir.

ÖNGÖRÜLEBİLİRLEK OLMADAN KALICI YATIRIM VE İSTİHDAM ARTIŞI SAĞLAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR: Refah ve kalkınma için sürdürülebilir büyüme vazgeçilmez önkoşuldur. Sürdürülebilir büyüme bir yandan yatırımlar ve istihdam artışı diğer yandan da verimlilik artışı ile sağlanır. Yatırım ve istihdam kararları için en önemli belirleyici etken öngörülebilirliktir. Finansman koşulları çok elverişli de olsa, karlılık çok cazip de görünse öngörülebilirlik olmadan kalıcı yatırım ve istihdam artışı sağlamak mümkün değildir. Öngörülebilirliği sağlayacak olan ise güvendir. Güven, ancak kurala göre politikalar uygulanarak temin edilebilir.

PARAMIZIN İSTİKRARLI VE GÜVENLİ OLMASI, DOLARİZASYON BELASINDAN KURTULMAK İÇİN EN ETKİLİ ÇÖZÜMDÜR: Fiyat istikrarına odaklanan ve finansal istikrarı gözeten kurala dayalı para politikası, kamu kesimi mali dengesinde istikrarlı bir yapıyı ve sürdürülebilir bütçe finansmanını hedefleyen kurala dayalı öngörülebilir maliye politikası, piyasa ekonomisi, serbest kambiyo rejimi, dışa açık ekonomi ilkelerine dayalı politika çerçevesi Türkiye’ye çok ciddi miktarda sermaye akımı sağlayacaktır. Bu ise yatırımların ve üretimin finansmanını çok daha kolay hale getirecek, Türk lirasının yeniden istikrar kazanmasını, güvenilir bir para birimi haline gelmesini sağlayacaktır. Paramızın istikrarlı ve güvenli olması, dolarizasyon belasından kurtulmak için en etkili çözümdür.

MERKEZ BANKASI'NIN ALDIĞI KARARLARI BU ÇERÇEVEDE DEĞERLENDİRMEK GEREK: 2002 yılından beri iktidarda olan hükümetlerimizin hükümet programlarındaki ekonomi politikalarında yer aldığı ve en son seçim beyannamemizde de ifade edildiği üzere ekonomi felsefemizin temeli; teşebbüs hürriyeti, piyasa ekonomisi, dışa açık serbest kambiyo rejimi, dalgalı kur sistemi ve enflasyon hedeflemesi modeli ilkeleri tarafından belirlenen çerçeveye dayanmaktadır. Bugün Merkez Bankası’nın aldığı kararı bu çerçevede değerlendirmek gerek." (ANKA)