CHP’den ayrılmak zorunda bırakılanların kurduğu YENİ Parti, Hazine yardımından yararlanamadığı için bağış kampanyası açtı.

Kampanyaya ilk 24 saatte 31 bin 934 kişi katıldı...

Toplanan bağış miktarının 113 milyon 841 bin 910 lira olduğu açıklandı...

Partiden yapılan açıklamada hem bağış toplarken, hem de bu paraları harcarken son derece şeffaf olunacağı, kamuoyuna bilgi verileceği söylendi.

★★★

Hatırlarsınız bir kampanya da 2023’te Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı döneminde açılmıştı...

Üç ayrı bağış hesabında yaklaşık 31 milyon dolar toplandığı ortaya çıkmıştı.

Bu para, bugünkü kurla yaklaşık 1,5 milyar liraya karşılık geliyor...

Ancak Kemal Bey, o bağışların nereye harcandığı konusunda bugüne kadar bir açıklama yapmadı.

★★★

Tutuklu belediye başkanlarına “Arının da gelin” diyen Kemal Bey’e soruyorum:

Siz de arınmayı ve aklanmayı düşünmüyor musunuz?

Neden, “Ben toplanan bağış parasının şu kadarını, şuraya harcadım... Kalan bu kadarını da Hazine’ye devrettim” demiyorsunuz?

★★★

O para, sizin babanızın malı değil Kemal Bey...

On binlerce insan, bu ülkeye demokrasi gelsin, kampanyanızı rahat rahat yapın diye verdi o parayı size...

Sizin şimdi sanki hiç böyle bir şey olmamış gibi kulağınızın üzerine yatmanız ve hesap vermekten kaçmanız, üzerinizde kuşku bulutlarının oluşmasına neden oluyor.

★★★

Eski dava ve parti arkadaşlarınızdan ders alın:

Onlar gibi siz de toplanan paranın hesabını kuruş, kuruş verin...

Vermediğiniz sürece isminizin başına gelen “butlan” sıfatının önüne bir de “şaibeli” sıfatının ekleneceğini unutmayın!

GÜNÜN SORUSU

Ankara’nın belalısı Melih Gökçek, bağış kampanyası düzenleyen YENİ Parti’yle aklınca dalga geçmiş... Bağış hesabına bir lira üç kuruş göndermiş... YENİ Parti yetkilileri de “Milletimizin helal parasına haram karıştırmayız” diyerek iade etmiş... Sorum kendisine:

Bu para, aldığın jelibonlardan kalan para üstü müydü?

Şükret, Şükrü Bey!

Şükrü Mısırlıoğlu 67 yaşında, sıradan bir vatandaş...

Artvin Hopa’da yaşıyor.

Çaykur emeklisi...

Takvimler 31 Mart 2024’ü gösterirken sosyal medya hesabından arkadaşlarıyla bir “çilingir sofrası” fotoğrafı paylaşmış...

Elinde içki şişesi varmış!

Fotoğrafın altına da “İsraf yapmayın, porsiyonları küçültün diyorlar. İyi de bizim porsiyonlar hiç büyümedi ki... Ejder meyvesiyle, manda yoğurduyla, karidesle işimiz olmadı. Rakı, salata, inek yoğurdu hepsi bu...” diye yazmış...

Sen misin yazan?

Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı tarafından hakkında “içki reklamı” yaptığı gerekçesiyle soruşturma başlatılmış...

Önce 82 bin lira para cezasına çarptırıldığı belirtilmiş...

Bu ceza sonradan 52 bin liraya düşürülmüş...

★★★

Şükrü Bey’in avukatına göre bu ceza saçma...

Çünkü cezanın dayanak yapıldığı yasa “Şirketler alkol reklamı yapamaz” diyor. Şahıslarla ilgili bir yasaktan bahsedilmiyor.

Peki; koskoca Tarım ve Orman Bakanlığı bunu bilmiyor mu? Elbette biliyor...

Ama onların derdi “alkol reklamı” değil ki...

Şükrü Bey’in fotoğrafın altına yazdığı cümleler...

★★★

Kısacası sevgili alemci vatandaş...

Sen şimdilik içtiğin rakının tadını çıkar... Nasıl olsa yakında onu da yasaklarlar!

Şükrü Bey’e gelince:

Sana ne elalemin ejder meyvesinden, manda yoğurdundan?

Para cezasıyla yırttığına...

“Saray hayatı”nı eleştirmeye kalktığın için tutuklanıp içeriye atılmadığına şükret...

Gazetecilik suç değildir; ama!

Sarayın fedailerinden Cem Küçük isimli arkadaş önce icra-i sanat eylediği TGRT ekranlarından ve Türkiye gazetesinden atıldı.

Sonra da gözaltına alındı.

Hatırlayamadınız mı kendisini?

Yardımcı olayım:

Hani İBB’nin Florya tesislerinde parkenin altından 2 milyon dolar çıktığını söyleyen kalemşör...

İddianamede böyle bir şey olmadığı ortaya çıkınca da “İnsanlar arada sırada yalan söyler” diyen adem oğlu!

Halkı yanıltıcı bilgiyi yaymakla...

Bir de şantaj yapmakla suçlanıyor...

★★★

Düştü ya... Şimdi herkes bu arkadaşa vuruyor! Ben eksik kalayım...

Sadece bir gerçeğin altını çizmekle yetineyim:

Muhalif gazeteciler gözaltına alınınca okurları, meslektaşları ve meslek örgütleri “Gazetecilik Suç Değildir” diye sokağa dökülüyor...

Önce Rasim Ozan Kütahyalı isimli “ekran böğürgeni” tutuklandı, onu şimdi bu arkadaş izledi.

Bakıyoruz, kendilerinin haksızlığa uğradığını söyleyen, bu nedenle sokağa çıkan tek kişi bile yok!

★★★

Çünkü... Gazetecilik suç değildir ama...

Gazeteciliği silah olarak kullanıp iftira atmak, manipülasyon yapmak, insanları tehdit etmek suçtur...

Bu arkadaşlar da bu işin ustası olduğu için bugün yalnızlar!