Kemal Kılıçdaroğlu kafaya koydu:

AKP’den transfer edip CHP’den Hatay Belediye Başkanı yaptığı adamın açtığı dava sayesinde bugün tekrar Genel Başkanlık koltuğuna oturdu ya... Bırakmamak için her şeyi yapacak.

CHP’yi bölecek!

Hatta yok edecek.

Kapısına kilit vurduracak.

Kendisini yenen Özgür Özel’i ve onun ekibini tutuklattıracak.

Bir zamanlar “Manevi oğlum” dediği, cumhurbaşkanı yardımcılığına bile aday gösterdiği Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinden çıkmaması için elinden geleni arkasına koymayacak...

Böylece Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı olmasının önünü açacak!

★★★

Gelelim, ona neden provokatör dediğime!

CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, önümüzdeki salı günü Ferdi Zeyrek’in ölümünün birinci yılı nedeniyle Manisa’da olacağını ve grup toplantısı yapamayacağını açıkladı ya...

İşte bu açıklamadan sonra Kemal Bey hevese gelmiş ve “Fırsat bu fırsat” diyerek, o toplantıyı kendisi yapmaya karar vermiş...

Bundan daha büyük bir provokasyon olabilir mi?

★★★

Meclis grubu toplantılarına, milletvekilleri katılıyor.

CHP’nin bugün itibarıyla milletvekili sayısı 138...

Bunların 111’i Özgür Özel’den yana tavır almış durumda...

Geriye kalanlardan 7-8’i ise şimdilik “taraflarını” açıklamadı...

Kılıçdaroğlu’nu destekleyenlerin sayısı ise 19 ya da 20...

Milletvekili olmadığı için, kendisi bile kendisini destekleyemiyor!

Toplantıyı yöneten grup başkanvekilleri de Özel’in ekibinden...

★★★

Şimdi düşünün:

Özel’i destekleyen milletvekilleri o toplantıda Kılıçdaroğlu’na “Hain Kemal” diye bağırırsa...

Diğer 19-20 milletvekili onların üzerine yürürse...

Kızılca kıyamet koparsa...

Koltuklar, sandalyeler havada uçuşursa...

Kafa göz yarılırsa...

Ne olacak?

Ben söyleyeyim ne olacağını:

Geriye dönüşü mümkün olmayan bir yola girilecek...

Zaten amaç da bu!

★★★

Peki; Salı günü ne olacak?

Kimse endişe etmesin, hiçbir şey olmayacak!

Çünkü o toplantının yapılabilmesi için 138 milletvekilinin en az üçte birinin yani 46’sının katılması gerekiyor.

Kemal Bey’in kaç “adamı” var?

19-20...

Dolayısıyla... Diğer vekiller toplantıya gelmeyecek ve böylece Kemal Bey grupta konuşmak yerine avucunu yalayacak!

Provokatör Kemal de...

Bir kez daha hayal kırıklığına uğrayacak!

U dönüşçü arkadaşa!

Son günlerde en çok konuşulan konulardan biri de Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeni MYK’sında görev alan isimler...

Bunların başında da “mutlak butlan” kararı açıklandığında bunu şiddetle eleştiren ama her ne hikmetse şimdi “Butlancı Kemal Bey”in yardımcısı olmakta sakınca görmeyen gazeteci Necdet Saraç geliyor...

Arkadaş bu çelişkisinin nedenini, “İktidarın hesabını terse çevirmek için sağduyuya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var” diye açıklamaya çalışmış...

Ama görüldüğü gibi açıklayamamış, sadece eveleyip gevelemiş!

★★★

Şimdi kendisine bir soru:

Yıllardır CHP’li Edremit Belediyesi’yle birlikte Edremit Kitap Fuarı’nı düzenliyorsun... Yüzlerce yazar getirip götürüyorsun, otellerde konaklatıyorsun, yayınevlerinden katılım ücreti, belediyeden organizasyon, şirketlerden sponsorluk desteği alıyorsun...

Bugüne kadar bu işten cebine kaç lira girdi?

CHP içindeki yolsuzlukları gündeme getiren ve bundan beslenmeye çalışan Kılıçdaroğlu, senin CHP’den nasıl beslendiğini biliyor mu?

GÜNÜN SORUSU

Daha önce “Adaylık için bir kuruş para verdiysem şerefsizim” diyen tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek son ifadesinde, “Seçim döneminde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in talebi doğrultusunda, geçen yıl hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’e 950 bin Euro teslim ettim” demiş... Sorum kendisine:

Yeni ifadende para verdiğini söylediğine göre... İlk ifadene göre şerefsiz misin?

İki dilim baklava!

İstanbul Havalimanı’nda bir dilim baklava 8 Euro’ya yani yaklaşık 427 liraya satılıyormuş...

Net asgari ücret 28 bin 075 lira...

Bu paranın tamamı, havalimanındaki işletmeden ancak 65 baklava almaya yetiyor.

Ev kirasını, gıdayı, giyinmeyi, eğitimi, ulaşımı, elektriği, suyu, doğalgazı, interneti, telefon ücretini unutun...

Sadece günde iki dilimden azıcık fazla havaalanı baklavası...

Hepsi bu!

Biliyorum beni eleştirecek ve “Asgari ücretlinin havaalanında ne işi var?” diyeceksiniz...

Doğru... Onlar köle!

Asgari ücretle çalışan 11 milyon 200 bin işçinin, yani aileleriyle birlikte 30 milyon kişinin uçakta, havaalanında ne işi var?

Uçak dediğin, seyahat dediğin sadece çok zenginler için!

★★★

Ülkeyi bu hale getirenlerin...

Boyları devrile!