CHP’de yollar ayrıldı... Bu yazının yazıldığı saate kadar partinin 135 milletvekilinden 96’sının yeni partiye geçme kararı aldığı konuşuluyordu.
Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyen 24 vekil ise şunlar:
Cevdet Akay (Karabük), Gürsel Erol (Erzincan), Ali Fazıl Kasap (Kütahya), Ali Karaoba (Uşak), Barış Bektaş, (Konya), Deniz Demir (Ankara), Erdoğan Toprak (İstanbul), Faik Öztrak (Tekirdağ), Gamze Akkuş İlgezdi (İstanbul), Gülizar Biçer Karaca (Denizli), Hasan Öztürkmen (Gaziantep), Hüseyin Yıldız (Aydın), İnan Akgün Alp (Kars), Jale Nur Süllü (Eskişehir), Kadim Durmaz (Tokat), Mahir Polat (İzmir), Mustafa Adıgüzel (Ordu), Nurten Yontar (Tekirdağ), Orhan Sarıbal (Bursa), Rahmi Aşkın Türeli (İzmir), Rıfat Turuntay Nalbantoğlu (İzmir), Semra Dinçer (Ankara), Sevda Erdan Kılıç (İzmir), Ahmet Baran Yazgan (Denizli)...
★★★
Bir de “kararsızlar”, yani şimdilik her iki tarafa da destek vermeyen 15 vekil var:
Ali Öztunç (Kahramanmaraş), Aysu Bankoğlu (Bartın), Cem Avşar (Tekirdağ), Engin Altay (İstanbul), İlhami Özcan Aygun (Tekirdağ), İlhan Kesici (İstanbul), Enis Berberoğlu (İstanbul), Nermin Yıldırım Kara (Hatay), Oğuz Kaan Salıcı (İstanbul), Ömer Fethi Gürer (Niğde), Sururi Çorabatır (Antalya), Tahsin Becan (Yalova), Türker Ateş (Bolu), Vecdi Gündoğdu (Kırklareli), Yüksel Mansur Kılınç (İstanbul)...
★★★
Sözüm bu arkadaşların hepsine:
Eminim ki çoğunuz, bir daha aday gösterilmeyeceğinizi bildiğiniz için yeni partiye geçmiyorsunuz...
Hatta aranızda, “Parasız partiye niye geçeyim? Kasasına cebimden para koymak için mi?” diyenler olduğu bile konuşuluyor.
★★★
Bazılarınız iki, çoğunuz da üç, dört, beş kez seçildiniz...
Bu ne doymazlıktır hanımlar, beyler?
Bu ne hırstır, ne kibirdir, ne bencilliktir!
Sözüm hepinize:
Hiçbiriniz bizim oylarımıza layık değilsiniz!
Halk artık her seçimde kaybeden birini istemiyormuş, toplumda büyük bir heyecan dalgası oluşmuş, demokrasiyi yok eden, ekonomiyi çökerten iktidardan kurtulma olasılığı belirmiş; umrunuzda mı?
Kemal Bey’in bu saatten sonra hiçbir derde şifa olamayacağını, istenmediğini bizim kadar siz de biliyorsunuz!
Yine de sizi bugüne kadar baş tacı eden halka ihanet ediyorsunuz!
★★★
Adınızı ve vekili olduğunuz illeri özellikle yazdım... Halk sizi tanısın ve selamı sabahı kessin, hesap sorsun diye...
Bu saatten sonra asıl siz “butlan”sınız...
Size inat, bu toplumsal hareket, bu kez bütün demokrasi karşıtlarını gömecek sandığa....
Bekleyin; az kaldı...
Hoş ama boş sözler!
Devlet Bahçeli yine bir öneride bulundu:
“Madem CHP bölünüyor ve sahip olduğu binalar, makam araçları gibi varlıkları mevcut partide kalıyor. O zaman 2026 yılında Hazine’den bu partiye ödenen 1 milyar 815 milyon liradan; yeni partiye geçen milletvekili sayısı oranında pay aktarılmalıdır...”
Yani... Her zamanki gibi “olmayacak dua”ya amin dedi.
Neden mi?
Çünkü böyle bir düzenleme ancak yasayla olur...
Diyelim ki yasa tasarısı hemen hazırlandı...
Meclis komisyonları bu sabah toplandı, tasarıyı jet hızıyla kabul etti.
Yine de olmaz!
Çünkü herhangi bir yasa en erken, Resmi Gazete’de yayınlandığı tarihte yürürlüğe girer...
Önceki tarihleri kapsamaz...
Bu yüzden de hiçbir koşulda Devlet Bahçeli’nin önerisi hayata geçirilemez...
Peki; koskoca Genel Başkan bunu bilmiyor mu?
Elbette biliyor...
Sadece “gündemin bir yerine kendisini sıkıştırabilmek için” laf olsun diye konuşuyor.
AKP’ye sahte üye!
İki yıl önce AKP’ye habersizce üye yapılan ve uzun çabalar sonucu üyeliğini sildirmeyi başaran Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, tekrar üye yapıldığını açıkladı.
“Bu bir sahtekarlık” diyen Bildirici, AKP’nin üye sayısının gerçek olmadığını iddia etti...
“En azından biri sahte üye” diyerek kendisini örnek gösterdi.
★★★
Size önerim hemen ‘e-devlet’e girmeniz ve herhangi bir partiye üye olup olmadığınızı kontrol etmeniz...
“Bana olmaz” demeyin, belli mi olur?
GÜNÜN SORUSU
Bugün 24 Temmuz... Sözüm ona Basın Bayramı... Neden bayram? Çünkü bu ülkedeki gazeteciler, 24 Temmuz 1908’de sansüre karşı direnmiş ve Saray’ın sansür denetimini kaldırtmayı başarmıştı... Sorum tüm gazetecilere:
Bugün basın özgürlüğü sıralamasında dünya sonuncuları arasındaysak, 118 yıl önce direnen meslek büyüklerimizden de mi utanmıyoruz?