1912’de Balkanlardaki Bolayır Meydan Savaşı sonrası emekli edilmişti. Dönemin MİT’i olan “Teşkilat-ı Mahsusa”da da görev alan Mustafa Yamulki, 16 Aralık 1918’de kurulan “Divan-ı Harb-i Örfi Mahkemesi” üyeliğine atandı. Bu özel yetkili mahkemenin kuruluş gerekçesi Ermeni tehciri kararının yargılanması idi!

Damat Ferit döneminde de mahkemenin başkanı oldu. İttihat ve Terakki, Yozgat, Trabzon, Elâzığ ve Urfa Mutasarrıfı tehciri davalarında üyelik ve başkanlık görevlerinde bulundu. Zulmünden dolayı adı halk tarafından Nemrut’a çıkmıştı!

Mahkeme; 8 Nisan 1919’da İngiliz emperyalizminin isteği üzerine, sahte deliller ve gizli tanıklarla Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’i “tehcir suçlusu” ilan ederek, 10 Nisan 1919’da şehit etti! Mahkeme, Urfa Mutasarrıfı Nusret Bey’i de yine aynı suç ile 5 Ağustos 1920’de idam ederek şehit edecekti...

Nusret Bey’in, görevi sırasında ayrılıkçı Kürt hareketlerine izin vermemesi, idam kararında etkendi! Nemrut Mustafa, Malta’ya sürülenler için İngilizlere istediğinizi alın, götürün ancak Nusret idam edilecek diyecek kadar gözünü kin bürümüştü...

25 Eylül 1919’da Damat Ferit tarafından Bursa Valiliğine atanan Nemrut Mustafa Paşa yine Sadrazam Damat Ferit tarafından, 16 Nisan 1920’de bu mahkemenin başkanlığına getirildi. Bursa’da bir konuşmasında I. Dünya Savaşı’nda şehit düşen Türk subaylarının ve askerlerinin“köpek ölüsünden” farklı olmadığını söyleyecek kadar da ihanet içindeydi!

Tarihte Nemrut ya da Kürt Mustafa Paşa diye geçen Mustafa Yamulki, birçok vatanseveri idama mahkûm etmişti! Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa, Fevzi Paşa, Fahrettin Paşa, Ali Fuat Paşa, Halide Edip ve Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi gibi birçok Müdafaa-i Hukukçu, gıyabında idama mahkûm edilmişti. Malta’ya sürülenler dışında, Temmuz 1920’ye gelindiğinde de 63 subayın idam kararını, Vahdettin onaylayacaktı!

Diğer yandan Nemrut Mustafa Paşa, 3 Temmuz 1920’de, TBMM tarafından açılan dava sonucu, vatana ihanetten suçlu bulunmuş ve idama mahkûm edilmiştir! (Mustafa Yamulki, 1924’te TBMM’de onaylanan vatan haini 150’likler listesinde 31.sırada yer alıyordu!)

Kürt Teali Cemiyeti ve dönemin Ermeni partileri ile çok yakın ilişki içindeydi. Sonradan Nusret Bey’in idamından dolayı mahkemeye verilmişti. Suçlu bulunsa da idam kararlarını hızlıca onaylayan Vahdettin, Nemrut’un cezasını nedense onamamıştı!

Görevini daha doğrusu, ihanetini en iyi şekilde yapan Nemrut, elini kolunu sallaya sallaya Suriye üzerinden Irak’a geçmiştir...

Osmanlı’ya ve Mustafa Kemal’e karşı İngiliz emperyalizmi ile işbirliği yapan Nemrut, doğduğu Süleymaniye’de çeşitli isyan hareketlerini örgütlemiştir. İngiliz destekli Şeyh Mahmut Berzenci’nin kurduğu Kürdistan Krallığı’nda da eğitim bakanı olacaktır!

Osmanlı’ya karşı bağımsız bir devlet kurmak için mücadele veren işbirlikçi Berzenci, Sevr Antlaşması sonrası, İngilizlerin bölgedeki sömürgelerini, Irak adı ile birleştirmesine karşı çıksa da sonuç değişmemiştir...

Düne kadar İngilizler ile işbirliği yapan Berzenci’nin, krallığını İngilizlere vermek istememesinden antiemperyalist olduğunu çıkaranlara ise söylecek söz bulamıyorum.

Son olarak Berzenci denilince söylemeden geçmeyelim. Berzenci, işbirliği yaptığı İngilizlerin değişen haritalarına karşı çıktığında bir mağaraya sığınmış ve çalışmalarını buradan sürdürmüştür.

O mağara ise bölücü terör örgütünün, sözde silah bırakma töreninin yapıldığı mağaradır!