Yeni Yol Partisi Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ ve 19 milletvekili, Meclis’e bir önerge verdi. Bu önergeyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sonrasında görev yapan cumhurbaşkanı yardımcılarının, bakanların, milletvekillerinin, rektörlerin, belediye başkanlarının, valilerin kamuya bağlı kuruluşların yönetim kurulu üyelerinin mal varlıklarının araştırılması istendi.
★★★
Bu önergenin gerekçesini de Selçuk Özdağ şöyle açıkladı:
“Türkiye’de son zamanlarda bir mal varlığı meselesi konuşuluyor. Milletvekillerinin, bürokratların, bakanların mal varlıkları konuşuluyor. (../.) Buradan Meclis Başkanı’na, milletvekillerine, Cumhurbaşkanı’na, bakanlara, bürokratlara, belediye başkanlarına, rektörlere, YÖK Başkanı’na sesleniyorum. Gelin, mal varlıklarımızı araştıralım... Türkiye’nin bir ‘temiz eller’ veyahut da ‘temiz yürekler’ operasyonuna ihtiyacı var.”
★★★
Peki ne oldu?
AKP ve MHP’li milletvekillerinin toplu halde el kaldırıp indirmesiyle bu önerge de diğer halk yararına önergeler gibi reddedildi.
Meclis’teki 275 AKP ve 47 MHP milletvekiline soruyorum:
- Bu teklife “Hayır” demek sizin kararınız mı; birileri böyle mi oy kullanmanızı istedi?
- Devleti yönetenlerin mal varlıklarının araştırılmasına ve aşırı servet artışlarının hesabının sorulmasına neden karşı çıktınız?
- Kendi servetlerinizdeki artışları izah edememekten mi korktunuz?
- Değilse, kimi ya da kimleri korudunuz? Hangi rüşvetçileri, hırsızları, arsızları kanatlarınızın altına aldınız?
★★★
Haram yemeyen insan, hesap vermekten korkmaz...
Lütfen açıklayın:
Neden korktunuz?
Onlar da gelmeli!
Yargıçlar ve Savcılar Vakfı eski Başkanı, eski hakim, CHP eski milletvekili Emine Ülker Tarhan yeniden CHP’ye döndü...
Peki; neden ayrılmıştı?
Dönemin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi kararına aykırı davranarak emrivaki bir tavırla Ekmeleddin İhsanoğlu’nu cumhurbaşkanlığına aday gösterdiği için...
Emine Hanım istifa edip, kendisi gibi düşünen isimlerle Anadolu Partisi’ni kurdu. Partisi, 2015 seçimlerinde binde 6 oy alınca da siyaseti bıraktı.
★★★
Emine Ülker Tarhan, CHP içindeki “Kemalist” kanattandı.
Partiyi din siyaseti yapanlarla dolduran, hatta Saadet Partisi eski Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu’nu kadın kontenjanından Parti Meclisi’ne seçtirip Genel Başkan Yardımcısı yaptıran Kemal Kılıçdaroğlu, bu ayrılığı tebessümle karşıladı.
Hemen ardından da onun gibi düşünen Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum’u, İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler’i, Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ı ihraç etti.
★★★
Ahmet Hakan isimli “dalaksız” arkadaş, dün kalemine Emine Ülker Tarhan’ı dolamış, “O, CHP’ye bir şey katmaz da CHP ona katabilir” türünden bir şeyler saçmalamış...
Omurgasızların en büyük korkusu, omurgalılardır...
Çünkü onların ayaklarının altında ezilmekten korkarlar.
Arkadaşın paniği bu yüzden olmalı!
Çünkü Kemalizm, o ve onun gibi rakkaselerin en büyük korkusudur!
★★★
Emine Ülker Tarhan’ın CHP’ye dönmesi Özgür Özel’in, Kılıçdaroğlu döneminde işlenen ayıpları temizleme çabasının ürünüdür.
Umarım aynı daveti o dönemde partiden ihraç edilen Dilek Akagün Yılmaz, Birgül Ayman Güler ve Süheyl Batum gibi değerli isimlere de yapar.
Çünkü CHP’nin omurgası
Kemalizm’dir.
Bu isimler, partinin “fabrika ayarlarına dönmesi”ne hizmet edecek birikime ve deneyime sahip siyasetçilerdir.
Hak, hukuk; ama!
Silivri’deki bir ilkokulda ilginç bir eylem yapılmış... Eylemi yapanlar yaşları 9 ile 10 arasında değişen 16 çocuk!
Olay 27 Şubat 2026 Cuma günü yaşanmış...
Nöbetçi öğretmen Hülya Çora, yaramazlık yaptıkları gerekçesiyle bu öğrencileri “ceza”landırmak amacıyla iki teneffüs boyunca okul dışına çıkarmış...
Soğuk havada, montsuz şekilde bahçede bekletmiş... Ayrıca tuvalete gitmelerine, su içmelerine ve yemek yemelerine izin vermemiş...
Çocuklar da bu uygulamaya tepki olarak, “Hak-hukuk-adalet” diye slogan atmış...
Onlara, diğer öğrenciler de destek verince...
Ceza, bir teneffüs daha uzatılmış!
★★★
Bakmayın siz bizim sessiz çoğunluğumuzun baskı ve haksızlık karşısında sinmiş olmasına...
Haksızlığa isyan, insanın doğasında vardır...
Yoksa 9-10 yaşındaki çocuklar ne anlar siyasetten?
İçlerinden geleni haykırmışlar; hepsi bu!
Helal olsun hepsine ve helal olsun korkmadan bu konuyu kamuoyunun gündemine taşıyan velilerine...
Evet; hak, hukuk, adalet...
Ama medya eşliğinde laf olsun diye Ankara’dan İstanbul’a yürürken değil de... Ta yürekten haykırarak atılanı makbul bu sloganın!
GÜNÜN SORUSU
İstanbul merkezli Pergamon Denizcilik’e ait ham petrol tankeri, İstanbul Boğazı’na 14 mil kala, Karadeniz’deki Türk karasularında vuruldu. Saldırıda hem drone, hem de insansız deniz aracı (İDA) kullanıldı. Sorum Milli Savunma Bakanı’na:
Hani Çelik Kubbemiz falan vardı? Hani onca yatırım yapmıştık... Gururlanıyorduk, övünüyorduk, falan! Hepsi boşuna mıydı? İki kıytırık saldırı aracını, nasıl oldu da durduramadınız?