İbrahim Daş
16 Haziran 2022

“Milli Kimlik ve Çıkarları Koruma”


Türkiye’de rejim değişti derken sadece tüm kararların tek elden alınmasını kastetmiyorum. Türkiye’nin idari, siyasi yönetim biçiminin değiştiğini kastediyorum. İleri demokrasi, çözüm süreci, açılım, saçılım dönemlerini hatırlamak gerekiyor.

Önce köy, nahiye, belde, ilçe ve il yapısı değiştirilerek, şehirler büyükşehir yapıldı. Köyler mahalle yapıldı. Şehirlerde trafik polisi yerine trafik zabıta geldi. Emniyet, güvenlik hizmetleri oldu. Ehliyetler, kimlikler değişiyor. Seçmen bilgileri, adresler değişiyor. Düzenli bir şekilde getirilen sözde mülteciler vatandaş yapılıyor. Kimliklerde bilgiler kaldırıldı. T.C. ve Andımızı hatırlatmaya gerek yok. Uzatmamak adına kısa kesiyorum.

Sayın Kılıçdaroğlu üzerinden başlatılan etnik ve mezhepsel tartışmanın tesadüf olduğu düşüncesinde değilim. Hem Millet ittifakı içinde etnik ve mezhepsel tartışma başlatmak hem de Türkiye’nin kimliksizleştirilme programının sürmesi için ortaya atıldığını düşünüyorum. Devamında gelen Türk Hava Yolları’nın Türkiye hava Yolları olması çalışması bunun göstergesidir.

Profesyonel bir çalışma yürütülüyor. Uygulanan politikalar, milli çıkar gibi gösteriliyor ve bu milli çıkarların da milli kimlik olduğu algısı veriliyor! Evet, bu 16 Nisan sonrası getirilen rejimin Türkiye’si için geçerlidir. Unutulmamalıdır ki 16 Nisan’da emperyalizme karşı halkını ve bölge halklarını koruyan rejim değişmiştir…

Millik vurgusuna gelince ne de olsa Türk Milleti’nin %95’i millicidir! En önemlisi de % 20’ye yakın olan kararsız seçmen özünde millicidir! İşte hedef kitle burasıdır.

“Milli kimlik ve çıkarları koruma” ile ABD politikalarına destek vermek aynı şey değildir. Örneğin Rusya-Ukrayna savaşında tarafsızım deyip Ukrayna’nın yanında durmak milli çıkar değildir. Yine Yunanistan, resmi anlamda ülkesindeki ABD üslerinin, Ukrayna’ya destek için kurulduğunu açıklamasına rağmen yok bizim için kurdun demek milli çıkar değildir. Eğer milli çıkar önde olsaydı adaların işgaline göz yumulur muydu? Cevabı size bırakıyorum…

Bölgedeki milli çıkarımız ve milli kimliğimizi korumamızın tek yolu ABD’ye destek vermemektir! Nedeni ise hepimizin bildiği ve yıllardır tıkır tıkır işleyen BOP’tur! Eğer milli isen BOP’a destek vermezsin değilsen milli kılıf bulur BOP’a hizmet dersin.

Milli çıkarlar ile ABD çıkarları örtüşüyorsa ya ABD’ye hizmet ediliyordur ya da ABD bize hizmet ediyordur. ABD’nin bize hizmeti mümkün müdür? Koca bir zokayı yutarsan her şey mümkündür…

Tespihin ipi milli kimliktir, milli iradedir. Koparırsan taneler dağılır bir daha bir araya getiremezsin. Anayasada tespihin ipi; değiştirilemez maddeler, millet tanımı ve dil birliğidir. Anayasadan çıkarırsan hiçbir şey kalmaz.

Parlamenter sistem, bunu koruyan sistemdir.

15 Haziran 2022’de, Milli Gazete’de yer alan “Anayasa çalışmaları başladı” başlıklı habere göre Millet İttifakı’nın anayasa hazırlıklarında, anayasanın ilk 75 maddesinde değişiklik öngörülmüyor!

Yani tespihin ipini kopartmayız deniyor!

Yazarlar

“Milli Kimlik ve Çıkarları Koruma”
İbrahim Daş