Yıllar önce çok zampara bir arkadaşım vardı... Eşi de bir gazete patronunun kızıydı. Bir gün bu arkadaşa, “Yakalanmaktan, rezil olmaktan, yuvanın dağılmasından korkmuyor musun?” diye sordum.

Gülerek anlattı:

“Hiçbir şey olmaz. Külliyen inkar ederim. Öyle inandırıcı bir şekilde ikna ederim ki, beni bir kadınla yatakta yakalasa bile sonunda gördüklerine değil, bana inanır... Onu halüsinasyon (gerçek sanma) gördüğüne inandırırım. Hatta kimi zaman benden özür dilediği ve kendi akıl sağlığından kuşkulandığı bile olur!”

★★★

Kemal Kılıçdaroğlu CHP’sinin bugün yaptığı tam da bu!

Yalanın, dolanın, aldatmanın tam ortasında yakalandılar.

CHP’nin kayyum İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, SarIyer’deki bir kongre merkezinde partiye katılım töreni düzenledi.

Kemal Kılıçdaroğlu da önce bir konuşma yaptı, ardından katılımcılara CHP rozeti taktı.

Skandal da bundan sonra ortaya çıktı...

★★★

Çünkü katılanlar arasında BirGün Muhabiri Ebru Çelik de vardı.

Bu başarılı kardeşim, bir cast ajansının bu toplantıya götürmek üzere 950 lira karşılığında figüran topladığını öğrenmişti. Hemen ajansa başvurdu ve kaydını yaptırdı.

Sonra da toplantı günü Mecidiyeköy’deki Trump Kuleleri’nin önünde diğer figüranlarla buluştu. Bir minibüse binip toplantının yapılacağı SarIyer’e gittiler.

Kendilerine verilen rol, “CHP’li gibi” yapmaktı.

Katılımcıların çoğu emekliler, ev kadınları ve işsiz gençlerdi.

Kılıçdaroğlu’nu çılgınca alkışlayacaklar, slogan atacaklar en sonunda da CHP rozetlerini Kemal Bey’e taktırıp evlerine döneceklerdi.

★★★

Bunların hepsi oldu.

Her şey tıkır tıkır işledi.

Ebru başka iki cast ajansının daha, kendileri gibi çok sayıda figüran getirdiğini gözleriyle gördü.

Gördüğü her şeyi de fotoğrafla ve video kaydıyla belgeledi.

Sonra da gazetesine dönüp bombayı patlattı.

Bütün Türkiye hafta sonunda bu bomba haberi konuştu.

★★★

Peki “Kayyum Gürsel” ve “Butlan Kemal”, başrollerini paylaştıkları bu rezaletin ortaya çıkmasından sonra ne yaptı?

İnkar ettiler?

Utanacaklarına...

Kızaracaklarına...

Taslarını-taraklarını toplayıp gideceklerine...

Son yılların en büyük gazetecilik başarısına imza atan Ebru Çelik’i ve gazetesi BirGün’ü, kendilerine kumpas kurmakla suçladılar.

Kumpasın azmettiricisi olarak da YENİ Parti’yi gösterip, onları yıpratmaya kalkıştılar...

Yani bundan 40 yıl önce benim zampara arkadaşımın yaptığı gibi, “külliyen inkar”ı seçtiler!

İşini yapan gazeteci hakkında bir de suç duyurusunda bulunup “yavuz hırsız”lığa soyundular.

★★★

Dönelim benim zampara arkadaşıma... Hikayenin devamını da anlatayım: Karısı bir dedektif tutup, bütün ihanetlerini kare kare görüntületti. Sonra dava açıp, boşadı. Tazminat olarak da donuna kadar aldı.

Benim yakışıklı arkadaşım ise daha kırkına bile varmadan üzüntüden felç geçirip yataklara düştü.

★★★

Bugün yaptıkları rezaletleri inkar edip bir de masum insanları suçlayan Gürsel Tekin-Kemal Kılıçdaroğlu ikilisini uyarıyorum:

Beyler fena halde yakalandınız!

Bundan sonra yok hükmündesiniz!

GÜNÜN SORUSU

Sorum Butlan Kemal Bey’e:

Bu figüran olayından haberiniz var mıydı? Yoksa, Gürsel Tekin sizi de mi kandırdı? Varsa... Hiç mi utanıp sıkılmadınız?

1 milyar lira!

Butlan CHP’sinde 91 milletvekilinden sonra dün de 300’e yakın eski vekil, parti üyeliğinden istifa etti.

Sıra bugün yarın istifaları beklenen belediye başkanları ve meclis üyelerinde...

Ardından en az 1 milyon 500 bin üyenin partiden istifası bekleniyor...

Peki; Kemal Bey’e ne kalıyor?

Her biri devrini tamamlamış yöneticiler ve partinin kasasında 2026 yılı ödeneğinden kalan yaklaşık 1 milyar liralık Hazine ödeneği...

★★★

Aman Kemal Bey...

O parayı iyi koruyun! Yoksa bazı yamyamlar yer, hesap vermek size düşer!

Şımarığın yaptığı...

Hamza Yerlikaya ülkemizin yetiştirdiği en başarılı sporculardandı... Güreşte üç kez dünya, iki kez olimpiyat, sekiz kez de Avrupa şampiyonu oldu.

Bu başarısı karşılığında devletten bugünün parasıyla milyonlarca liralık ödül aldı.

Sporu bırakınca önce AKP’den Sivas Milletvekili...

Sonra Güreş Federasyonu Başkanlığı’na seçildi.

2015’te Cumhurbaşkanı Başdanışmanı oldu.

2020’de bir de Vakıfbank Yönetim Kurulu Üyeliği’ne atandı.

Bugün ise Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı...

★★★

Bu arkadaşın oğlu da babasının yolunda ilerliyormuş...

Güreşe merak sarmış...

Ankara’da yapılan bir turnuvaya katılmış ve bir karşılaşmada yenilmiş...

Babası ne yapmış peki?

Mindere girerek hakemin üzerine yürümüş...

Kolundan tutarak salon dışına çıkarmaya çalışmış...

Herhalde dövecekti!

★★★

Oligarşi, siyasal gücün küçük, ayrıcalıklı ve zengin bir azınlığın elinde bulunduğu yönetim biçimidir...

Hamza Yerlikaya da bugünkü oligarşinin önemli bir parçası...

Bir bakıyorsunuz hiç uzmanlık alanı olmadığı halde banka yöneticisi oluyor, bir bakıyorsunuz bakan yardımcısı...

Yaptığı şey, sadece haddini aşmak ya da terbiyesizlik olarak görülüp geçiştirilemez...

Hemen tüm görevlerinden alınmalı!