FİGEN ÖZTÜRK/ KORKUSUZ- Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Demet Tekdöş Demircioğlu anlattı.

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Demet Tekdöş Demircioğlu, 20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü kapsamında kemik sağlığının korunması, risk faktörleri, erken tanı ve güncel tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi...

KEMİK YAPISI NASIL BOZULUR?

Canlı birer doku olan kemiklerde yapım ve yıkım hücreleri sürekli bir denge halinde çalışır. Ancak yaşlanma, hormonal değişimler ve yetersiz beslenme gibi etkenlerle bu denge bozulduğunda yıkım hızı yapımın önüne geçer ve kemikler en küçük darbelerde bile kırılacak kadar hassaslaşır. Hastalık genellikle ilk aşamalarda hiçbir ağrı veya şikayet oluşturmaz. Bel ve sırt ağrısı, boy kısalması, kamburluk (kifoz) ve hafif düşmelerde meydana gelen kırıklar, hastalığın ilerlediği dönemlerde ortaya çıkan temel semptomlardır.

BELİRTİLER İLERLEYEN EVRELERDE ORTAYA ÇIKAR

Tanıda kullanılan standart yöntem ise DXA adı verilen kemik yoğunluğu ölçüm testidir. Ağrısız ve hızlı bir işlem olan DXA sayesinde kemik mineral yoğunluğu (T-skoru) belirlenerek osteopeni (ön evre) veya osteoporoz tanısı erken aşamada konulabilir.

TEDAVİ YOLLARI

Tedavi sürecinde kemik yıkımını yavaşlatan ilaçların yanı sıra gerekli görülen durumlarda tedavi uygulanabilir. İlaç tedavisine ek olarak kalsiyum ve D vitamini takviyeleri, dengeli protein alımı, kas gücünü artıracak fizyoterapi ve denge egzersizleri hastaların yaşam kalitesini artırmada ve düşme riskini azaltmada kritik rol oynar.