ANKA- Türkiye’de son dönemde okullarda yaşanan silahlı olaylara yönelik çözüm çağrıları sürerken, peş peşe gelen haberler endişeyi daha da büyüttü.

Farklı illerde okullarda yaşanan silah ve şiddet olayları gündemdeki yerini korurken, son gelişmeler okul güvenliğine ilişkin soru işaretlerini yeniden artırdı. Dün ortaya çıkan olayda, İstanbul Küçükçekmece’de BİLSEM ve MESEM öğrencilerinin ortak kullandığı okul binasının tuvaletinde bir veli tarafından tabanca bulundu. Yapılan incelemede silahın okulun müdür yardımcısına ait olduğu belirlenirken, müdür yardımcısı görevden uzaklaştırıldı ve hakkında idari işlem başlatıldı. Olayın 26 Eylül’de meydana geldiği bildirildi.

İZMİR’DE ÖĞRENCİNİN ÇANTASINDAN BIÇAK VE SİLAH ÇIKTI

Bugün ise Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube, İzmir’in Bayraklı ilçesindeki Şehit Uğur Sarıkaya Ortaokulu’nda bir öğrencinin çantasında önce bıçak, ardından silah bulunduğunu açıkladı. Sendikanın açıklamasına göre olay 30 Eylül’de yaşandı.

SENDİKA ÇAĞRIDA BULUNDU

Eğitim Sen İzmir 2 No'lu Şube, 30 Eylül'de Bayraklı Şehit Uğur Sarıkaya Ortaokulu'nda bir öğrencinin çantasında bıçak ve silah bulunduğunu belirterek, "Bu olay, okullarımızda yaşanan güvenlik sorunlarının ne kadar yakıcı hâle geldiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Okullar; çocukların korkuyla değil güvenle bulunduğu, eğitim emekçilerinin can güvenliği kaygısı yaşamadan görev yaptığı kamusal alanlar olmak zorundadır" açıklamasını yaptı.

Şube, okullardaki güvenlik sorununa ilişkin yazılı açıklama yaptı. Son dönemde farklı illerde okullarda meydana gelen silahlı saldırılar ile öğrencilerin okula silah veya benzeri araçlarla geldiğine ilişkin haberlerin kaygı verici olduğu kaydedilen açıklamada, İstanbul, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Manisa ve Osmaniye'de yaşanan saldırıların yanı sıra Mersin'in Tarsus ilçesi ve Van'da öğrencilerin çantalarında ya da üzerlerinde silah bulunduğuna ilişkin haberler hatırlatıldı. 

"OKULLARDA YAŞANAN ŞİDDETİ GÜVENLİK GÖREVLİSİ SAYISINI ARTIRARAK ÖNLEMEK MÜMKİN DEĞİL"

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"30 Eylül Çarşamba günü Bayraklı Şehit Uğur Sarıkaya Ortaokulu’ nda bir öğrencinin çantasında önce bıçak, ardından silah bulunduğunun tespit edildiği bilgisi kamuoyuna yansımıştır. Bu olay, okullarımızda yaşanan güvenlik sorunlarının ne kadar yakıcı hâle geldiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Okullar; çocukların korkuyla değil güvenle bulunduğu, eğitim emekçilerinin can güvenliği kaygısı yaşamadan görev yaptığı, bilimsel ve demokratik eğitimin sürdürüldüğü kamusal alanlar olmak zorundadır. Bir öğrencinin çantasında silah ya da bıçak bulunması ihtimali bile üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir durumken, yaşanan olayları yalnızca bireysel davranışlara indirgeyerek geçiştirmek kabul edilemez.

Okullarda yaşanan şiddeti yalnızca güvenlik görevlisi sayısını artırarak, okul kapılarına denetim noktaları koyarak önlemek mümkün değildir. Elbette okullarda acil güvenlik önlemleri alınmalı; öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin yaşam hakkı derhâl güvence altına alınmalıdır. Ancak kalıcı çözüm, şiddeti ortaya çıkaran toplumsal, ekonomik, psikolojik ve eğitsel koşulların bütünlüklü biçimde ele alınmasını gerektirmektedir. Toplumsal eşitsizliklerin derinleştiği, yoksulluğun çocukların yaşamını doğrudan etkilediği, geleceksizliğin yaygınlaştığı, şiddetin gündelik yaşamda ve kamusal dilde sıradanlaştırıldığı bir ortamda okulları bu sorunlardan bağımsız düşünemeyiz. Denetimsiz bireysel silahlanma, silaha erişimin kolaylığı, çocukların şiddet içeren ortamlara maruz kalması ve rehberlik hizmetlerinin yetersizliği de bu tablonun önemli nedenleridir.

"KAMU KURUMLARININ ORTAK SORUMLULUĞUDUR"

Eğitim kurumlarını güvensizliğin, korkunun ve şiddetin mekânlarına dönüştüren koşulları ortadan kaldırmak kamusal bir yükümlülüktür. Okulların güvenliği yalnızca eğitim emekçilerinin ya da okul yönetimlerinin sorumluluğuna bırakılamaz. Bu sorumluluk, başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kamu kurumlarının ortak sorumluluğudur. Şiddetin olağanlaştırılmasına, yaşanan olayların münferit vakalar denilerek geçiştirilmesine ve gerekli önlemlerin ertelenmesine karşı sesimizi yükseltiyoruz. Bilimsel, demokratik, laik, eşit ve kamusal eğitim; güvenli okullarda mümkündür. Çocukların korkmadan öğrenebildiği, eğitim emekçilerinin can güvenliği kaygısı taşımadan çalışabildiği bir eğitim ortamı oluşturulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”