Ahmet Takan
23 Haziran 2022

İşaret fişekleri peş peşe atılmaya başlandı!..


Hayırdır!..

El altından pazarlık yaptığınızı, gizli gizli görüştüğünüzü yazıyorduk… Kızıyordunuz, hakaret ediyordunuz, utanmadan yalanlıyordunuz!.. Ne oldu?..

İktidar yanlısı Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, önce  bebek katili Abdullah Öcalan’a görüş izni verileceğini yazdı. “Aman ha bunu sakın yeni bir çözüm süreci olarak anlamayın “ diyordu. Dünkü köşe yazısında ise yine dans ediyordu. “Yeni bir çözüm süreci mi başlatılıyor” diye başlık atmış kopyala/yapıştır metne. Şöyle:

“Öcalan’a görüş izni verileceğine ilişkin kulis haberi yazarken ciddi bir endişem vardı. Bu da birilerinin hemen yeni bir çözüm süreci mi başlatılıyor şeklinde tartışma açmasıydı.

Sorun böyle bir tartışmanın açılmasında değil, amacının dışında başka yerlere çekilmesindeydi.

O nedenle altını çizerek yeni bir çözüm sürecinin başlatılmadığını yazdım. Sadece Öcalan’la ilgili bir istismarın ortadan kaldırılmasına dönük bir adım atılacağını ifade ettim. Kardeşi Mehmet Öcalan’ın ya da HDP milletvekili olan yeğeni Ömer Öcalan’ın İmralı’ya gönderilmesinin söz konusu olduğunu belirttim. Öcalan, yakınlarından biriyle görüştürülecek.”

Devam ediyor Abdulkadir Selvi:

“2023 seçimlerine giderken her parti oylarını artırmak için çalışıyor. AK Parti’nin ise diğer partilere göre daha çok çalışması gerekiyor. Özellikle de metropollerdeki Kürt oylarını kazanmak için yeni bir çalışma başlatılmasına ihtiyaç var. Çünkü AK Parti, HDP’yle birlikte en çok Kürt oyuna sahip bir parti. 7 Haziran ve 31 Mart seçimleri bize gösterdi ki AK Parti Kürt seçmeninin desteğini alamadığı seçimleri kazanamıyor.

O yüzden 2023 seçimlerini kazanması için Kürt oylarını alması gerekiyor. Kürt sorununun çözümü konusunda Cumhuriyet tarihi boyunca yapılamayanları yapan bir lider Cumhurbaşkanı Erdoğan. Kürtlerin de her seçimde güçlü bir şekilde destek verdiği birisi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmanın olmazsa olmaz şartlarından biri de Kürt oylarını kazanmaktan geçiyor. AK Parti bunun farkında. Özellikle metropollerdeki Kürt oylarını kazanmak için çalışma yapılması gündemde. Çok doğru bir adım olur. Onun için gecikmemesi gerekiyor. Çünkü 2023 seçimlerine giderken Kürt oylarının kazanılması hayati derecede önemli.”

★★★

Ee, ne olacak peki?..

O zaman, AKP’nin il başkanlığı haline getirilen Jandarma Genel Komutanlığı’na kameralarımızı çevirelim… Yeni bir “çözüm süreci” mi başlayacak  tartışmalarının gündem olduğu bugünlerde Jandarma Genel Komutanı Arif Çetin araya girdi.

M5 savunma dergisinin Haziran sayısına konuşan Arif Çetin, “Bölücü terör örgütü, yıllardır devam eden sorunun çözümüne yönelik ortaya konulmuş çözüm sürecini, kötüye kullanarak ülkemizin bazı bölgelerinde çukur/barikat eylemleri ile yurt içinde kaos çıkarmaya çalışmış ancak güvenlik güçlerimizin icra ettiği operasyonlarla emeline ulaşamamıştır” diyerek bir şeyler anlatmaya çalışıyor!..

Nasıl yani?.. “Çözüm süreci” iyi bir şey miymiş de PKK terör örgütü mü kötüye kullanmış?..

Zamanlamaya dikkat!.. Arif Çetin, neden bugün bu lafları ediyor ve ne manaya geliyor?.. Şehitlerimizin ruhunu incitmekten hiç mi korkmuyor?.. Açılımcı Jandarma komutanı!..

Tüm bunları alt alta dizdiğimizde ortaya çıkan fotoğraf:

HDP, PKK öncekini sabote etti onlarsız bir süreç yapalım… Kimle?.. En yakın aday HDP’den kopan yeni parti kurdurulan Ayhan Bilgen ile…

★★★

Öne çıkartılan üç dış politika konusundan iç politikaya devşirilecek oy bulunamadı. Çünkü öyle sükseli bir dış politika ve askeri başarı olmayacağı çok net görüldü.

Aynı anda: 1) Finlandiya-İsveç’in NATO üyeliğine veto kartı, 2) Suriye kuzeyinde operasyon, 3) Yunanistan ile restleşme/gerginlik…

Uluslararası konjonktürü takip edenler, uluslararası alanda Türkiye’nin yalnızlığını bilenler, demokrasiden uzaklaşıp otoriter rejime dönüştüğünü gören Batı,  Türkiye’nin iç siyasetteki kırılganlığını ve iktidarın düşmekte olduğunu görenler ile siyasi-ekonomik-diplomatik gücünü bilenler, Tayyip Erdoğan’ın öne çıkardığı üç kriz konusunda hiçbir şey yapamayacağını çok rahat gördüler. Onun için çok da panik yapmadılar.

Kürt kökenli vatandaşların oyları mecburen anahtar oldu yine.

Bu durumda saray saltanatı ne yapsın?

Adına belki de başka bir şey diyecekleri yeni “çözüm süreci”, yeni açılımla gündemi değiştir… Ekonomik krizi gündemden düşür… Hele bir de Araplardan biraz para koparabilirlerse… Doğru erken seçime…

E, bu duruma MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ne der? Tepki koymaz mı?..

Ahmet Türk ile el sıkışır, olur biter!.. Bana kızarsanız, sadece 2 dakika ayırıp internet arşivini kurcalamanız yeter…

★★★

Bakın, iş çok tehlikeli bir boyuta doğru gidiyor!.. Hatta altılı masada hesap/kitap meselesi yüzünden bu gidişatın farkında değil veya işlerine gelmiyor.  İktidar tarafından peş peşe atılan işaret fişeklerinden gördük ki; artık, Türk oyu, Arap oyu, Kürt oyu denilerek o sayılan 36 etnik kelime açıkça kullanılacak. Ayrıştırmanın dibine vuracağız!..

Yazının bugünkü konusu ile pek alakalı olmayabilir ama Ankara’nın derin koridorlarından bir kulis notu aktarayım:

Savunma Bakanı Hulusi Akar, Jandarma Genel Komutanlığı’nın Bakanlığına bağlanması için yoğun gayret gösteriyormuş.  Bu yüzden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile bugünlerde arası iyi değilmiş. Düğümün çözülmesinde MİT Başkanı Hakan Fidan’ın net tavrı etkili olacakmış…

★★★

Ulu Tanrı, tüm şehitlerimizle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

İşaret fişekleri peş peşe atılmaya başlandı!..
Ahmet Takan