Yüz yıl önce insanoğluna hak, hukuk, adalet, barış, eşitlik ve özgürlük getiren ve ulus devletleri kuran bu kavramlar bugün, ulus devletleri parçalamak için Amerikan emperyalizminin ve BOP görevlilerinin oyuncağı olmuş!
Üstelik BOP görevlileri Amerikan emperyalizminin, İran’a karşı başlattığı haksız savaş sonucu İran rejiminin çöktüğü yerine İran kazandı diye yalan haberleri yaymaya devam ediyor!
Aynı Suriye’de Esad, Moskova’ya kaçmadan önce Esad kazandı haberi yapanlar gibi!
BOP ancak bu kadar güzel gizlenebilir!
Kaldı ki Suriye’deki Baas rejiminin çöktüğünün anlaşılması için 13 yıl geçmesine rağmen hala Suriye’nin toprak bütünlüğünden bahseden BOP görevlileri var!
Daha da vahimi bir ülkedeki rejim karşıtı siyasi hareketler, bölge ülkelerinin başkentlerine, o ülkedeki herhangi bir şehri, hukuken tanı der ise o ülkenin ulusu ne yapmalıdır?
Nerden çıktı bu diyenleriniz olabilir ancak söylediğimiz her şey sadece gerçeğe dayanmaktadır!
BOP’un silahlı gücü olan KCK’ya yakın Fırat haber Ajansı’nda (anf-news.com) yer alan habere göre Türkiye’deki siyasi partilerden yıllarca Atatürk Cumhuriyeti’ne karşı mücadele eden DEM’in eşbaşkanı Tuncer Bakırhan’ın sözleri bir önceki cümlemi kurmama neden oldu!
Bakırhan diyor ki; “Kürtleri bölerek, parçalayarak, farklı göstererek kimse bir yere varamaz. Açık söylüyoruz. Kürtler yaşadıkları ülkelerin başkentleriyle sorunlarını çözmek istiyor.”
“Yanlış mı yapıyoruz? Türkiye'de sorunumuz varsa Ankara'yla çözmek istiyoruz. Irak'taki Kürtler sorunlarını Irak devletiyle çözmek istiyor. Kiminle çözecekler? Suriye'de bir sorun varsa ve bir muhatabı Kürtler ise diğer muhatabı Suriye yönetimidir. İran'da da Kürtler sorunlarını İran devletiyle çözmek istiyor. Ama Kürtlerin bu başkentlerle çözmek isteme duruşuna saygı gösterilmeli. Artık statükodan ve çözümsüzlükten vazgeçilmelidir.”
“Tahran, Mahabad’ın hakkını tanırsa İran güçlü olur. Şam, Kobanî'yi kabul ederse Suriye güçlenir. Bağdat, Hewler ve Süleymaniye'nin hakkını korursa Irak güçlenir. Ankara, Diyarbakır'ın hukukunu tanırsa güçlenir, büyür, demokratikleşir. Böyle bir perspektifle hem bölge ülkeleri hem de Kürtler kazanır…”
BOP görevlilerinin, proje kapsamında İran’ın parçalanması için hem askeri hem de psikolojik olarak yürüttüğü operasyonlar sonucu bugün ne yazık ki bugün İran’da da rejim değişmiştir.
İran rejiminin en önde gelenlerinin katledilip hatta yerine gelenler de katlediliyorsa hatta rejimin kadrolarına seçilen üçüncüler bile katlediliyorsa ve sadece Pezeşkiyan sağ kalıyorsa rejim değişmemiş de nedir? Aynısı Irak’ta ve Suriye’de uzun yıllar süren bir kanlı dönemle gerçekleşti. En can alıcı konu ise her iki ülke toprak bütünlüğü yalanı ile bölündü!
Türkiye dahil bölge ülkelerinin halkalarının ülkemiz bölünecek mi kaygısını azaltmak için bu yalan bölgedeki tüm iktidarlar tarafından ısrarla dillendirildi.
Irak’ı belki hatırlamayan genç kuşaklar olabilir ancak Suriye’nin parçalanışını bugün 20-30’lu yaşlar çok iyi hatırlayacaktır.
Önce Baas rejimin tüm kurumları çökertildi ardından BOP görevlileri tarafından Colani başa getirildi. Bugün proje kapsamında Irak sınırından Hatay şehrimize kadar Suriye’nin kuzeyinin tamamı Rojava adı ile özerk bir bölge oldu. Suriye Kobani’yi tanısın diye boşa denilmiyor!
Şam’ın güneyindeki dürzü bölgesi ise İsrail’e ilhak kararı ile İsrail toprağı oldu.
Şimdi ise sıra İran’da!
BOP görevlileri bölge ülkelerinde İran’daki rejim değişikliğini gizlemek için İran kazandı ABD kaybetti yalanını yaydı. Allah aşkına İran’ın bütün donanması ve hava kuvvetleri yok edilmiş hala İran kazandı deniyor! İran’ın kazandı yalanının en önemli detayı ise Hürmüz boğazından geçemeyen petrol tankerleridir!
Donanması yok edilmiş İran Hürmüz boğazından geçmeye çalışan petrol tankerlerine izin vermiyormuş!
Ne çabuk unuttuk Ocak 2026’daki Amerikan emperyalizminin Venezüella devlet başkanı Maduro operasyonunu!
Ne çabuk unuttuk Amerika’nın dünyanın en büyük petrol rezervleri olan Venezüella petrollerine çöktüğünü!
Ne çabuk unuttuk şubat ayında Amerika’n başkanı Trump’ın Venezüella petrolü ile ilgili açıklamalarını!
Ne çabuk unuttuk Trump’ın Hindistan’ın İran yerine Venezüella’dan petrol alacağını açıklamasını ve yaklaşık yirmi yıldır Hindistan’ın başındaki Modi’nin ABD ziyaretini!
Hatta Trump’ın Çin’e de Venezüella petrolünün kapılarının açık olduğunu duyurduğunu!
Gelelim Amerikan emperyalizmi ve BOP görevlilerinin ateşkes anlaşmasına!
Her şeyden tekrar edelim İran’da REJİM DEĞİŞTİ! Pezeşkiyan sağ!
Kapalı kapılar arkasında gerçekleştirildiği iddia edilen ateşkes ki böyle bir şey yoktur ancak bunu gizleminin yolu da budur.
10 Nisan’daki videomda bu cümleleri kurmuştum bugün itibari ile bir anlaşmanın söz konusu olmadığı görülüyor!
Ancak bu aşamadan sonra İran’da tıpkı Irak ve Suriye’de olduğu gibi etnik anayasa dayalı bir federasyon gerçekleşecektir.
Son olarak Mayıs ayında Trump’ın gerçekleştireceği Çin ziyareti Amerikan emperyalizminin doğu Türkistan başta olmak üzere Büyük Asya Projesinin başlangıcı olacaktır!
İran’ın devamı, Suriye gibi olmayacağı anlaşılmıştır Esad gibi direnen bir Pezeşkiyan yok.
PJAK’a verdiği silahlar dağıtılmamış gibi haberler yaptıran Trump’a mı inanacağız yoksa 100 yıl önce İngiliz emperyalizminin desteği ile etnik temelde devlet kuran Mahabad Cumhuriyeti’nin uzantıları olanların, Tahran Mahabad’ın hukukunu tanısın diyenlere mi!
Uyanık kalalım!
Arkasında ABD emperyalizminin olmadığı Müdafaa-i Hukuk’ta birleşelim…