Karşımızdakine güven duymak, insana en çok huzur veren duygulardan biridir. Bu yüzden insanlar evlerinde ya da ailelerinin yanında kendilerini daha mutlu ve daha güvende hissederler.

Neden güven ararız?

Çünkü güvendiğimiz insanların yanında daha rahat hissederiz. Dünyaya karşı kuşandığımız kalkanların en azından bir kısmını indirebiliriz. Olduğumuz gibi davranır, daha çok kendimiz oluruz.

Karşımızdakinden kötü bir hamle beklemeyiz. Yine de hayat bize sık sık “güvendiğimiz dağlara karlar yağdığını” gösterir.

Bir insana güven kapılarını açıyorsanız, hayal kırıklığına uğrama ihtimalini de göze almalısınız. Çünkü güvenmek aynı zamanda risk almaktır.

Ama yine de insan güvenmek ister.

★★★

İnsan hayatının vazgeçilmez ihtiyaçlarından biri olan güven, aynı zamanda kazanılması en zor şeylerden biridir. Bir kez kaybedildiğinde onu geri kazanmak çok zordur.

Hiç düşündünüz mü, siz en çok kime güveniyorsunuz?

Hayatın bana öğrettiği şeylerden biri, “Bana güvenebilirsin” diyenlere temkinli yaklaşmaktır.

Sözler bazen öyle kolay ağızdan çıkar ki... Bu yüzden insanların söylediklerine değil, yaptıklarına bakmak gerekir. Çünkü aslında insanlar sözleriyle değil, davranışlarıyla konuşurlar.

İşte bu yüzden güven, vaatlerle değil, zaman içinde tutulan sözlerle ve sergilenen davranışlarla oluşur.

★★★

Güven deyince birçok kişinin aklına ilk olarak babası gelir.

Çünkü çocukluk yıllarında güven duygusunu en güçlü şekilde tattığımız kişilerden biri çoğu zaman babalarımızdır.

Arkanızda dağ gibi duran bir babanız olduğunu bildiğiniz sürece dünyanın size o kadar da korkutucu gelmediğini fark edersiniz.

Kendinizi daha güçlü hisseder, daha huzurlu olursunuz.

★★★

Ancak tıpkı ailelerin değişmesi gibi, babalığın anlamı da zaman içinde değişti.

Birkaç kuşak önce baba denildiğinde insanların aklına daha çok evin geçimini sağlayan, otoriteyi temsil eden ve duygularını çok fazla göstermeyen bir figür gelirdi.

Çocuklarla ilgilenmek, onların günlük ihtiyaçlarıyla uğraşmak ya da duygusal dünyalarına eşlik etmek çoğunlukla annenin görevi olarak görülürdü.

Bugün ise aile yapısı da, babalığa yüklenen anlam da büyük ölçüde değişti.

★★★

Geçmişte birçok çocuk babasını sabah işe giderken görür, akşam eve döndüğünde ise yorgun hâliyle karşılaşırdı.

Babalar çocuklarını severdi ama sevgilerini bugünkü kadar açık göstermeleri yaygın değildi.

Sarılmak, duygularını ifade etmek ya da çocukla uzun uzun sohbet etmek birçok ailede alışılmış davranışlar değildi.

Günümüzde ise çocuklarının bakımına aktif olarak katılan, okul toplantılarına giden, ödevleriyle ilgilenen, parkta oyun oynayan ve duygularını daha rahat ifade eden babalar görüyoruz.

Toplumun babalığa bakışı değiştikçe, babaların çocuklarıyla kurduğu ilişki de değişiyor.

★★★

Bugün Babalar Günü.

Zamanla aile yapıları değişiyor, yaşam koşulları farklılaşıyor ve babalığın anlamı her kuşakta yeniden şekilleniyor.

Ancak çocuklar için bazı şeyler hiç değişmiyor.

Güven veren, arkasında duracağını bildiği ve gerektiğinde elinden tutan bir babanın değeri her zaman aynı kalıyor.

Başta kendi babam olmak üzere, çocuklarına güven veren, emek veren, yol gösteren ve sevgisini hissettiren tüm babaların Babalar Günü kutlu olsun.