Suriye’deki gelişmeler, 1905’te Mustafa Kemal’in daha kurmay Yüzbaşı iken Suriye 30. Süvari Alayı’na atandığını hatırlattı! II. Abdülhamit dönemiydi. Milletin öz evlatlarının baskılandığı, İngilizlerin ve işbirlikçilerinin baş tacı edildiği dönemdi!
Bir şeyler yapmalıydı! Vatanın bütünlüğünü korumak için o günün parlamenter rejimi olan Meşrutiyeti yani anayasal düzeni geri getirmenin yollarını arıyordu. Emperyalizm ile iş birliği yaparak vatanın bütün tutulamazdı.
1906’da Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’ni kurdu! Mustafa Kemal’in aklında hep vatanın kurtuluşu ve özgürlüğü vardı! Mustafa Kemal görev aldığı her bölgede, vatana bağlı kalmak şartı ile bir savunma hattı örgütlemeye çalıştı! Tam bağımsız bir vatanda yaşama ilkesi hep kafasında vardı! Selanik, Şam, Beyrut ve Kudüs’te şubeler açıldı.
Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’nden etkilenen bir grup vatansever ise Osmanlı Hürriyet Cemiyeti’ni kuracaktı! Daha sonra da bu iki cemiyet birleşerek İttihat ve Terakki Cemiyeti’ni hayata geçirecekti.
Ardından Mustafa Kemal’in I. Dünya Savaşı sırasında, Kafkas Cephesi’ne atandığını hatırladım! Suriye’de Mustafa Kemal Paşa’nın emri altında çalışan İsmet Paşa’nın “1916 Suriye Defteri” aklıma geldi. Günlükte en çok ismi geçen bölgeler, Halep, Mardin ve Resul-ayn’dı! “Hastaneler ve uyuzlar için ilaç olarak gaz yok.” diye düştüğü not, o günleri anlatmaya yeterdi!
1919-1973 yılların arasında İsmet İnönü’nün tuttuğu defterlerde, Hatay meselesi ile ilgili notlarını düşündüm! O yılların Suriye’sini yazmasam olmazdı!
1916’nın başında Kafkas Cephesi’nde işler iyi gitmiyordu. Çarlık ordusu, Erzurum, Muş ve Bitlis’e kadar inmişti. Van bölgesindeki Ermeni eşkıyaları geçici hükümet bile kurmuşlardı.
1916 Mart’ında Diyarbakır’a tayin edilen Mustafa Kemal, her şeyden önce askerin moralini düzeltip, Ruslara karşı taarruza geçti. Muş ve Bitlis’i işgalden kurtardı! Orduya büyük moral olan bu kurtuluş çok önemliydi. Çarlık’ın Akdeniz’e inişinin önü kesilmişti! Mayıs 1917’ye kadar Çarlık’ın bölgede ilerlemesini, Mustafa Kemal durdurmuştu. Bu durduruş, Rusya’da Lenin önderliğindeki, Ekim 1917 devrimini sağlayacaktı!
Temmuz 1917’ye kadar Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde çalışan Mustafa Kemal, bugünün Irak-Suriye hattını da karış karış biliyordu! Temmuz 1917’de, Yıldırım Orduları Komutanlığı’na bağlı olarak Halep’te kurulması istenen 7. Ordunun başına getirildi. Ortada asker yoktu, ordunun ismi vardı! Başındaki Alman komutan Falkenhayn ile anlaşamayacak ve istifa edecekti. Ardından Genel Kurmay Başkanlığı tarafından görevli olarak Vahdettin’in Almanya gezisine gidecekti.
Dönünce yine Filistin Cephesi’ne tayini çıkmıştı. Ağustos 1918’de Halep’te göreve başlayan Mustafa Kemal, ordunun dağılmamasını sağlayarak Halep’e kadar çekilmeyi sağladı. Ekim devrimi ile Ruslar Anadolu’dan çekilmiş, Almanya mütareke istemişti. İttihat Terakki hükümeti düşmüş, Mondros Mütarekesi imzalanmıştı. Mustafa Kemal’in silahları teslim edin emrine uymayıp, bölgedeki Müdafaa-i Hukukçulara dağıttığı dönem, bu dönemdi...
Bugüne gelirsek gerek İran’da gerekse Yeni Suriye’de yaşananlar ile ilgili 2021’ten beri yazmaktayım. Suriye, İran ve Rıza Pehlevi ile ilgili Mayıs 2024’teki yazımı okumanız dileği ile saygılar sunuyorum...