İkinci el araç satın alırken en sık yapılan hatalardan biri, ekspertiz raporunu yalnızca motor performansı ve boya değişen bilgileri üzerinden değerlendirmek. Oysa aracın geçmişte geçirdiği kazalar, şasi ve taşıyıcı bölümlerdeki hasarlar, elektronik sistemler ve güvenlik donanımları da karar sürecini etkileyebilir.

Aracın dışarıdan temiz görünmesi, geçmişte önemli bir hasar yaşamadığı anlamına gelmez.

Ekspertiz raporunda hangi kontrollerin yapıldığına özellikle dikkat edilmeli. Her ekspertiz paketinin kapsamı aynı olmayabilir. Bu nedenle raporda yer almayan bir sistemin kontrol edildiğini varsaymak doğru değildir.

Aracın kilometre bilgisi, bakım geçmişi, servis kayıtları ve mevcut raporlar da birlikte incelenmeli. Satıcıdan alınan bilgilerle belgelerdeki kayıtlar arasında çelişki varsa bunun açıklığa kavuşturulması gerekir.

Test sürüşü sırasında direksiyon, fren, süspansiyon, vites geçişleri ve olağan dışı sesler de gözlemlenebilir. Ancak sürüş sırasında sorun hissedilmemesi, bütün teknik risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Aracın bağımsız bir uzman tarafından incelenmesi, raporun okunması ve satış belgelerinin dikkatle kontrol edilmesi, sonradan ortaya çıkabilecek masraflara karşı daha bilinçli karar verilmesini sağlar.