Butlan Kemal, 13 yıl 5 ay Genel Başkanlığı’nı yaptığı CHP’yi öldürüyor.

Hem de bilerek, isteyerek... 

Üstelik çok partili demokrasiye geçildiği günden beri seçimi kazanma şansının en yüksek olduğu bir dönemde... 

Düne kadar kendisini yücelten milyonların “Hain” diye bağırmasını bile umursamıyor... 

Bir elinde kazma, diğerinde kürek; CHP’nin mezarını kazıyor! 

***

Önceki gün kendisini Kurultay’da yenen ekibin bir bölümünü partiden ihraç etti; bugün-yarın yeni ihraçlar yolda... Kurultay delegeleri imza topladı, “Yeniden Kurultay” istedi. 

Cevap bile vermedi. 

Partisinin milletvekillerini duymazdan geldi. 

En sonunda dün parti meclisinde istifalara neden oldu, kurultay kaçınılmaz hale geldi... Beyefendide yine tık yok! 

“Tedbir kararı ortadayken hiçbir yolla Kurultay’a gidilemez” deyip duruyor. Diyor ama aynı tedbir kararını umursamayıp milletvekillerini partiden atıyor, belediye başkanlarını kirli ilan edip uzaklaştırmaya çalışıyor. 

***

Ben ilk günden beri çırpınıp duruyorum, “Birileri yukarıdan düğmeye bastı. Atatürk’ün CHP’sini bitirmeyi kafaya koydular. Bugünden tezi yok hemen yeni bir parti kurulmalı ve Özgür Özel’in yarattığı enerji boşa harcanmamalı” diye... 

Sonunda bugün itibarıyla başka çare kalmadı. 

Çünkü sıra Özgür Özel’in de ihracına geldi... 

Bu arada bir ciddi tehlike daha var: 

***

İktidar her an, Kasım ayında erken seçime gidip CHP’yi saf dışı edebilir. 

Bunun için Cumhurbaşkanı’nın bu yılın Eylül ayına kadar karar alma süresi var... 

Bu da demek oluyor ki; Özgür Özel’in ve arkadaşlarının önünde kuracakları yeni partiyi seçime sokmak için en fazla iki buçuk ayları bulunuyor! 

İki buçuk ayda örgütlerini kuracaklar, kurultaylarını yapacaklar ve seçime katılacaklar... 

***

Sakın yanlış anlaşılmasın; kimsenin CHP’den vazgeçtiği yok... 

Önerdiğim şey, işgalci butlancılara karşı acilen çıkılması gereken yeni bir yolculuk. 

Adı İstiklal olmuş, Halkın Partisi olmuş, Demokratik Cumhuriyet Halk Partisi olmuş; hiç fark etmez; dönüp dolaşılıp gelinecek yer eninde sonunda yine CHP olacaktır. 

Yeter ki bugün yaratılan seçimi kazanma potansiyeli boşa çıkmasın... 

***

Bu saatten sonra Kemal Bey de... 

Yanında sıralanan ve o kadro içinde olmaktan utanmayan diğer koca koca adamlar da... 

Siyaseten mevtadır! Kazdıkları mezara kendi siyasi geçmişlerini koymaktan başka bir şey yapamazlar! 

Tüm yurtseverlere düşen şey ise ölülerle uğraşmayı bırakıp, gerekirse bin kez yeniden başlayarak... 

CHP’yi de ülkeyi de işgalden kurtarmaktır.

Manidar suskunluk!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önceki gün partisinin Meclis grubunda, “CHP’deki koltuk kapma savaşının tarafı değiliz. CHP’deki anafor bizi zerre kadar ilgilendirmiyor” dedi. 

Toplantı çıkışında bir gazeteci kendisine sordu: 

“CHP’deki savaşın tarafı değiliz dediniz ama Kemal Kılıçdaroğlu’yla görüştüğünüze dair iddialar var. Kendisiyle görüştünüz mü?” 

Erdoğan soruyu yanıtlamadı. 

İyi de neden? 

Neden, “Hayır görüşmedik” demiyor... 

Eğer görüşmüşlerse, iddia ettiği koltuk savaşının tam da ortasında yer almış olmuyor mu? 

***

Bu sorunun bir muhatabı daha var: 

O da Kemal Kılıçdaroğlu... Mutlaka çıkıp açıklamalı: 

Erdoğan’la görüştü mü? 

Görüştüyse ne konuştu? 

Ve son soru: 

O, ne açıklarsa açıklasın, bu saatten sonra söylediklerine inanan çıkar mı?

GÜNÜN SORUSU?

Defalarca aday olup genel başkan seçilemeyen, buna rağmen cumhurbaşkanlığına aday gösterilen, sonra partiden istifa edip başka parti kuran, orada dikiş tutturamayınca Özgür Özel’in davetiyle “baba ocağı”na dönen Muharrem İnce, CHP’de yaşananlar konusunda taraf olmadığını söyleyip duruyor. “Ben CHP’nin tarafındayım” diyerek de aklınca siyasi kurnazlık yapıyor! Sorum kendisine: 

Ortada CHP kalmayınca neyi tutacaksın?

Bedavacı Gürsel Bey!

Medyaradar’dan Ercan Öztürk CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum olarak atanan ve Kılıçdaroğlu’nun akıl hocalarından biri olan Gürsel Tekin’le ilgili ilginç bir habere imza attı. 

Tekin’in altı yıl önce Bodrum Türkbükü’nde kiraladığı yazlık dairenin kirasını dört yıldır ödemediğini... 

Evden çıkmak için 400 bin lira istediğini... 

Sonuçta mahkeme kararıyla tahliye etmek zorunda kaldığını yazdı. 

Görünen o ki Gürsel Tekin “bedava yaşamaya” fena halde alışmış! 

***

 Ne diyor Kemal Bey? “Yüz kızartıcı suç işleyenleri bu partiden göndereceğim...” 

Acaba, bir evi dört yıl boyunca işgal etmek, yüz kızartıcı suç sayılır mı?