Siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler profesörü...

Akademisyen...

Eskibüyükelçi...

Eski AKP milletvekili...

Eski Dışişleri Bakanı...

Eski başbakan vekili...

AKP’nin İkinci Genel Başkanı...

Türkiye Cumhuriyeti’nin 26’ncı Başbakanı...

Son olarak Gelecek Partisi Genel Başkanı...

Ünvanlarını saymaya çalıştığım kişi, Ahmet Davutoğlu...

Dün bir açıklama yaptı ve Gelecek Partisi’nin siyasi faaliyetlerine son verme kararı aldıklarını söyledi.

Gerekçesi de bana oldukça romantik (!) geldi:

“Kirlenen siyasi atmosferin bir parçası olmak istemiyoruz.”

★★★

Ne yalan söyleyeyim; ben bu sayın abiye bir saniye bile güvenmedim.

Bana göre “duran saat” bile olamadı; hep “bozuk saat” olarak kaldı!

Hiç ama hiç doğruyu göstermedi!

Bugün ne kadar “kirli” olarak nitelese de kendisi...

Türkiye’yi demokrasiden uzaklaştıran...

Özgürlükleri kısıtlayan...

Ekonomiyi mahveden, orta direği ortadan kaldıran, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan...

Hukukun üstünlüğüne son veren, yargıyı siyasi iktidara bağlayan...

Çoğulcu demokrasiyi tek adam rejimine dönüştüren...

Dini siyasallaştıran...

AKP siyasetinin en önemli isimlerinden biriydi.

★★★

Hangi koltuğa oturduysa, Recep Tayyip Erdoğan istediği için oturdu!

Başbakan olunca, “kendi bildiği gibi” davranmaya kalkıştığı ilk anda gözden düştü!

Yerine Binali Yıldırım getirildi.

Yani bugün siyaset kirliyse...

Bunun en büyük sorumlularından biri kendisi...

Umarım sadece o değil, onun gibi siyaseti kirleten herkes bir gün çekip gitmek zorunda kalır.

Ama adım gibi biliyorum ki; gitmezler...

Ahmet Davutoğlu da gitmeyecek...

Zaten hiçbir zaman halktan ilgi görmeyen Gelecek Partisi’ni kapattı, “yeni bir yol” aramaya başladı!

★★★

Nerede olursa olsun, ne yaparsa yapsın ben kendisini hep 2015’in Ekim ayında bir televizyon programında söylediği şu sözlerle anımsayacağım:

“IŞİD’in İslam anlayışı ile bizim İslam anlayışımız arasında 180 değil, 360 derece fark var...”

Azıcık matematik bilen herkes ne demek istediğini anladı:

“Biz IŞİD’le aynı noktadayız...”

Ona bu hatayı yaptıran ve belki de siyaset hayatında ilk kez doğruyu söylemesini sağlayan “bilinç altı”na teşekkür ederim...

Utanmaz, arlanmazlar!

AKP, CHP’li belediyelere çift koldan saldırmaya devam ediyor:

Gözaltına alınan belediye başkanlarına dün de Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu eklendi. Sırf bu tür bir operasyondan kurtulmak için “Butlan CHP’si”nde kalması bile işine yaramadı.

Öte yandan İstanbul’daki Tuzla, Çekmeköy ve Şile belediye başkanlarının da 14 Ağustos’ta düzenlenecek olan AKP’nin kuruluş yıldönümü töreninde bu partiye geçmelerine kesin gözüyle bakılıyor.

Daha önce parti değiştirip halkın oylarını çalan belediye başkanları gibi bu üç başkanı da lanetliyorum!

Üstlendiğiniz görevi yapamıyorsanız defolup gidin!

Sadece partiden değil, görevinizden de istifa edin.

Kendi oturma organınızı kurtarmak için, size değil, partiye oy veren seçmeni kullanmayın...

GÜNÜN SORUSU

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, X üzerinden yaptığı son paylaşımda Türkiye ekonomisinin küresel ve bölgesel krizlere karşı direncini vurgulamış... Sorum kendisine:

Ya ‘Türk’ün yani milletin ekonomisi... Onun hakkında da bir fikriniz var mı?

‘Ciğerlerimiz yanıyor!’

Her temmuz, ağustos ayı geldiğinde mutlaka bir “Ciğerlerimiz yanıyor” haberi okur ya da duyarım!

Çünkü ormanlarımız, içindeki milyonlarca canlıyla birlikte, aşırı sıcak ve rüzgarın etkisiyle cayır cayır yanar.

Ağlarız, sızlarız; sonra tüm felaketlerden sonra yaptığımız gibi unuturuz...

Son yangınlardan biri Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Ahmetçe köyünün yakınlarında...

Diğeri de Balıkesir’e bağlı Altınoluk’ta çıktı...

Bu iki yangının da nedeni, ormanlık alanın üzerinden geçen yüksek gerilim hatlarının kopması.

Ne zaman sert bir rüzgar esse, gerilim hatları kopuyor... Ormanlık alandaki kuru yapraklar tutuşuyor; gerisi malum...

★★★

Çözüm ortada:

O yüksek gerilim hatlarını, ulaşılması zor ormanlık alanların yerine yol kenarlarından geçireceksiniz ve yerin altına alacaksınız... Çok mu zor?

Değil ama; kim uğraşacak?

Ayrıca o kadar parayı harcamaya ne gerek var?

★★★

Elektriği bile özel sektöre verirseniz... Onlar da daha çok kazanmak için bu yatırımların hiçbirini yapmaz...

Sonra bize bağırmak kalır:

Ciğerlerimiz yanıyor!

Emin olun; az bile!

----------------------------------------------------------

DÜZELTME: Dünkü “Aptal mı bunlar?” başlıklı yazımda gözaltına alınan CHP’li başkanlar arasında, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı’nın da olduğunu yazarak, saçmalamışım. Bu hatam için hem Sayın Vahap Seçer’den, hem de Mersin halkından özür dilerim.