Bir arkadaşının isteğini geri çeviremeyen, ailesinin beklentilerini kendi ihtiyaçlarının önünde tutan veya iş yerinde sürekli fazladan sorumluluk alan kişiler zamanla duygusal açıdan yıpranabiliyor.
Bu davranışın arkasında reddedilme korkusu, onaylanma ihtiyacı, çatışmadan kaçınma veya geçmişte öğrenilmiş ilişki alışkanlıkları bulunabiliyor. Ancak her insanın başkalarını memnun etmeye çalışmasının nedeni aynı değil.
Kişi bazen karşısındaki insan üzülmesin diye kendi planlarını iptal edebiliyor. Başlangıçta iyi niyetli görünen bu davranış zaman içerisinde öfke, kırgınlık ve tükenmişlik hissine dönüşebiliyor.
HAYIR DEMEK BENCİLLİK DEĞİL
Sağlıklı ilişkilerde kişilerin kendi ihtiyaçlarını ifade edebilmesi önemli. Bir isteği yerine getiremeyeceğini söylemek, karşısındaki kişiye değer vermediği anlamına gelmiyor.
Hayır demekte zorlanan kişiler küçük konulardan başlayarak sınır koyma becerisini geliştirebilir. Örneğin hemen cevap vermek yerine düşünmek için zaman istemek, kişinin kendi kararını daha rahat vermesine yardımcı olabilir.
Kişinin sürekli başkalarının beklentilerine göre yaşaması ve bundan yoğun sıkıntı duyması hâlinde psikolojik destek faydalı olabilir.
Unutulmaması gereken nokta şu: Sağlıklı bir ilişki, bir kişinin sürekli fedakârlık yapması üzerine kurulmamalı. Her iki tarafın da ihtiyaçları ve sınırları önemsenmeli.