CHP Genel Başkanı Özgür Özel, dün Bülent Arınç’ı Meclis’teki odasında ziyaret etmiş...
İkili görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklama yapmış. Bülent Arınç, “Biz iki hemşeriyiz. Manisa’dan da tanışıyoruz” demiş...
Özgür Özel de Arınç’ın ramazanını kutlamak için bu ziyareti gerçekleştirdiğini söylemiş...
★★★
Özgür Bey ne yaptığını elbette benden iyi bilir...
Ama...
Ben olsam, sırf “hemşerim” diye Bülent Arınç’a selam bile vermezdim.
Neden mi?
Çünkü Bülent Arınç sıradan bir siyasetçi değil...
Sıradan bir Meclis Başkanı ya da sıradan bir Başbakan Yardımcısı da olmamıştı...
Tarikatların devleti ele geçirmesinde, laik cumhuriyetin kalelelerinin zapt edilmesinde “payı çok büyük” olan bir isim kendisi...
★★★
Her şeyi bir kenara koyun:
“Kozmik Oda” olayının bir numaralı sorumlusu....
Hatırlayın; 19 Aralık 2009’da dönemin Başbakan Yardımcısı olan Bülent Bey, kendisine yönelik bir suikast planlandığı iddiasında bulundu.
İki askeri personeli suçladı.
Bu ihbarla, o iki subayın görev yaptığı Genelkurmay’ın Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı’na (Kozmik Oda) girilmesini sağladı. Devlet sırrı niteliğindeki belgeler ve hard diskler Hakim Kadir Kayan tarafından incelendi.
Sonraki yıllarda bu hakimin FETÖ ile bağlantılı olduğu ve TSK’ya kumpas kurulduğu ortaya çıktı. Zaten 15 Temmuz’dan sonra yurt dışına kaçtı.
Arınç’ın “suikast iddiası” da böylece havada kaldı ve iki subay hakkında takipsizlik kararı verildi.
Ama sonuçta devletin en gizli savunma sırları, FETÖ’cü hakim ve savcılar eliyle bazı gizli servislere sızdırılmış oldu.
★★★
Bugünlerde durmuş saat gibi arada sırada doğruyu göstermesine aldanmayın; Bülent Bey kesinlikle masum değildir.
Kendisi, günü geldiğinde hesap verecek isimlerin en başında gelir.
Ülkeyi yönetmeye aday bir liderin, sırf “hemşerim” diye kendisine uzatılan her eli sıkmaması, kendi siyasi kariyeri açısından çok önemlidir!
Benden söylemesi!
Gettiiii, getti...
Anadolu’da kadınlar kaybettikleri yakınlarının arkasından ağıt yakarken; örneğin, “Gettiiii, getti... Gül gibi kaynanam getti” diye ağlaşır...
Bugün ağıt yakma sırası bizde:
Çünkü gül gibi ormanlarımız, kanyonlarımız, dağlarımız, tepelerimiz gitti, gider!
★★★
Milli parkların ve tabiat parklarının özel sektöre açılmasını öngören yasa değişikliği Meclis’te kabul edildi.
Bugüne kadar dal koparmanın bile yasak olduğu bu parklara bundan sonra turistik amaçlı bina ve tesis yapılabilecek.
O tesislere ulaşabilmemiz için yollar açılacak; bunun için toplamda milyonlarca ağaç kesilecek!
Özel şirketler, bu cennet köşelerin 49 yıllığına sahibi olacak. Eğer “iyi hal” gösterirlerse süre 99 yıla kadar çıkarılabilecek.
Peki; kimlere tahsis edilecek bu alanlar?
Bir çay, bir tost kaç paraya satılacak?
Kuş sesi dinlemenin, dere kenarında oturmanın maliyeti ne olacak?
★★★
Satmadıkları bir şey kalmadı... O yüzden bu “satış” da benim için sürpriz olmadı...
Ama...
Yazık oldu be dostlar; hem de çok yazık oldu!
650 bin emekli...
Sosyal Güvenlik Kurumu, son beş yılda yapılan incelemelerde fiilen çalışmadığı halde sigortalı gösterilen 650 bin kişinin emeklilik işlemini iptal etmiş...
Ödediği emekli maaşlarını da faiziyle birlikte geri istemeye başlamış...
Ortada bir sahtecilik varsa devlet elbette hesabını sormalı...
Ama...
Bunca insanı emekli ederken ve maaş bağlarken bu sahtekarlığı fark etmeyen ve görevlerinin gereğini yapmayan SGK müfettişlerinden ve görevlilerinden hesap sorulmayacak mı?
Onlar da en azından görevlerini ihmal etmiş olmuyor mu?
Ahmet Mahmut Ünlü
Bu sütunlarda 17 Aralık 2025 tarihinde yayınlanan, “Din bu değil” başlıklı yazımda dini kirli işlere alet eden bazı sarıklıları yazmıştım.
Verdiğim örneklerden biri de Cübbeli Ahmet Hoca’yla ilgiliydi. Koca yazının sadece iki satırında kendisinden söz etmişim ve “Fuhuş için kadın ticaretinden hükümlü” ifadesini kullanmışım.
Doğrusu, aynı suçlamalarla “Bir yılı aşkın bir süre tutuklu kalan” olmalıydı.
Ahmet Mahmut Ünlü hakkımda suç duyurusunda bulunmuş. Dün gidip ifademi verdim.
Bu “sehven” yapılmış hata için, boynumun kıldan ince olduğunun bilinmesini isterim.
GÜNÜN SORUSU
Daha önce altın kaçakçılığı yaptıkları iddia edilen üç milletvekilini partiden gönderen MHP, şimdi de “Emekliler geçinemiyorsa simit satsın” diyen Aksaray Milletvekili Ramazan Kaşlı’yı ihraç için Disiplin Kurulu’na sevk etti. Ancak Kaşlı, ihracı beklemeden partiden istifa etti. Ne kendisi, ne de eski partisi tarafından bu ayrılık konusunda bir açıklama yapıldı... Sorum kendisine:
Ayrılık nedeniniz bu sözleriniz mi? Yoksa başka “işler” de mi var?